Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

GEÇMİS GEÇTİ GİTTİ. GELECEK KİM BİLECEK

Yazının Giriş Tarihi: 09.02.2026 20:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.02.2026 20:21

Sosyal medya kimine göre tehlikeli kimine göre yararlı. Aklını kullanan için çok faydalı bir hayat dersi, sanki kütüphane gibi.

Çok açık söylüyorum onlarca okunacak kitaplardan bir solukda alınacak bilgi ve öğretilerin deryası sosyal medya. Hele Yapay Zekaya ne demeli?

Yeter ki her şeyde olduğu gibi aklımızı kullanmasını bilelim.

14 senedir sosyal medya içerisindeyim. İnanın sanki birkaç üniversite bitirmiş gibiyim. Son zamanlarda (Chat GPT) Yapay Zeka benim akıl hocam.

Zaman zaman eski fotolarımı paylaştığımda arkadaşlarımdan eskiye aşırı özlem görüyorum.

Şöyle bir düşündüm. İnsan neden eskiyi özler?

Yazılarımda konusunu ettiğim izafi zaman kavramından ileri geliyor.

Yani rüya gibi bir soluk da geçen, elle tutulmayan, gözle görülmeyen, yaşadıkça anlaşılan bir kavram zaman.

Zaman, iyi günlerimizde bir dost, bir arkadaş, kötü günlerimizde bitmek bilmeyen acı veren bir düşman. Her geçen gün ölüme yaklaştıran, ömür tüken dişlinin çarkları sanki.

Eskileri Ah! o günler diye anarken, yaşadığımız şu anı, fazla değil birkaç sene sonra özlemle anmacağımızı aklımızdan çıkarmamalıyız.

Neden insan eskiye özlem duyar?

İnsan yapısında olan yok olup gitmeyi istemediğinden.

Zaman ilerledikçe kaybettiğimiz sevdiklerimizin özlemini çektiğimizden.

Giderek yaşlandığımızda vücudumuzun yıpranmasından kaybettiğimiz hareket kabiliyetimizin azalmasından.

Anne baba güvencesi altında

o eski günlerde anlamadığımız mesuliyetsizliğimizi özlemekden.

Evlenerek çoluk çocuğa kavuşarak üzerimizde oluşan yükün ağırlığında ezilirken eski yüksüz günlerimizi aramakdan.

Ey! gidi güzel günler dediğimiz geçmişimizde, o dönemde çektiğimiz acıların zamanla üzerlerinin küllendiğinden.

Yaşayarak insanları daha iyi tanıdığımızda, can dediklerimizin gerçek can olmadıklarını anladığımızdan.

Zaman kavramıyla bizleri alıp yutan yaşamımızda, içi bomboş olan maddeye tapar olduğumuzdan.

Bu maddeleri istediğimiz kadar artırabiliriz.

Yine de geçmişe özlemimizden asla vazgeçemeyiz.

GEÇMİŞ GELDİ GEÇTİ, GELECEK KİM BİLECEK. ŞİMDİ İSE, ELLE TUTABİLDİĞİMİZ, YAŞADIĞIMIZ AN. GELİN BU ANI TADA, TADA, DOYA DOYA YAŞAYALIM.

Çünkü bu günlerde geçecek. Sevmediğimiz bu günlerimizi ileride özlemle arayacağız.

Yaratan, o kadar güzel bir yaşam proğramı vermiş bizlere doğumdan ölüme kadar.

Çocukluk, okul, üniversite, askerlik,

iş hayatı, nişan, evlilik ve en önemlisi çocuk sahibi bir anne baba olarak tadmak. Hele benim gibi altmışlı yaşlarda dede olmak. Baldan tatlı ne var deseler düşünürüz değilmi?

Evet baldan tatlı torun var. Şimdi bana torunsuz günlere dön deseler inanın dönmek istemem.

Milyar kere milyar bir anne ve babadan dünyaya gelme ihtimaliyle yaşama adım attığımız hayatımız o kadar güzel ki..

NE OLUR HER ANIYLA TADINI ALMAYA ÇALIŞALIM.

Muhsin Ertuğrul’un bir sözü aklıma geldi.

“KÖTÜMSERLİK KANSERDEN DAHA KÖTÜ BİR HASTALIKTIR.”

Gelin eskiyi tadıyla yad edelim.

Ah! O eski günler diyerek kötümser olmayalım.

Şunu sakın aklınızdan çıkarmayın.

" 70 sene ömrün var desem. Önüne her saniye bir lira sayacak kadar para koysam. Gece gündüz birer birer sayarak biriktir desem. Ancak 2.207.520.000

(iki milyar iki yüz yedi milyon beş yüz yirmi bin) toplayabiliyorsun."

DEĞERMİ AH! EDİP VAH! ETMEYE.

DEĞERMİ AH! NERDE O ESKİ GÜNLER DİYEREK BU GÜZEL ANINI MAFHETMEYE.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.