Ankara, 20 Ocak 2012...-Hatice Demirtaş, bibisindeymiş. Kuşu’da Şenler soyadlıları akrabalarıymış. Ali Ekber Dayı, Ali’nin babası Şenler soyadlı.
-Serhat Koyun da lokmaya gelmek istiyormuş. Sonradan aradı, ailesi ile gelecekmiş.
-Ramazan Çiftlikçi’yi aradım, Muharrem Akıncı ile ilgili yazımın tarih sayısını verdim. “Kayısı Üzerine Çeşitlemeler”, Yeni Haber Gazetesi, 19 Temmuz 1995.
2001 yılından beri günlük tutarım ve bazı konuları böyle özet olarak, bazı konuları ise oldukça ayrıntılı yazarım. Aşağıdaki satırlar, daha doğrusu mektup da 20 Ocak 2012 tarihli günlüğümde yer almış. Hemen bu satırlardan sonra da Âşık Mahzuni ile ilgili olarak bir zamanlar tanışıp konuştuğum eşi Fatma hanıma yazdığım mektup yer almıştı.Bu mektubu çıkış nedeni de Zülfükar Sezen’in çıkardığı Metropol Gazetesinde yer alan, “Umarım Gün Gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ De Bir Güldeste Olur" yazım idi (22 Şubat 2006).Aşıklarla ilgili bir örnek olarak mektubu siz okurlarla paylaşmak istedim.
Fatma Mahzuni’ye Mektup
Merhaba,Konu Mahzuni...
Mahzuni'nin rahatsız olduğu dönemde Ankara'ya geldim. Tanışma olanağım olmadı. Belki bir süre daha önce gelsem tanışacaktım kesin. Çünkü benim işim bu... Emekli öğretmenim, aynı zamanda gazeteciyim. Dolayısıyla Mahzuni ile ilgili yazı da yazdım. Ancak benim anlatmak istediğim, ‘ona yazılanlar’la ilgili.
Âşık Mahzuni'nin ölümünün ardından, ‘Âşık Yoksuli’den Mahzuni’ye Şiirler’ başlığı altında bir yazı hazırladım ve bu yazım, Malatya Kültür Kanat Derneği Yayın organı MAKSAD Dergisinin 3. sayısında yayınlandı (2002), ayrıca İnce Düşünceler sitemde yer aldı. (http://incedusunceler.wordpress.com/asik-yoksuli/) Yazının sonunu şöyle bağlamıştım.
"Mahzuni’nin 17 Mayıs 2002 tarihinde aramızdan ayrılması üzerine duygu ve düşüncelerimi not ederken Âşık Yoksuli’nin ona şiirlerinden de söz etmeyi uygun buldum. Umarım gün gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ de bir güldeste olur.",
Derken aradan zaman geçti, 2005 yılında Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü Töreninden dönerken Ozanlar Birliği Derneğine gittik birkaç arkadaşla. Orada arkadaşlar benim ödül aldığımdan söz ettiler, bu gündeme getirilince bana da söz verildi. Burada yaptığım konuşmada 2000 yılından bu yana sanatçı yaşamöyküleri derlemeye ağırlık verdiğimi söyledim ve de ‘Mahzuni'ye Yazılan Şiirler Güldestesi’ düzenlenebileceğini söyledim. Dernek başkanı Servet Bey, ‘Bu işi ailesi yapmak istiyor’ dedi.
Bir Ankara gazetesinde 2006 yılında, ‘“Umarım Gün Gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ De Bir Güldeste Olur"’ başlığı altında bir yazı yazdım.
Beklentim bunca zamandır gerçekleşmedi. Mahzunice adıyla bir dergi çıkarılmaya başlandı. İki sayısı elimde var, ortadaki sayıyı ulaştıramadılar, ben de ulaşamadım hala. Ancak mutlaka ulaşırım. Şimdiye kadar üç sayı olmalı. Ben gönüllü kültür adamıyım, Mahzuni hakkında yazı yazmasam bile dergiye gelen yazıları düzenlemede yardımcı alabileceğimi düşünüyorum.
İleride kitap olarak düzenlemeyi düşündüğüm mektuplarım arasında yer alacak kadar oldukça uzattım. Ancak amacımı da belirtmiş oldum.
1. Mahzuni gibi bir ozanın şiirleri yeniden yayınlanmalı ve halka ulaşmalıdır.
2. Mahzuni'ye yazılan şiirler bir güldeste olmalıdır.
3. Mahzuni'ye yazılan yazılar bir kitap olmalıdır.
4. Dergi daha düzenli hazırlanmalı ve çıkarılmalıdır.
Elbette ki ileride kitapların ikincisi de düşünülebilir.
Diyeceksiniz ki, güzel de hangi maddi güçle yapılacak? İnanın şiirleri yayınlanan şairler en azından masrafların yarısını kitapları hemen alarak karşılayacaklardır. Ben âşıkların bunu yapacağına inanıyorum.
Selam ve saygılarımla...
Süleyman ÖZEROL/Ankara, 20 Ocak 2012...
Emekli Öğretmen-Gazeteci
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Süleyman ÖZEROL
Aşık Mahzuni İçin Mektup
Ankara, 20 Ocak 2012...-Hatice Demirtaş, bibisindeymiş. Kuşu’da Şenler soyadlıları akrabalarıymış. Ali Ekber Dayı, Ali’nin babası Şenler soyadlı.
-Serhat Koyun da lokmaya gelmek istiyormuş. Sonradan aradı, ailesi ile gelecekmiş.
-Ramazan Çiftlikçi’yi aradım, Muharrem Akıncı ile ilgili yazımın tarih sayısını verdim. “Kayısı Üzerine Çeşitlemeler”, Yeni Haber Gazetesi, 19 Temmuz 1995.
2001 yılından beri günlük tutarım ve bazı konuları böyle özet olarak, bazı konuları ise oldukça ayrıntılı yazarım. Aşağıdaki satırlar, daha doğrusu mektup da 20 Ocak 2012 tarihli günlüğümde yer almış. Hemen bu satırlardan sonra da Âşık Mahzuni ile ilgili olarak bir zamanlar tanışıp konuştuğum eşi Fatma hanıma yazdığım mektup yer almıştı.Bu mektubu çıkış nedeni de Zülfükar Sezen’in çıkardığı Metropol Gazetesinde yer alan, “Umarım Gün Gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ De Bir Güldeste Olur" yazım idi (22 Şubat 2006).Aşıklarla ilgili bir örnek olarak mektubu siz okurlarla paylaşmak istedim.
Fatma Mahzuni’ye Mektup
Merhaba,Konu Mahzuni...
Mahzuni'nin rahatsız olduğu dönemde Ankara'ya geldim. Tanışma olanağım olmadı. Belki bir süre daha önce gelsem tanışacaktım kesin. Çünkü benim işim bu... Emekli öğretmenim, aynı zamanda gazeteciyim. Dolayısıyla Mahzuni ile ilgili yazı da yazdım. Ancak benim anlatmak istediğim, ‘ona yazılanlar’la ilgili.
Âşık Mahzuni'nin ölümünün ardından, ‘Âşık Yoksuli’den Mahzuni’ye Şiirler’ başlığı altında bir yazı hazırladım ve bu yazım, Malatya Kültür Kanat Derneği Yayın organı MAKSAD Dergisinin 3. sayısında yayınlandı (2002), ayrıca İnce Düşünceler sitemde yer aldı. (http://incedusunceler.wordpress.com/asik-yoksuli/) Yazının sonunu şöyle bağlamıştım.
"Mahzuni’nin 17 Mayıs 2002 tarihinde aramızdan ayrılması üzerine duygu ve düşüncelerimi not ederken Âşık Yoksuli’nin ona şiirlerinden de söz etmeyi uygun buldum. Umarım gün gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ de bir güldeste olur.",
Derken aradan zaman geçti, 2005 yılında Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü Töreninden dönerken Ozanlar Birliği Derneğine gittik birkaç arkadaşla. Orada arkadaşlar benim ödül aldığımdan söz ettiler, bu gündeme getirilince bana da söz verildi. Burada yaptığım konuşmada 2000 yılından bu yana sanatçı yaşamöyküleri derlemeye ağırlık verdiğimi söyledim ve de ‘Mahzuni'ye Yazılan Şiirler Güldestesi’ düzenlenebileceğini söyledim. Dernek başkanı Servet Bey, ‘Bu işi ailesi yapmak istiyor’ dedi.
Bir Ankara gazetesinde 2006 yılında, ‘“Umarım Gün Gelir, ‘Mahzuni’ye Şiirler’ De Bir Güldeste Olur"’ başlığı altında bir yazı yazdım.
Beklentim bunca zamandır gerçekleşmedi. Mahzunice adıyla bir dergi çıkarılmaya başlandı. İki sayısı elimde var, ortadaki sayıyı ulaştıramadılar, ben de ulaşamadım hala. Ancak mutlaka ulaşırım. Şimdiye kadar üç sayı olmalı. Ben gönüllü kültür adamıyım, Mahzuni hakkında yazı yazmasam bile dergiye gelen yazıları düzenlemede yardımcı alabileceğimi düşünüyorum.
İleride kitap olarak düzenlemeyi düşündüğüm mektuplarım arasında yer alacak kadar oldukça uzattım. Ancak amacımı da belirtmiş oldum.
1. Mahzuni gibi bir ozanın şiirleri yeniden yayınlanmalı ve halka ulaşmalıdır.
2. Mahzuni'ye yazılan şiirler bir güldeste olmalıdır.
3. Mahzuni'ye yazılan yazılar bir kitap olmalıdır.
4. Dergi daha düzenli hazırlanmalı ve çıkarılmalıdır.
Elbette ki ileride kitapların ikincisi de düşünülebilir.
Diyeceksiniz ki, güzel de hangi maddi güçle yapılacak? İnanın şiirleri yayınlanan şairler en azından masrafların yarısını kitapları hemen alarak karşılayacaklardır. Ben âşıkların bunu yapacağına inanıyorum.
Selam ve saygılarımla...
Süleyman ÖZEROL/Ankara, 20 Ocak 2012...
Emekli Öğretmen-Gazeteci