“Her şeyin hayırlısı” demek, aslında insanın hayata karşı kabullenici, umutlu ve dengeli bir bakış geliştirmesine yardımcı olduğu kadar, insan üzerinde pozitif etkileri mutlaka vardır. Bu etkileri şöyle sıralayabilirim.- Kaygıyı azaltır: Kontrolümüz dışında kalan olaylarda “Ben elimden geleni yaptım, gerisini hayata bırakıyorum” duygusu verir.- Stresi hafifletir: Olumsuz bir sonuçla karşılaşıldığında, “Her şeyin hayırlısı” düşüncesi olayın yarattığı yükü azaltır.- Umut verir: Bugünkü olumsuzluğun ileride başka bir fırsata dönüşebileceğini düşünebilir.- Kabullenmeyi kolaylaştırır: Değiştiremeyeceğimiz durumlarla mücadele etmek yerine onları kabullenmemize yardımcı olur.- Karar vermeyi rahatlatır: İnsan, doğru bildiği şeyi yaptıktan sonra sonucu sürekli zihninde sorgulamaz.- Sabır kazandırır: Her şeyin hemen istediğimiz gibi gerçekleşmesi gerekmediğini hatırlatır.- İyimserliği destekler: “Kötü oldu” yerine “Belki bunun da bir hayrı vardır” diyebilmek psikolojik dayanıklılığı artırabilir.Ancak önemli bir ayrım var: “Her şeyin hayırlısı” demek, hiçbir şey yapmadan kaderi beklemek anlamına gelmemeli. En sağlıklısı, elinden geleni yapmak ve sonucunu kabullenebilmektir.Bence bu sözün en güzel özeti şudur:“Ben üzerime düşeni yapayım; sonucu ise hayatın getireceği güzelliklere bırakayım.”Bu bakış açısı, özellikle insanın değiştiremeyeceği olaylar karşısında iç huzurunu korumasına yardımcı olur.BİR HAYAT DERSİSoğuk bir kış sabahı sahildeki küçük bir köyden bir balıkçı filosu denize açıldı.
Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu.
Gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti.
Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini açıp, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Allah'a yakararak kıyıda dolaştılar.
Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı.. Hiçbir şeyi kurtarmak mümkün olmadı.
Gün ışırken, herkes sevinçle balıkçı teknelerinin tümünün sapasağlam limana döndüğünü gördü..
Kıyıda ağlayan tek kişi vardı. Yangında evi kül olan kadın.. Kocası karaya çıkarken "Mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yangında kül oldu" diye haykırdı.
Adam karısına sarıldı.. "O yangına şükürler olsun! Gecenin zifiri karanlığında, o müthiş fırtınada, dağ gibi dalgalar arasında, yanan kulübemizin ışığı sayesinde bütün tekneler, yolumuzu bulduk ve salimen dönebildik."
HAYAT BU
- Üzülüyorsun, takma diyorlar,
- Kızıyorsun, değmez diyorlar,
- Boş veriyorsun gamsız diyorlar.
- Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar,
- Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar,
-Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.
- Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar,
- Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar..
- Ölünce ne diyecekler?
Muhtemelen ...ölüm sana yakışmadı.
Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler !
Neyzen Tevfik demiş ki:
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer…
İçsen de tükenir içmesen de;
Bu yüzden hayattan tat almaya bak…
Çünkü yaşasan da bitecek…,
yaşamasan da
Bu duruma bir çok örnek vermek mümkün.
- Havalimanına giderken otoyolda lastiği patlayan ve bu yüzden uçağını kaçıran iş adamının, o uçağın kalkıştan hemen sonra teknik bir arıza nedeniyle geri dönmek zorunda kaldığını.
- Hayalini kurduğu aylarca hazırlandığı kadro mülakatında son dakikada elenen bir gencin, çok daha iyi şartlar sunan ve kariyerinin yönünü tamamen değiştirecek başka bir şirketten beklenmedik bir teklif alması.
- Hafta sonu uzun zamandır planladığı doğa yürüyüşüne gitmek üzere yola çıkacakken aniden bastıran şiddetli kar yağışı yüzünden evde kalmak zorunda kalan birinin, o gün bölgede mahsur kalan grupların haberini televizyondan izlemesi.
- Satın almak için uzun süre para biriktirdiği evi, son anda ev sahibinin vazgeçmesiyle alamayan birinin, birkaç ay sonra o bölgede yaşanan büyük bir depremde binanın ciddi hasar gördüğünü öğrenmesi.
- Üniversitede girmek istediği ilk tercihindeki bölümü çok küçük bir puan farkıyla kaçırıp yerleştiği ikinci tercihindeki bölümde hayatının dönüm noktası olacak eşsiz dostluklar ve mesleki fırsatlar yakalaması.
Ben kendimden örnek verecek olursam, çaba ve gayretlerim sonucu olmayan işimin sonunda bunda da hayır var demenin iç huzurum açısından çok yararlarını gördüm.
Hayır yalnız sadakayla olmaz, yazmakda da hayır var.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Fuat ERGÜN
HER ŞEYİN HAYIRLISI
“Her şeyin hayırlısı” demek, aslında insanın hayata karşı kabullenici, umutlu ve dengeli bir bakış geliştirmesine yardımcı olduğu kadar, insan üzerinde pozitif etkileri mutlaka vardır. Bu etkileri şöyle sıralayabilirim.- Kaygıyı azaltır: Kontrolümüz dışında kalan olaylarda “Ben elimden geleni yaptım, gerisini hayata bırakıyorum” duygusu verir.- Stresi hafifletir: Olumsuz bir sonuçla karşılaşıldığında, “Her şeyin hayırlısı” düşüncesi olayın yarattığı yükü azaltır.- Umut verir: Bugünkü olumsuzluğun ileride başka bir fırsata dönüşebileceğini düşünebilir.- Kabullenmeyi kolaylaştırır: Değiştiremeyeceğimiz durumlarla mücadele etmek yerine onları kabullenmemize yardımcı olur.- Karar vermeyi rahatlatır: İnsan, doğru bildiği şeyi yaptıktan sonra sonucu sürekli zihninde sorgulamaz.- Sabır kazandırır: Her şeyin hemen istediğimiz gibi gerçekleşmesi gerekmediğini hatırlatır.- İyimserliği destekler: “Kötü oldu” yerine “Belki bunun da bir hayrı vardır” diyebilmek psikolojik dayanıklılığı artırabilir.Ancak önemli bir ayrım var: “Her şeyin hayırlısı” demek, hiçbir şey yapmadan kaderi beklemek anlamına gelmemeli. En sağlıklısı, elinden geleni yapmak ve sonucunu kabullenebilmektir.Bence bu sözün en güzel özeti şudur:“Ben üzerime düşeni yapayım; sonucu ise hayatın getireceği güzelliklere bırakayım.”Bu bakış açısı, özellikle insanın değiştiremeyeceği olaylar karşısında iç huzurunu korumasına yardımcı olur.BİR HAYAT DERSİSoğuk bir kış sabahı sahildeki küçük bir köyden bir balıkçı filosu denize açıldı.
Öğleden sonra büyük bir fırtına koptu.
Gece olduğunda balıkçı teknelerinden hiçbirisi limana dönememişti.
Bütün gece boyunca eşler, anneler, çocuklar ve sevgililer ellerini açıp, kaybolan sevdiklerini kurtarması için Allah'a yakararak kıyıda dolaştılar.
Bu berbat durumda, bir de kulübelerden birinde yangın çıktı.. Hiçbir şeyi kurtarmak mümkün olmadı.
Gün ışırken, herkes sevinçle balıkçı teknelerinin tümünün sapasağlam limana döndüğünü gördü..
Kıyıda ağlayan tek kişi vardı. Yangında evi kül olan kadın.. Kocası karaya çıkarken "Mahvolduk! Evimiz, içindeki her şeyle birlikte yangında kül oldu" diye haykırdı.
Adam karısına sarıldı.. "O yangına şükürler olsun! Gecenin zifiri karanlığında, o müthiş fırtınada, dağ gibi dalgalar arasında, yanan kulübemizin ışığı sayesinde bütün tekneler, yolumuzu bulduk ve salimen dönebildik."
HAYAT BU
- Üzülüyorsun, takma diyorlar,
- Kızıyorsun, değmez diyorlar,
- Boş veriyorsun gamsız diyorlar.
- Konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar,
- Çekip gidiyorsun, mücadele et diyorlar,
-Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar.
- Bağırıyorsun, sakin ol diyorlar,
- Aklı başında davranıyorsun, bu kadar uslu olunmaz diyorlar..
- Ölünce ne diyecekler?
Muhtemelen ...ölüm sana yakışmadı.
Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler !
Neyzen Tevfik demiş ki:
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer…
İçsen de tükenir içmesen de;
Bu yüzden hayattan tat almaya bak…
Çünkü yaşasan da bitecek…,
yaşamasan da
Bu duruma bir çok örnek vermek mümkün.
- Havalimanına giderken otoyolda lastiği patlayan ve bu yüzden uçağını kaçıran iş adamının, o uçağın kalkıştan hemen sonra teknik bir arıza nedeniyle geri dönmek zorunda kaldığını.
- Hayalini kurduğu aylarca hazırlandığı kadro mülakatında son dakikada elenen bir gencin, çok daha iyi şartlar sunan ve kariyerinin yönünü tamamen değiştirecek başka bir şirketten beklenmedik bir teklif alması.
- Hafta sonu uzun zamandır planladığı doğa yürüyüşüne gitmek üzere yola çıkacakken aniden bastıran şiddetli kar yağışı yüzünden evde kalmak zorunda kalan birinin, o gün bölgede mahsur kalan grupların haberini televizyondan izlemesi.
- Satın almak için uzun süre para biriktirdiği evi, son anda ev sahibinin vazgeçmesiyle alamayan birinin, birkaç ay sonra o bölgede yaşanan büyük bir depremde binanın ciddi hasar gördüğünü öğrenmesi.
- Üniversitede girmek istediği ilk tercihindeki bölümü çok küçük bir puan farkıyla kaçırıp yerleştiği ikinci tercihindeki bölümde hayatının dönüm noktası olacak eşsiz dostluklar ve mesleki fırsatlar yakalaması.
Ben kendimden örnek verecek olursam, çaba ve gayretlerim sonucu olmayan işimin sonunda bunda da hayır var demenin iç huzurum açısından çok yararlarını gördüm.
Hayır yalnız sadakayla olmaz, yazmakda da hayır var.