Yıl 1953 Günümüzde , kız çocuklarının okutulması bazı yörelerde hâlâ tartışma konusuyken, bundan tam 70 yıl önce Anadolu’nun bağrında, kadim belde Balaban’da bir meşale yakılmıştı. Yıl 1953... Henüz Anadolu taşrasında genç kızların kapı eşiğinden dışarı adım atması zor görülürken; Balaban’ın feraset sahibi aileleri, evlatlarını, taze gelinlerini ve kucağında yavrusuyla gelen fedakâr annelerini bu biçki-dikiş,nakış kursuna göndermişler.
Bu, Balabanlıların ilerici ve aydın bir düşünceye sahip olduğunun kanıtıdır. Fotoğraftaki o tertemiz beyaz önlükler, özenle taranmış saçlar ve
özgüven dolu bakışlar; o yılların Anadolu şartlarına göre ne kadar , modern ve umut dolu bir ruhun eseri... İğnenin kumaşa her batışında
sadece dikiş dikilmiyor, aslında bir neslin kaderi kadın eliyle, yeniden nakşediliyordu.
Bu asil duruşu sergileyenlerden hayatta olanlara sağlık ve afiyet; ahirete irtihal edenlere ise Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nermin Yılmaz Akbalaban
AYDINLIĞA ATILAN İLK ADIMLAR: BALABAN
Yıl 1953 Günümüzde , kız çocuklarının okutulması bazı yörelerde hâlâ tartışma konusuyken, bundan tam 70 yıl önce Anadolu’nun bağrında, kadim belde Balaban’da bir meşale yakılmıştı. Yıl 1953... Henüz Anadolu taşrasında genç kızların kapı eşiğinden dışarı adım atması zor görülürken; Balaban’ın feraset sahibi aileleri, evlatlarını, taze gelinlerini ve kucağında yavrusuyla gelen fedakâr annelerini bu biçki-dikiş,nakış kursuna göndermişler.
Bu, Balabanlıların ilerici ve aydın bir düşünceye sahip olduğunun kanıtıdır. Fotoğraftaki o tertemiz beyaz önlükler, özenle taranmış saçlar ve
özgüven dolu bakışlar; o yılların Anadolu şartlarına göre ne kadar , modern ve umut dolu bir ruhun eseri... İğnenin kumaşa her batışında
sadece dikiş dikilmiyor, aslında bir neslin kaderi kadın eliyle, yeniden nakşediliyordu.
Bu asil duruşu sergileyenlerden hayatta olanlara sağlık ve afiyet; ahirete irtihal edenlere ise Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.