İnsan yaşlandıkça, hayatın ne olduğunu daha iyi anlıyor; tabii anlamak isteyenlere. Hele benim gibi yetmiş yedi yaşına gelmiş, binlerce, on binlerce insanla muhatap olan biri, başka bir gözle bakıyor bu hayal, yalancı dünyaya.
KENDİME SORDUM NE İNSANLAR GÖRDÜN YAŞAMINDA ŞÖYLE BİR SIRALA DEDİM.
- Ne insanlar gördüm.
Namaz kılıp eğilip kalkanları.
- Ne insanlar gördüm.
Oruç ibadetinin yerine diyet amaçlı yapanları.
- Ne insanlar gördüm.
Zekatını gıdım gıdım verenleri hatta vermeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Hac ve umreye manevi yolculuktan çok, gösteriş ve turistik amaçlı gidenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Müslüman geçinip, garibanı, yoksulu, fakiri, yetimi, ihtiyaç sahibini, dulu, düşmüş olanı, yolda kalanı, akrabalarını gözetmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Kendini Yaratan yerine koyup, kendinden olmayana cehennemlik gözle bakanları.
- Ne insanlar gördüm.
Öldüğünde, bir günde kokusundan durulamayacak cesedine hayattayken tapanları.
- Ne insanlar gördüm.
Mal, mülk, para, mevki ve şehvetine kul olanları.
- Ne insanlar gördüm.
Aklını kiraya vererek birilerinin arkasından gidenleri.
Lüks bir restauranta yediği akşam yemek parasının, ihtiyaç sahibi ailenin bir aylık geçimi olduğunu bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Küçücük yavrularını bırakıp, sırf kendi zevki için evli olduğu halde başka birine evlatlarını terk ederek kaçanları.
- Ne insanlar gördüm.
Sanki yarına garantisi varmış gibi dağları ben yarattım diyerek böbürlenen acizleri.
- Ne insanlar gördüm.
Elinde olanların kıymetini bilmeyerek; kaybettikten sonra ah, vah edip pişmanlık duyanları.
- Ne insanlar gördüm.
İğneyi kendine batırmadan önce başkasına çuvaldız batıranları.
- Ne insanlar gördüm. Kendinden başkasını düşünmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Kendi çıkarı için yalan söyleyip iftira atanları.
- Ne insanlar gördüm.
İlim ve bilimi yok sayarak, sahte hocaların üfürükleriyle şifa arayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Bir gülümsemeyi bile karşısından esirgeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Bana değmeyen yılan bin yaşasın diye, vurdum duymaz olanları.
- Ne insanlar gördüm.
Hiç sebepsiz yere cana kıyanları.
- Ne insanlar gördüm.
Kumar, içki ve seksi kendine zevk edinenleri.
- Ne insanlar gördüm.
İnsan, hayvan, bitki hatta cansız denilen taşa toprağa, şevkat, merhamet, sevgi, saygı duymayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Eksiklerini öne sürerek, eksiklerinin yanında yüzlerce fazla olan artılarını görmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Hep ben, hep ben diyerek hava atarken, bir gün sende kimsin denmeyeceğini bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Menfaati bitince selamı sabahı kesenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Senelerdir aramadığı bir arkadaşını, işi düşünce yüzsüzce arayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Bir tırnağı olmadığında, gömleğini ilikleyemeyeceğini bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Her şeyin aşırısına kaçarak, normal hayatın tadını alamayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Gözünden esirgediği vücudunun, toprak bileşinlerinden olduğunu bildiği halde, öldüğünde aynı toprak bileşenlerine ayrılacağını bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
İki dünyasını, inanmayanların tek dünyasına tercih edenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Gül gibi eşi, yavruları varken, Romanya'da, yemekde, sevgilisi yanında, hatta masasında içkisi olduğu halde, yiyeceği etin islami kesilip kesilmediğini, domuz olup olmadığını soranları. - Ne insanlar gördüm.
İşçisinin asgari ücretine göz dikenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Eşleriniz sizin emanetiniz diyen bir dinin mensubu olmamıza rağmen eşine, hatta yavrularına şiddet uygulayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Eşinin, annesinin, bacısının, teyzesinin halasının, kızının ve peygamberini doğuran annenin kadın olmasını bilmesine rağmen karısına şiddet uygulayanları.
Kul hakkı yiyen, onu bunu yalanla dolandıran, haksız kazançla kâr ettiklerini sananların ilahi adalet pençesinden kaçamadıklarını.
- Ne insanlar gördüm.
Zenginlik içinde yüzerken, öldüğünde bu nimetlerini, iki metrelik mezarında bulamayacağını düşünüp kahrolarak, ölüm korkusuyla yaşamdan zevk almayanları.
- Ne insanlar gördüm.
İlahı para olan, kısaca paraya tapan, calışanına köle muamelesi yaparak hakkını vermeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Ömrünü başkalarına kendisini beğendirmek için tüketirken, kendisiyle baş başa kaldığında mutlu olmayı beceremeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Bir insanın gönlünü kırarken hiç düşünmeyen, fakat kendi kalbi kırıldığında dünyayı ayağa kaldıranları.
- Ne insanlar gördüm.
Kendi kusurlarını görmeden, başkalarının kusurlarını büyüteçle arayanları.
Ne insanlar gördüm, ne hayatlar tanıdım. Kimi servetiyle büyüdüğünü sandı, kimi makamıyla, kimi ibadetiyle, kimi bilgisiyle...
Oysa insanı büyüten ne parasıdır ne makamı ne de başkalarına gösterdiği üstünlüktür. İnsanı insan yapan; vicdanı, merhameti, adaleti, dürüstlüğü ve geride bıraktığı güzel izlerdir. Unutmayalım; bu dünyaya gelirken elimiz boştu, giderken de elimiz boş olacak. Yanımızda götürebileceğimiz tek şey, yaşarken bıraktığımız iyilikler ve insanların gönlünde bıraktığımız izlerdir.
Bir gün herkesin son durağı aynı toprak olacak. Önemli olan, o toprağa nasıl bir insan olarak girdiğimiz değil, yaşarken nasıl bir insan olduğumuzdur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Fuat ERGÜN
NE İNSANLAR GÖRDÜM
İnsan yaşlandıkça, hayatın ne olduğunu daha iyi anlıyor; tabii anlamak isteyenlere. Hele benim gibi yetmiş yedi yaşına gelmiş, binlerce, on binlerce insanla muhatap olan biri, başka bir gözle bakıyor bu hayal, yalancı dünyaya.
KENDİME SORDUM NE İNSANLAR GÖRDÜN YAŞAMINDA ŞÖYLE BİR SIRALA DEDİM.
- Ne insanlar gördüm.
Namaz kılıp eğilip kalkanları.
- Ne insanlar gördüm.
Oruç ibadetinin yerine diyet amaçlı yapanları.
- Ne insanlar gördüm.
Zekatını gıdım gıdım verenleri hatta vermeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Hac ve umreye manevi yolculuktan çok, gösteriş ve turistik amaçlı gidenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Müslüman geçinip, garibanı, yoksulu, fakiri, yetimi, ihtiyaç sahibini, dulu, düşmüş olanı, yolda kalanı, akrabalarını gözetmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Kendini Yaratan yerine koyup, kendinden olmayana cehennemlik gözle bakanları.
- Ne insanlar gördüm.
Öldüğünde, bir günde kokusundan durulamayacak cesedine hayattayken tapanları.
- Ne insanlar gördüm.
Mal, mülk, para, mevki ve şehvetine kul olanları.
- Ne insanlar gördüm.
Aklını kiraya vererek birilerinin arkasından gidenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Sağlığında Yaratanı aklına getirmezken, hastalığında hayır dualarınızı bekliyorum diyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Lüks bir restauranta yediği akşam yemek parasının, ihtiyaç sahibi ailenin bir aylık geçimi olduğunu bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Küçücük yavrularını bırakıp, sırf kendi zevki için evli olduğu halde başka birine evlatlarını terk ederek kaçanları.
- Ne insanlar gördüm.
Sanki yarına garantisi varmış gibi dağları ben yarattım diyerek böbürlenen acizleri.
- Ne insanlar gördüm.
Elinde olanların kıymetini bilmeyerek; kaybettikten sonra ah, vah edip pişmanlık duyanları.
- Ne insanlar gördüm.
İğneyi kendine batırmadan önce başkasına çuvaldız batıranları.
- Ne insanlar gördüm. Kendinden başkasını düşünmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Kendi çıkarı için yalan söyleyip iftira atanları.
- Ne insanlar gördüm.
İlim ve bilimi yok sayarak, sahte hocaların üfürükleriyle şifa arayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Bir gülümsemeyi bile karşısından esirgeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Bana değmeyen yılan bin yaşasın diye, vurdum duymaz olanları.
- Ne insanlar gördüm.
Hiç sebepsiz yere cana kıyanları.
- Ne insanlar gördüm.
Kumar, içki ve seksi kendine zevk edinenleri.
- Ne insanlar gördüm.
İnsan, hayvan, bitki hatta cansız denilen taşa toprağa, şevkat, merhamet, sevgi, saygı duymayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Eksiklerini öne sürerek, eksiklerinin yanında yüzlerce fazla olan artılarını görmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Hep ben, hep ben diyerek hava atarken, bir gün sende kimsin denmeyeceğini bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Menfaati bitince selamı sabahı kesenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Senelerdir aramadığı bir arkadaşını, işi düşünce yüzsüzce arayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Bir tırnağı olmadığında, gömleğini ilikleyemeyeceğini bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Her şeyin aşırısına kaçarak, normal hayatın tadını alamayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Gözünden esirgediği vücudunun, toprak bileşinlerinden olduğunu bildiği halde, öldüğünde aynı toprak bileşenlerine ayrılacağını bilmeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
İki dünyasını, inanmayanların tek dünyasına tercih edenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Gül gibi eşi, yavruları varken, Romanya'da, yemekde, sevgilisi yanında, hatta masasında içkisi olduğu halde, yiyeceği etin islami kesilip kesilmediğini, domuz olup olmadığını soranları. - Ne insanlar gördüm.
İşçisinin asgari ücretine göz dikenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Eşleriniz sizin emanetiniz diyen bir dinin mensubu olmamıza rağmen eşine, hatta yavrularına şiddet uygulayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Eşinin, annesinin, bacısının, teyzesinin halasının, kızının ve peygamberini doğuran annenin kadın olmasını bilmesine rağmen karısına şiddet uygulayanları.
- Ne insanlar gördüm.
Aza kanaat etmeyeyerek, çokla yetinmeyenlerin rezil, rüsva, yokluk, sefalet içinde öldüklerini.
- Ne insanlar gördüm.
Kul hakkı yiyen, onu bunu yalanla dolandıran, haksız kazançla kâr ettiklerini sananların ilahi adalet pençesinden kaçamadıklarını.
- Ne insanlar gördüm.
Zenginlik içinde yüzerken, öldüğünde bu nimetlerini, iki metrelik mezarında bulamayacağını düşünüp kahrolarak, ölüm korkusuyla yaşamdan zevk almayanları.
- Ne insanlar gördüm.
İlahı para olan, kısaca paraya tapan, calışanına köle muamelesi yaparak hakkını vermeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Ömrünü başkalarına kendisini beğendirmek için tüketirken, kendisiyle baş başa kaldığında mutlu olmayı beceremeyenleri.
- Ne insanlar gördüm.
Bir insanın gönlünü kırarken hiç düşünmeyen, fakat kendi kalbi kırıldığında dünyayı ayağa kaldıranları.
- Ne insanlar gördüm.
Kendi kusurlarını görmeden, başkalarının kusurlarını büyüteçle arayanları.
Ne insanlar gördüm, ne hayatlar tanıdım. Kimi servetiyle büyüdüğünü sandı, kimi makamıyla, kimi ibadetiyle, kimi bilgisiyle...
Oysa insanı büyüten ne parasıdır ne makamı ne de başkalarına gösterdiği üstünlüktür. İnsanı insan yapan; vicdanı, merhameti, adaleti, dürüstlüğü ve geride bıraktığı güzel izlerdir. Unutmayalım; bu dünyaya gelirken elimiz boştu, giderken de elimiz boş olacak. Yanımızda götürebileceğimiz tek şey, yaşarken bıraktığımız iyilikler ve insanların gönlünde bıraktığımız izlerdir.
Bir gün herkesin son durağı aynı toprak olacak. Önemli olan, o toprağa nasıl bir insan olarak girdiğimiz değil, yaşarken nasıl bir insan olduğumuzdur.