Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

MODANIN HÂKİMİYETİ

Yazının Giriş Tarihi: 28.03.2026 14:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.03.2026 14:15

Ticaret ve siyasetin pek çok konuyu kullandığı gerçeğinden hareket ederek moda'nın etkisinden söz edelim.

Modayı tanımlarsak; “Belirli bir dönemde toplumda belirli bir kesim tarafından benimsenen giyim, takı, yaşam tarzı, dekorasyon gibi alanlarda geçici yenilik tarzı” olarak açıklanır.

Moda gündeliktir, geçicidir, öykünmedir. Özellikle giyim kuşam tarzında kendini gösteren biçimlemelerle dikkat çeker. Bu bağlamda baştan ayağa doğru kısaca söz edelim.

Saç ve baş, giysiler, takılar ve diğer...

Erkeklerde sarık, fes, kalpak, şapka ve açık baş sıralamasından geriye doğru gittiğimizde, bir öncekinden sonrakine tepki, bir sonrakinden bir öncekine sahiplenme gibi durumlar ortaya çıkmıştır. Kadının ise adı yokken özellikle Avrupa özentisiyle değişimler yaşanmıştır. Cumhuriyet döneminde yurttaş oldukları kabul edilen kadınlar moda konusunda oldukça öne çıkmışlardır.

Kadının kendisine yakıştırdığından çok birilerinin önerdiği ya da dayattığı giyim tarzı son zamanlarda kendini göstermektedir. Erkek egemenliğinin baskınlığı, kadını kafes ardına ve baskı altına alma ile birlikte modada da belirli olmaktadır. Daha çok ticari ve siyasi alana çekilen konu sürüyor...

‘Türban’ diye ortaya çıkan modanın dinsel bir giyim olduğunu savunanların amaçları ortada olmasına karşın dinin d’sinden habersiz cahil halk o kadar çok inanmakta ki; kullanılan ve dayatanlar bile bunu biliyorlar...

Cumhuriyet döneminde yurttaş olan kadının örtünme ile ilgili iffetli namuslu olacağına sanan cahillerin çoğalması, kadının özgür iradesini yok sayanların çoğaldığının göstergesidir. Ancak bunlar namusun örtünme ile ilgili olmadığını, kişilik ile kazanılan bir davranış olduğunu da bilseler bile ticari ve siyasi çıkarları uğruna ‘türban’, ‘tesettür’, ‘namus’ diye dayatmayı marifet sayıyorlar.

Son yarım yüzyıldaki giyim biçimlerine göz atarsak; örtünme biçimlerinin de değiştiğini görürüz. Neden? Çünkü moda böyledir, durmadan değişir. Her insan gibi her kadın da kendine göre bir giyim biçimi seçer ve giyinir. Zamanla bu seçim değişebilir…

Moda gerçek anlamda özün önüne geçiyor. Yani geleneksel giyim kuşam ve diğer yandan yeniden biçimlenirken ticari ve siyasi kaygıların etkisiyle değişime uğruyor.

Hala günümüzde giyim kuşam ile kişiliği özleştirme cehalet yaşanıyor. Üstelik ülkemizin yönetiminde söz sahibi olanlar o kadar sorun varken bunun temsilcisi olmakla da övünüyorlar.

Modayı kişiliğe koşut gösterenlere, bunu ticari ve siyasi alanında kullanılanlara “çok yazık” demekten başka da bir şey yok...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.