Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

YAZMAK, YAŞAMAK MI?

Yazının Giriş Tarihi: 30.12.2025 21:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.12.2025 21:16

Yazma eylemeni ne zaman düşünsem 60'lı yılların son zamanlarında, 70'li yıllarda Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlarını okuduğum Oktay Akbal ve onun yazmak yaşamak kitabını anımsarım.

Oktay Akbal’ın Yazmak Yaşamak kitabı (İstanbul 1972) kültürel ve toplumsal sorunlarla ilgili görüşleri ve eleştirilerini dile getirdiği deneme kitaplarından biridir. Kitapta sanat ve edebiyat üzerine düşünceleriyle birlikte edebiyat, yazma eylemi ve sanat dünyası ile ilgili değerlendirmeleri de yer alır. Sait Faik Abasıyanık, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Wirgine Worf, Charlie Dickens ve daha pek çok yerli yabancı yazarlar ve yapıtları ile ilgili değerlendirmeli de ayrı bir özellik taşır.

Yaşama bakış açısını, anılarını, arkadaşlarını da dile getirir. Kitabın adı da zaten bunu göstergesidir. Dikkat ederseniz kitabın adı, yazmak ve yaşamak ile ilgili değil, doğrudan ‘yazmak yaşamak’ denilerek yazmayı yaşamla eşdeğer görmek anlamındadır.

Kısacası Yazmak Yaşamak, Akbal’ın kısa denemeleri aracılığı ile kültür, toplum, sanat ve yaşam üzerine derinlikli gözlemlerini ve düşüncelerini Yalın ve kendine özgü bir dille aktardığı bir yapıttır.

Oktay Akbal yalnızca köşe yazıları denemeleriyle ansak da anı, öykü ve roman kitapları da vardır. Romanlarına Önce Ekmekler Bozuldu, Garipler Sokağı, Suçumuz İnsan Olmak; öykü kitaplarına Aşksız İnsanlar, Berber Aynası gibi kitaplarını örnek verebiliriz. Çok sayıda deneme kitaplarından birinin adı Şairlere Ölüm Yok!

Onun için yazmak yaşamak olduğuna göre yazanlara ölüm yok da diyebiliriz…

Babam Hasan Özerol ünlü bir edebiyatçı değildi. 1934 doğumlu, ilkokulu bitirmiş ve Hekimhan’ın Mezirme köyünde yaşayan bir çiftçiydi. 1954 yılından itibaren yazdığı şiirleri 2009 yılında Babamın Şiirleri adıyla kitap olarak yayınlandı. 1940'lardan 2012 yılına kadar anılarını, köyümüz ile ilgili önemli olayları, bazı gelenek görenekleri, askerlik günlüklerini diğer şiirlerini de Babamın Yazdıkları adıyla kitap olarak düzenledim.

Kız kardeşimin yanında idi, bir gün eşim ile yanına gittiğimizde elini öpüp kulağına, “Yazdıklarını da hazırladım, kitap olarak yayınlayacağım” dedim. Kulağına eğildim, "Yazdıklarını düzenledim, yakın zamanda kitap olarak yayınlayacağım" dedim. Yüzüne bir gülümseme yayıldı. “Desene ölmeyeceğim” dedi.

Aralık ayında rahatsız oldu ve geldim uzun süre yanımda kaldım, tekrar Ankara'ya döndükten sonra 31 Ocak 2019 günü aramızdan ayrıldı. Hak rahmet eylesin…

Babamın aramızdan ayrılışından birinci yılı anısına oğlum Ozan Özerol'un desteği ile ikinci kitabını da yayınladım.

Evet, babam aramızdan ayrılmıştı ama iki kitabıyla artık bizimle birlikte yaşıyor…

Hani hep "Söz uçar yazı kalır" derler ya; yazının gazeteye dergi kitap ve diğer basılı kaynaklarla belgelik durumuna getirilmesi gerekir ki o zaman kalıcı olsun. Bütün çabamız da bunun üzerine…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.