Kuruçay Hekimhan’da her ne kadar yaz mevsimi korumuş gibi görülse de yama dağlarından Ayrancı dağlarından Fırat’a yani Karakaya Barajı’na kadar pek çok yerleşim biriminin yaşamsal yönden önemine sahiptir.
Çeyrek yüzyıl önce ‘Kömürhan Köprüsü Nereye Bakar?” başlığı altında bir yazı yazdım. Bu yazıda Fırat'ın Malatya ve geçtiği yerler ile ilgili türkülerle konularına değinmiştim. Birilerinin, ‘Kömürhan Köprüsü Harput'a bakar’ demesine karşılık Harput’a değil de Halpuz’a baktığı yönündeki görüşleri dile getirmiştim ve Hüseyin Şahin ile birlikte Arguvan Türkler kitabında konuya ayrıntılı olarak yer verdik.
Bu kez de Fırat'ın kollarından biri olan Kuruçay ve çevresinde olan oluşan kültürel değerlerimizden türkülerimizden söz etmek istiyorum.
Kırma Gönül Şişesini
60'lı yıllarda Ali Ekber çiçek'in okuduğu bir deyiş vardı.
Kırma gönül şişesini
Yapan bulunmaz bulunmaz
Yıkma hakkın binasını
Ören bulunmaz bulunmaz
Güzel Şah nereden geliyor
Salını salını salını
Gelir sevdiğimin göçü
Dolanı dolanı dolanı
Bağlantıda, ‘sevdiğimin göçü’ yerine ‘Hüseyin’in göçü’ de deniyordu.
Yüce Dağdan Bir Yol İner
O dönemde aynı makamda okunan başka bir türkü vardı.
Yüce dağdan bir yol iner
Geliyor da olan o dolanı
Hekimhan’ın Kuruçay’ı
Akar bulanı bulanı
Bu türkü, TRT repertuarına girmemiş bir uzun havaydı.
80'li yıllarda Belkıs Akkale'nin okuması ile ünlenen kırık hava türkünün sözlerini de yazalım.
Yüce dağdan Bir yol iner
Gelir dolana dolana
Bizim elin Coşkun çayı
Akar bulanı bulanı
Gelin oy gelin oy gelin oy oy oy
Yandı yürek serin oy oy oy
Yüce dağdan aşan bilir
Açıp da dolaşan bilir
Gurbet elin acısını
Ancak derde düşen bilir
Bağlantı
Yüce dağda kar olmaz mı
Seven de efkar olmaz mı
Bazı yerden ayrılırsam
Dünya bana dar olmaz mı
Bağlantı
Kayalarda buz bağladı
Dibinin navruz bağladı
Beni de bir gelin vurdu
Yaramı da kız bağladı
Bağlantı
İhsan Öztürk tarafından Kadir Akbaş'tan derlenerek notayı alınmış, Doğanşehir türküsü olarak TRT dağarcığına girmiş. Elbette ki ‘Hekimhan’ın Kurucay’ı yok. Bazı kaynaklarda yöre Arguvan gösteriliyor.
İlk üç dörtlük “Yüce Dağ” ön ayağı ile başlarken, son dörtlük Mamaş türküsünün bir dörtlüğü yamanmış, hem de değiştirilerek...
Dereler buz bağladı
Avcılar iz bağladı
Beni bir gelin vurdu
Yaramı kız bağladı
Türkü ile de hiç bağdaşmıyor...
‘Kuruçay'dan Öte Yana’
Hekimhanlı emekli öğretmen Mehmet Kılıç, Kuruçay üzerine bir şiir yazdığını belirterek telefonda okudu. Buna bağlı olarak Kuruçay'ın başlangıcından ve kollarından söz edelim.
Akgedikten Hasançelebi'ye, oradan Hekimhan’a...
Yama Dağları, Çimenlik, Basak, Güvenç, Şırzı ve Çulhalı karısı Karakıstık’tan Kuruçay’a
Karadere deresi de Hekimhan’da Kuruçay’a karışıyor
Kozdere İğdir ve Mezirme dereleri Bağırsak Deresine karışıyor.
Arguvan tarafında Göl Dağı’nda sular birikerek Uludere'ye geliyor, diğer yandan Ballıkaya Ayranca dağından gelen sular Darıderesi’ni oluşturur. Alaçayır yaylasından gelen Yaz Yurdunun dere, Ulupınar deresi, Yığma deresi birleşerek Avşar çayını oluşturur. O da Uludere’ye, yani Çavuş Çayına karışır. Uludere ile Bağırsak Çayı Boztepe barajında birleşir, Boztepe barajı çıkışından itibaren Karakaya Barajı’na kadar uzanır; yani Fırat’a karışır...
Yine 60’lı yıllara dönelim...
Hekimhan Başkavak köyünden Âşık Vahap Alkan, “Kuruçay’dan öte yana” söz başlı türküsünü çalıp söylerdi. 1973 yılında Almanya’ya gitti. 1975 yılında Türkiye'ye gelip Malatya’da Umut plakta yaptığı kasete bu türküyü okudu.
Kuruçay’dan öte yana
Yolum düştü Yazıhan’a
Yazıhan’da bir güzel var
Yollarında ölem ölem
Ölem ölem ölem ölem
Ölmeyeyim de ne gün görem
Fethiye Çelebi Kozdere
Oradan gerçek Arapgir’e
Selam yaylacı yâre
Ayranca’da ölem ölem
Bağlantı
Germişi’den Karayüğe
Sinem yara döğe döğe
Hele danışak Beböğ’e
Arguvan'da ölem ölem
Bağlantı
Birkaç gün önce Aşık Vahap Alkan ile konuştum. Eski günleri andık, ‘Etek Sarı’, ‘Kuruçay’dan Öte Yana’ ve Battal’ın Ağıtı türkülerini konuştuk. Kendisi hakkında hazırladığım yüz sayfaya yakın kitaptan da söz ettim.
Evet, herkes “yolum düştü Yazıhan’a” değil, “yolum düştü Arguvan’a” diye biliyor. Oysa Hekimhan’dan geldiğimizde Kuruçay’ı geçince yanımızda hemen Yazıhan var. Türküde de öyle işte...
Ancak birileri türküyü alıp kendine göre biçimlendirip, kendine göre seslendirince böyle oluyor.
“Gelin Oldum Karabelin Eline” türküsünü Abdullah Duzcu Akçadağ’a mal etmişti. Bu kez başka birisi Hekimhan türküsünü Doğanşehir’e emanet etmiş. Hani, “Yenice yolları bükülür gider” türküsünü de öyle yapmışlardı ya...
Türküler ne kadar halkımızın olsa da halk kültürleri telif yasası birilerinin sahip çıkmasını önayak olmuş, yöre türküleri başka yörelere kaydedilerek özgünlüğünü yitirme noktasına gelmiştir.
Nedense hep “Urfa’ya paşa geldi” türküsünü anımsarım...
Urfa'ya paşa geldi
Tahta temaşa geldi
Bir elim yar koynunda
Bir ölüm boşa geldi
Evet, TRT dağarcığını açtığınızda kaynak kişi Hamdi Polatoğlu, yöresini de ‘Van’ olarak okuyabilirsiniz.
Hani bir söz var ya; "Fransa nire Urfa nire?"
Sahi; Van nire, Urfa nire?
Ankara, 25 Şubat 2026
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Süleyman ÖZEROL
‘HEKİMHAN'IN KURUÇAY’I
‘HEKİMHAN'IN KURUÇAY’I
Kuruçay Hekimhan’da her ne kadar yaz mevsimi korumuş gibi görülse de yama dağlarından Ayrancı dağlarından Fırat’a yani Karakaya Barajı’na kadar pek çok yerleşim biriminin yaşamsal yönden önemine sahiptir.
Çeyrek yüzyıl önce ‘Kömürhan Köprüsü Nereye Bakar?” başlığı altında bir yazı yazdım. Bu yazıda Fırat'ın Malatya ve geçtiği yerler ile ilgili türkülerle konularına değinmiştim. Birilerinin, ‘Kömürhan Köprüsü Harput'a bakar’ demesine karşılık Harput’a değil de Halpuz’a baktığı yönündeki görüşleri dile getirmiştim ve Hüseyin Şahin ile birlikte Arguvan Türkler kitabında konuya ayrıntılı olarak yer verdik.
Bu kez de Fırat'ın kollarından biri olan Kuruçay ve çevresinde olan oluşan kültürel değerlerimizden türkülerimizden söz etmek istiyorum.
Kırma Gönül Şişesini
60'lı yıllarda Ali Ekber çiçek'in okuduğu bir deyiş vardı.
Kırma gönül şişesini
Yapan bulunmaz bulunmaz
Yıkma hakkın binasını
Ören bulunmaz bulunmaz
Güzel Şah nereden geliyor
Salını salını salını
Gelir sevdiğimin göçü
Dolanı dolanı dolanı
Bağlantıda, ‘sevdiğimin göçü’ yerine ‘Hüseyin’in göçü’ de deniyordu.
Yüce Dağdan Bir Yol İner
O dönemde aynı makamda okunan başka bir türkü vardı.
Yüce dağdan bir yol iner
Geliyor da olan o dolanı
Hekimhan’ın Kuruçay’ı
Akar bulanı bulanı
Bu türkü, TRT repertuarına girmemiş bir uzun havaydı.
80'li yıllarda Belkıs Akkale'nin okuması ile ünlenen kırık hava türkünün sözlerini de yazalım.
Yüce dağdan Bir yol iner
Gelir dolana dolana
Bizim elin Coşkun çayı
Akar bulanı bulanı
Gelin oy gelin oy gelin oy oy oy
Yandı yürek serin oy oy oy
Yüce dağdan aşan bilir
Açıp da dolaşan bilir
Gurbet elin acısını
Ancak derde düşen bilir
Bağlantı
Yüce dağda kar olmaz mı
Seven de efkar olmaz mı
Bazı yerden ayrılırsam
Dünya bana dar olmaz mı
Bağlantı
Kayalarda buz bağladı
Dibinin navruz bağladı
Beni de bir gelin vurdu
Yaramı da kız bağladı
Bağlantı
İhsan Öztürk tarafından Kadir Akbaş'tan derlenerek notayı alınmış, Doğanşehir türküsü olarak TRT dağarcığına girmiş. Elbette ki ‘Hekimhan’ın Kurucay’ı yok. Bazı kaynaklarda yöre Arguvan gösteriliyor.
İlk üç dörtlük “Yüce Dağ” ön ayağı ile başlarken, son dörtlük Mamaş türküsünün bir dörtlüğü yamanmış, hem de değiştirilerek...
Dereler buz bağladı
Avcılar iz bağladı
Beni bir gelin vurdu
Yaramı kız bağladı
Türkü ile de hiç bağdaşmıyor...
‘Kuruçay'dan Öte Yana’
Hekimhanlı emekli öğretmen Mehmet Kılıç, Kuruçay üzerine bir şiir yazdığını belirterek telefonda okudu. Buna bağlı olarak Kuruçay'ın başlangıcından ve kollarından söz edelim.
Akgedikten Hasançelebi'ye, oradan Hekimhan’a...
Yama Dağları, Çimenlik, Basak, Güvenç, Şırzı ve Çulhalı karısı Karakıstık’tan Kuruçay’a
Karadere deresi de Hekimhan’da Kuruçay’a karışıyor
Kozdere İğdir ve Mezirme dereleri Bağırsak Deresine karışıyor.
Arguvan tarafında Göl Dağı’nda sular birikerek Uludere'ye geliyor, diğer yandan Ballıkaya Ayranca dağından gelen sular Darıderesi’ni oluşturur. Alaçayır yaylasından gelen Yaz Yurdunun dere, Ulupınar deresi, Yığma deresi birleşerek Avşar çayını oluşturur. O da Uludere’ye, yani Çavuş Çayına karışır. Uludere ile Bağırsak Çayı Boztepe barajında birleşir, Boztepe barajı çıkışından itibaren Karakaya Barajı’na kadar uzanır; yani Fırat’a karışır...
Yine 60’lı yıllara dönelim...
Hekimhan Başkavak köyünden Âşık Vahap Alkan, “Kuruçay’dan öte yana” söz başlı türküsünü çalıp söylerdi. 1973 yılında Almanya’ya gitti. 1975 yılında Türkiye'ye gelip Malatya’da Umut plakta yaptığı kasete bu türküyü okudu.
Kuruçay’dan öte yana
Yolum düştü Yazıhan’a
Yazıhan’da bir güzel var
Yollarında ölem ölem
Ölem ölem ölem ölem
Ölmeyeyim de ne gün görem
Fethiye Çelebi Kozdere
Oradan gerçek Arapgir’e
Selam yaylacı yâre
Ayranca’da ölem ölem
Bağlantı
Germişi’den Karayüğe
Sinem yara döğe döğe
Hele danışak Beböğ’e
Arguvan'da ölem ölem
Bağlantı
Birkaç gün önce Aşık Vahap Alkan ile konuştum. Eski günleri andık, ‘Etek Sarı’, ‘Kuruçay’dan Öte Yana’ ve Battal’ın Ağıtı türkülerini konuştuk. Kendisi hakkında hazırladığım yüz sayfaya yakın kitaptan da söz ettim.
Evet, herkes “yolum düştü Yazıhan’a” değil, “yolum düştü Arguvan’a” diye biliyor. Oysa Hekimhan’dan geldiğimizde Kuruçay’ı geçince yanımızda hemen Yazıhan var. Türküde de öyle işte...
Ancak birileri türküyü alıp kendine göre biçimlendirip, kendine göre seslendirince böyle oluyor.
“Gelin Oldum Karabelin Eline” türküsünü Abdullah Duzcu Akçadağ’a mal etmişti. Bu kez başka birisi Hekimhan türküsünü Doğanşehir’e emanet etmiş. Hani, “Yenice yolları bükülür gider” türküsünü de öyle yapmışlardı ya...
Türküler ne kadar halkımızın olsa da halk kültürleri telif yasası birilerinin sahip çıkmasını önayak olmuş, yöre türküleri başka yörelere kaydedilerek özgünlüğünü yitirme noktasına gelmiştir.
Nedense hep “Urfa’ya paşa geldi” türküsünü anımsarım...
Urfa'ya paşa geldi
Tahta temaşa geldi
Bir elim yar koynunda
Bir ölüm boşa geldi
Evet, TRT dağarcığını açtığınızda kaynak kişi Hamdi Polatoğlu, yöresini de ‘Van’ olarak okuyabilirsiniz.
Hani bir söz var ya; "Fransa nire Urfa nire?"
Sahi; Van nire, Urfa nire?
Ankara, 25 Şubat 2026