-Çocukluğumuz Malatya'nın Battalgazi ilçesinin Hanardı Mahallesi'nde geçti.
Evimiz çıkmaz bir sokaktaydı. Sokağın suları gelir, Vahap amcamlarla bizim müşterek avlumuzda birikirdi. Avlu dediğim de, ortasında 50-60 baş hayvanın konulduğu çitle çevrili bir alan. Yağmur yağınca sokağın suyu toplanıp göl olurdu. Sivri sinekler, karasinekler için çoğalma alanıydı. Sivrisinekler insandan insana sıtma hastalığı bulaştırırlardı. Kara sinekler de her türlü mikrobu taşırlar. Yiyeceklerimize bulaştırırlardı. Bir de gözlerimizde trahom hastalığı oluşmasına sebep olurlardı.
-Allah kahretsin ki bu hastalıkları çocukluğumuzda yaşadık. Aç kaldık. Sineklere yem olmaktan kurtulamadık. Gözlerimizi oyarcasına saldırırlardı elimizi sallayarak uzaklaştırmaya çalışırdık beşi kalkar onu konardı. Trahom hastalığına sebep oldular, doktor yok, ilaç yok. Gözlerimiz görmez duruma geldi.
Şehirde trahomlu çocukların gideceği okullar açıldı. Köylerde göz ilaçlama ocakları açıldı. Neyse ki Eskimalatya’da da bir Trahom ocağı, ilaçlama yapılan bir ocak açıldı da bir süre ilaçlanarak bu zalım hastalığı yendik. Beş yaşlarındaydım. Bu ocağa göz ilaçlaması için giderken annemin giydirdiği beyaz takımlardan dolayı sağlık memuru amcalar beni Doktor, doktor diye severlerdi. Çok uzun bir yaşam maratonunda başardım, doktor olup çocukluğumun geçtiği Malatya'nın Battalgazi İlçesi sağlık ocağına 1974 yılında staj için gittiğimde. Sağlık memuru Bayram amca, biz demedik mi, biz demedik mi, Allah bize söyletmiş, bak doktor oldun diye çok sevinmişti.
-Daha sonraları DDT denilen zehirin çıkmasıyla gübrelik alanlar, karasineklerin, sivrisineklerin barındığı alanlar ilaçlandı, durgun su alanları kurutularak yapılan mücadele sonucu bu hastalıklar ortadan kaldırıldı. Bilhassa Adıyaman'da gözlerini kaybeden çok sayıda insan vardı.
DDT denilen zehirin bit, pire ilaçlamasında kullanılması, bilinçsizce, direkt başa uygulanması sonucu birçok insan hayatını kaybetti.
Kazasız belasız kurtulduk, şükür olsun.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr.Hüseyin Aydıncak
UNUTULAN BİR HASTALIK TRAHOM
-Çocukluğumuz Malatya'nın Battalgazi ilçesinin Hanardı Mahallesi'nde geçti.
Evimiz çıkmaz bir sokaktaydı. Sokağın suları gelir, Vahap amcamlarla bizim müşterek avlumuzda birikirdi. Avlu dediğim de, ortasında 50-60 baş hayvanın konulduğu çitle çevrili bir alan. Yağmur yağınca sokağın suyu toplanıp göl olurdu. Sivri sinekler, karasinekler için çoğalma alanıydı. Sivrisinekler insandan insana sıtma hastalığı bulaştırırlardı. Kara sinekler de her türlü mikrobu taşırlar. Yiyeceklerimize bulaştırırlardı. Bir de gözlerimizde trahom hastalığı oluşmasına sebep olurlardı.
-Allah kahretsin ki bu hastalıkları çocukluğumuzda yaşadık. Aç kaldık. Sineklere yem olmaktan kurtulamadık. Gözlerimizi oyarcasına saldırırlardı elimizi sallayarak uzaklaştırmaya çalışırdık beşi kalkar onu konardı. Trahom hastalığına sebep oldular, doktor yok, ilaç yok. Gözlerimiz görmez duruma geldi.
Şehirde trahomlu çocukların gideceği okullar açıldı. Köylerde göz ilaçlama ocakları açıldı. Neyse ki Eskimalatya’da da bir Trahom ocağı, ilaçlama yapılan bir ocak açıldı da bir süre ilaçlanarak bu zalım hastalığı yendik. Beş yaşlarındaydım. Bu ocağa göz ilaçlaması için giderken annemin giydirdiği beyaz takımlardan dolayı sağlık memuru amcalar beni Doktor, doktor diye severlerdi. Çok uzun bir yaşam maratonunda başardım, doktor olup çocukluğumun geçtiği Malatya'nın Battalgazi İlçesi sağlık ocağına 1974 yılında staj için gittiğimde. Sağlık memuru Bayram amca, biz demedik mi, biz demedik mi, Allah bize söyletmiş, bak doktor oldun diye çok sevinmişti.
-Daha sonraları DDT denilen zehirin çıkmasıyla gübrelik alanlar, karasineklerin, sivrisineklerin barındığı alanlar ilaçlandı, durgun su alanları kurutularak yapılan mücadele sonucu bu hastalıklar ortadan kaldırıldı. Bilhassa Adıyaman'da gözlerini kaybeden çok sayıda insan vardı.
DDT denilen zehirin bit, pire ilaçlamasında kullanılması, bilinçsizce, direkt başa uygulanması sonucu birçok insan hayatını kaybetti.
Kazasız belasız kurtulduk, şükür olsun.