Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

ŞEKER HASTALARI ORUÇ TUTMAYIN

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2026 11:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 11:13

RAMAZAN GELDİ, HOŞ GELDİ

ŞEKER HASTALARI ORUÇ TUTMAYIN,

YAŞLI ŞEKER HASTALARINIZA ORUÇ TUTTURMAYIN

ŞEKER HASTASI ANA, RAMAZAN ORUCUNU TUTMUŞ

AREFE GEÇMİŞ, BAYRAM GEÇMİŞ GÖRMEMİŞTİ

-Doktorun oturduğu binada oturan komşular ve ev halkı da doktor gibi nöbetçidir. Kapı zilinde ayırıcı işaretler, yazılar koymamıza rağmen doktor için gelenler başka zillere de basar, komşularımızı da uykularından ederlerdi.

Bir gece saat 03:30 civarında kapı zili hiç ara vermeden çaldı, evde çoluk çocuk uykudan fırladık. Zile basan parmağını hiç çekmiyor. Yataktan kalkıp hızla kapıya ulaştım, bütün apartman da uyanmıştı. Zile basana,

"Yav kardeşim, zili çaldın, ben kapının arkasında seni. Beklemiyordum, yataktan kalkıp geleceğim biraz ara ver de sonra çal, Zilin üzerinde adım yazılı, diğer zillere neden bastın" dedim.

"Anam kalp krizi geçiriyor, acele gel bir kalp takviyesi iğnesi yap," dedi.

"Tamam giyinip geliyorum"

Hızla giyinip çıktım adam yok, sokağa baktım göremedim. Atladım arabaya gittim yan yana iki doktor evi arasında bir o kapının zilini çalıyor, bir bu kapının…Biliyorum ki onlar gece hasta için kalkmaz. Hatta gece zilleri çalmasın diye devre dışı bıraktıklarını duymuştum. Telaşla oradan oraya koşan adama yaklaştım, arabanın camını açtım,

"Ulan terbiyesiz, gelip beni, tüm apartmanı uyandırdın, giyinmemi beklemeden diktirdin geldin" iye sövüp saydım.

Gene de gecenin yarısında anası için bir şans vereyim diye "Bak sana çok kızdım, sövdüm saydım, bu doktorlar gelmez, bana güvenin varsa gene de gelip anan için elimden geleni yaparım" dedim.

Homurdanarak geldi, arabama bindi, gittik. Merdivenlerden çıkarken, anasını muayene ederken ha bire kalp krizi geçirdiği için anasına bir takviye iğnesi yapmam için ısrar ediyordu. Ahmet teşhisi koymuştu,

"Ahmet hangi iğneyi yapayım bari onu da söyle, dur bir bakalım, teşhis koymadan tedavi olmaz" dedim.

Elimi kasım, kasım, kasılan hastanın cildine sürdüm, yapış yapış, buz gibi bir terleme var. Şeker düşüklüğünden şüphelendim. Şekeri olup olmadığını sordum. Şeker hastasıymış. Hemen şekerini ölçtüm, çok düşüktü…Derhal reçete yazıp, Ahmet'i eczaneye gönderdim. O dönem eczacılar nöbet çizelgesi düzenlerdi de gider evlerinde yatarlardı. Acil ilaç ihtiyacı olan gidip eczacıyı evinden uyandırmak zorunda kalıyordu. Ahmet eczaneye koşarken ben şuru yerinde olmayan hastaya bir şey içirmenin tehlikesini göze alarak. Ahmet'in eşine ılık su hazırlatıp içinde şeker erittim. Hastayı kendine getirmek için bağır, çağır. Ananın ağzından kaşık, kaşık aktardım. Biraz kendine gelir gibi oldu. Çantamdaki serum setinden bir parça kesip pipet yaptım. Şekerli su bardağına koydum. Emerek içti. Teri yavaş yavaş kurudu, vücut ısısı normale döndü. Ahmet daha eczaneden dönmedi. Oturttum, sohbete başladık.

Ana şeker hastasıymış. Mübarek Ramazanı kaçırmamış, bi tamam orucunu tutmuş…Hem oruç tutmuş hem de ilaçlarını ara vermeden kullanmışmış. Sersem sersem gezmesini yaşlılığa, oruç tutmasına vermişler. Oruç bitmiş, Bayram geçeli de 4-5 gün olmuş, bu gece kendinden tamamen geçmişmiş.

Ahmet 1-2 saat sonra serumla geldi ama anası kalp krizinden kurtulmuş, kendine gelmiş, sohbet ediyordu…

Ana orucu tutmuş da Şekeri düştüğü için şuurunu kaybetmiş .Bayram geçip gitmiş, görmemişti.Şeker hastalarının oruç tutmasının doğru olmadığını anlattım.

"Kendi tuttu" dediler.

Bir daha böyle bir durumun meydana gelmemesi için tavsiyelerde bulundum.

Ahmet şaşkın, yaptıklarından pişman, özür üstüne özür diledi.

"AANANDIR, NE YAPSAN YERİDİR" dedim.

Ayrıldık. Ahmet bir daha başka doktor kapısına gitmedi…

Dr-Hüseyin Aydıncak

NOT

-Kaymakamlık o zamanın Hükümet tabibinin raporuyla uzmanlık dalım olmadığı için şeker ve gebelik testi gibi test yapmamı yasaklamıştı. KAYMAKAMLIĞIN YASAĞINI ÇİĞNEDİM. Gece 03:30'da hastanın evinde şeker ölçtüm, yaşamını kurtardım.

Özel hekimim, devletten maaş almıyorum, Ahmet'i de çok YOLMADIM. Kamu hizmeti yapmış mıyım acaba?

-Bu vaka var ya, bu dakikalar içinde yaşama dönen bu vaka; Modern donatımlı bir hastanenin acil servisine gitse Dahiliye, kardiyoloji, Nöroloji, Endokrin uzmanları gibi uzmanlara ve onların da yönlendireceği başka uzmanlık dallarınca muayene edilip, çeşitli tahliller istenirdi tanı konulup tedavisi programlanırdı.

O dönemlerde hastanelerde kullanılan yöntemlerle acil servislerde bile laboratuvarlardan şeker tahlili için birkaç saatte sonuç alınamazdı. Ayancık Devlet Hastanesi'nde de böyle bir tetkik yapılmıyordu.

-Yani çok zor koşullarda, Önce Allah deyip, ona güvendim, elde geleni yaptım güvenim boşa çıkmadı...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.