Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

KAİNAT KARŞISINDA BİR HİÇ OLAN BİZ, AKLIYLA HİÇLİĞİ YENMİŞTİR

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2026 11:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 11:13

Tekrar etmek öğrenmenin esasını temsil eder. Geçmiş yazılarıma şöyle bir göz atarken, 22.05.2014 TARİHİNDE BURSA LİFE'DA YAZDIĞIM "BİZ İNSANOĞLU BİR HİÇİZ" yazısı gözüme çaldı.
Bilime dayanan aklı başında bir konu yakalarsam televizyon
seyrediyorum. Haberler bile standartlaştığından
artık zevkle seyretmiyorum.
Biz neyiz? Yaşam ne? İnsan olarak tüm yaratıklardan üstün olmamıza rağmen neden aşağıların en aşağısı olabiliyoruz?
Mikrokosmos yani mikro küçükler alemi, milimetrenin, milyar kere, milyar kere, milyar kere, milyar kere milyon küçüğü demek.
Makrokosmos yani büyükler alemi, uzay, evren, kainat demek. Kilometrenin, milyar kere, milyar kere, milyar kere, milyar kere…..milyon büyüğü demek.
Bir hiç olan biz insanoğlu bunun neresindeyiz?
Bu konuyu günlük
yazılarımda anlatmaya çalıştım.
Anlatacağını iyi bilen, karşısındakini rahatlıkla anlamasını sağlayabilendir.
Kısmet olursa gözlerimizde dev gibi büyüttüğümüz konuları, herkesin anlayacağı şekilde yazmaya çalışıyorum.
Kuantum ne? Takyon ne? Işık hızı ne?
Bunlar hep gözümüzde büyüttüğümüz konular.
Kısaca..
Kuantum, bizim özümüz. En küçük yapı taşımız olan atomu meydana getiren, atomdan milyar kere, milyar kere, milyar kere…küçük olan enerji parçacıklardan bahseder.
Peki bunlar nerden nasıl geliyor?
Bunlar ışıktan hızlı hareket eden manevi alemdeki enerji parçacıkları takyonların bizim boyuta girmesiyle oluşuyor.
Işık saniyede yaklaşık 300 000 km yol alırken, takyonlar ışık hızının
çok üstünde hızla hareket ederler.
Konuyu daha anlaşılır hale getirmek için biraz boyut kavramı üzerinde durmak istiyorum.
Çoğumuzun bildiği, en, boy, yükseklik yani üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz. Bir de dördüncü boyut olarak ele avuca sığmayan tam tarifi yapılamamış, kainatımızın kuruluşu 13.8 milyar sene önce büyük patlamayla bizlerle buluşan dördüncü boyut zaman.
Yetmişbeş yıllık ömrümde, şöyle bir geriye baktığımda yaşamım saniyeler gibi geçti diyorum.
Zaman elle tutulmayan soyut bir kavram olduğunu bahsetmiştim.
Zaman, DNA sarmalımıza sarılarak ömrümüzü belirliyor?
Her şey güzel hoş. Zamanı anlayabilmemiz için beşinci boyuta
ulaşmamız lazım. Bakınız şimdi bir de beşinci boyut çıktı. Peki bunun
adı ne? Bilinç, düşünce…
Allah! Allah! Gel de tarif et şimdi.
Çok kısaca…
Çizgi bir, kare iki, küp üç boyuttur.
Karede, en, boy. Küp de ise
en, boy, yükseklik vardır.
Çizgi, kare ve küpü birer dünya kabul edersek; çizgi kareyi, kare küpü asla kavrayamaz. Bunların hafızaları almaz.
Bir üç boyutlu küre uzayında yaşayan biri için dördüncü boyut olan zamanı kavrayabilmemiz onun üst boyutu, beşinci boyut olan bilincin ne olduğunu anlamamız lazım.
Biraz kafalarımız karıştı. İnsanın kainattaki yeri, hem bir toz tanesi kadar küçük, hem de bu devasa mekanizmayı anlayabilen tek varlık olmamızdır. “Kâinat insan, insan kâinat içindir."​ Evrenin büyüklüğü karşısında insanın fiziksel boyutu, matematiksel olarak sıfıra yakındır. Güneş sistemimizin içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisinde yaklaşık 400 milyar yıldızdan sadece birinin etrafında dönen küçük bir gezegen. Evrenimiz yaklaşık 93 milyar ışık yılı çapında ve içinde trilyonlarca galaksi var. Eğer tüm gözlemlenebilir evreni Dünya büyüklüğüne getirsek, Samanyolu Galaksisi bir hücre kadar, insan ise bir atomun çekirdeğindeki protondan bile küçük olurdu. Fiziksel olarak küçük olsak da, evrenin yabancısı değiliz; biz onun bir parçasıyız. Vücudumuzdaki elementlerin neredeyse tamamı, milyarlarca yıl önce ölen dev yıldızların çekirdeklerinden meydana gelmiştir. ​İnsan beyni, bilinen evrendeki en karmaşık yapıdır. Yaklaşık 86 milyar nöron ve trilyonlarca sinaptik bağlantı ile evrenin genişliğini, kara deliklerin fiziğini ve atom altı parçacıkları kavrayabiliyoruz. BU KAİNATTA, ANNEMİZ KARNINDA DOĞMADAN ÖNCEKİ HAYATIMIZIN BELİRSİZLİĞİ YANINDA; DNA SARMALIMIZDA YAŞAMIMIZI BELİRLEYEN ZAMAN ENERJİMİZİN YOK OLUŞUYLA ÖLÜMÜ TADACAK BİZLER, YİNE BİR BELİRSİZLİĞE GİDECEĞİMİZİN AYNISI KAİNATIMIZ İÇİN GEÇERLİDİR.
BÜYÜK PATLAMADAN ÖNCEKİ KAİNATIMIZIN BİLİMSEL, MATEMATİKSEL BELİRSİZLİĞİ, KAİNATIN YOK OLMASINDAN SONRAKİ BELİRSİZLİĞİYLE BİZ İNSANOĞLUYLA AYNIDIR.
YAZIMIN BAŞINDA BELİRTTİĞİM GİBİ
HİÇLİĞİ KABUL ETTİĞİMİZDE, KAİNATIN YARATICISI YARATANLA BÜTÜNLEŞİRİZ.
İŞTE O ZAMAN HAYATIN, YAŞAMANIN, HİÇLİĞİN TADINI ALIRIZ.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.