Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

BAHAR BAYRAMI YARIM KALAN GEZİ

Yazının Giriş Tarihi: 02.05.2026 13:45
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.05.2026 13:45

O yıllarda , hatırladığım,okul gezilerinin değişmeyen üç yer vardı. Biri sarı çiçek dağında buz gibi kaynak suyu akan Teknece (tekdut) diğeri suyun sesiyle hafızamıza kazınan Abuzer’in Değirmeni ve Balaban içmesi.

Teknece, Balaban’ın seyir tepesi gibiydi. Üzüm bağlarının arasından uzanan yol, kıvrıla kıvrıla yukarı çıkar, yokuşu bile çocuk adımlarıyla kısaltırdı.

Kasaba o yıllarda çok çocukluydu; evler birbirine bitişik , sokaklar çocuk sesleriyle yankılanırdı. Her mevsim de aynı canlılık devam ederdi. Bazı ailelerden dört ,beş , çocuk okula gittiği olurdu. Sabahları Sokaklarda , çocuk sesleri yankılanırdı. Bahar gelince sokaklar hayvanat bahçesinden farksızdı . Kuzular,kıdıklar, buzağılar. köpekler, kediler, öten horozlar,gıdaklayan tavukların ardında onlarca civcivler ,küçük kedi köpek yavruları, bu güzelliklerin arasında çocuk sesleri , güvenilir insanlar açık kapılar, köyleri ,kasabaları eşsiz kılan güzelliklerdi.

İşte böyle bir bahar günü okulda öğretmenlerimiz, haftaya, bir mayıs bahar bayramı Abuzerin değirmenine geziye gideceğiz dediler. Günler öncesinden başlayan bu hazırlık, o geziyi daha da özel kılardı.

O yıllarda 1 Mayıs’a biz “bahar bayramı” derdik, biz öyle bilirdik

Sene 1958… birinci sınıftayım. O sabahı hâlâ unutamam. O gece Uykudan çok heyecan vardı içimde. Annem Erken uyandırdı.

O zamanlar hazır yiyecek yoktu. Her şey evde yapılırdı. Yumurtalar soğan kabuğuyla kaynatılır, sarı bir renk alırdı. Bohçalara bozulmayan, kokmayan, yola dayanıklı yiyecekler konurdu: yağlı ekmek, kömbe, kaygana, haşlanmış yumurta, yağda yumurta, kavurma, kaymak, yağ dürümü, çerezler…

Çocuklar birbirine bakar, aynı soruyu sorardı: “Senin çıkınında ne var?”

O sabah okul bahçesi çocuk sesleriyle cıvıl cıvıldı. Yüzlerce çocuk bahar güneşinin altında toplanmıştı. Gideceğimiz yer Çaybaşı (Cade) üzerinden Abuzerin değirmeniydi. Öğretmenle küçükleri büyüklerin eline emanet etmiş, “elinizden bırakmayın” diye tembihlemişti.

Abuzer’in Değirmeni’ne Çaybaşı (Cade) köyünden geçilerek gidilecek olması, bir çocuk için ayrıca büyük bir heyecandı. Uzak sayılan bu yol nedeniyle oraya ilk defa gidecek olmanın merakı içimizi daha da büyütüyordu.

Tam yola çıkılacağı sırada bir rüzgâr esti. Ardından gökyüzü değişti; mavi yerini ağır ağır toplanan bulutlara bıraktı.

Öğretmenler kararsızdı. Hava serinlemişti. “ Abuzerin değirmeni çok uzaktı,İçme’ye gidelim hem yakın ,hem yağmur başlarsa sığınacak yer var” denilince sevindik. Ama bu sevinç uzun sürmedi…

Bir süre sonra 1. ve 2. sınıfların gitmemesine karar verildi.

Ağlayanlar oldu, abilerinin ve ablalarının elini bırakmak istemeyenler çoktu. Ben ağlamadım ama içim doldu.

Elimizde bohçalarımızla kaldık. Gidenlerin arkasından öylece baktık.

Akşam üzeri hava karardı. Gök gürültüsüyle birlikte şiddetli bir yağmur ve ardından dolu yağdı. O an, öğretmenlerimizin yerinde bir karar verdiğini daha iyi anladık.

Annem, “Nermin, bak çok üzülmüştün, ama öğretmenleriniz doğru karar vermişler. Her işte bir hayır vardır” dedi.

O gün elimizde sadece yiyecek değil, yarım kalmış bir sevinç vardı. Her şeyin az olduğu ama duyguların çok derin yaşandığı yıllardı.

Yürüyerek gidilecek bir gezinin heyecanı ve gidemeyince duyulan hüzün… Biz azla çok sevinmeyi bilen çocuklardık.

Bugünün çocuklarına bakınca bazen düşünüyorum; her şeyin bol olduğu bir zamanda sevinçler neden bu kadar çabuk tükeniyor? Belki de bizim en büyük zenginliğimiz azlıktı. Bir bohçanın içindeki ekmek, bir yolun heyecanı, bir yağmur ihtimali… hepsi bir ömre sığacak kadar büyüktü.

Günümüz çocuklarının sorunu, imkânlarının az değil, fazla olmasıdır.

Bugün 1 Mayıs, “İşçi Bayramı” olarak kutlanıyor. Okullarda da bu adla anılıyor.

Bizim zamanımızda ise “Bahark Bayramı”ydı; biz öyle bilirdik. Baharın sevincini, çocukluğun heyecanını taşıyan bir gündü.

1 Mayıs, emeğin ve alın terinin değerini hatırlatan bir gündür. Tüm emekçilerin günü kutlu olsun. Emeğin olduğu her yerde adaletin, huzurun ve insanlığın daim olması dileğiyle…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.