Sinop'un Ayancık'ın Tarakçı köyündeki muayene için gittiğim hastamın muayene ve tedavisi bittikten sonra,15 gün kadar önce Sinop ilinin Erfelek ilçesi Şerefiye köyünde muayene ettiğim Kalp yetmezliği olan bir hastam aklıma geldi...
YOL YOOOK, İZ YOOOK. O HASTAYA BAKIP GİTTİM. AMA AKLIM ONDA KALDI.
Onların beni tekrar kontrole götürebilmesi için MUAYENE PARASI, CİP PARASI vermeleri gerekirdi, o olanakları yok. Hazır yakınlara gelmişken ÜCRET ALMADAN bir kontrol etmek istedim. Benimle birlikte gelen Sıhhiyeye durumu anlattım. 8-10 km lik bir mesafe varmış. Cip şoförüne de rica ettik, kırmadı, götürdü bizi.
Hastam kalp yetmezliği olduğu için, nefes darlığından dolayı başını yastığa koyup yatamıyor, oturur vaziyette ancak nefes alabiliyordu. Bacakları hatta testisleri bile şişmişti. Esasında bir hastane tedavisi gerekiyordu, ama imkanları yok, sosyal güvenceleri yoktu. İlaçlarını yazdıktan sonra bir de tuzsuz beslenmesini sigarayı, içtiği sarma tütünü bırakmasını tavsiye etmiştim.
Cip hasta evine yakın bir yerde durdu ben çantamı kaptım, heyecanla eve doğru yürürken ev halkı haberdar olup toplansın diye bahçe kapısında seslendim. Beni ev hanımı karşıladı, hasta odasına götürdü. Hastam iyi görünüyordu, nefes darlığı azalmıştı, artık 2 yastıkta yatıp uyuyabiliyordu. Tansiyonuna baktım normaldi. Bir de bacaklarındaki şişkinliği kontrol edeyim diye hastanın üstündeki yorganı yan tarafa açmaya çalışıştım. Yok... Yorgan inat ediyor açılmıyordu. Biraz sertçe çekip sıkıştığı yerden kurtardığım yorganı yan taraftaki duvara doğru savurdum, YORGANIN ALTINDAN, HAVAYA DOĞRU BİR BAKIR SAHAN FIRLADI, İÇİNDEKİ KAÇAK TÜTÜN, KAÇAK SİGARA KAĞITLARI ETRAFA UÇUŞTU.
Hastam suçüstü olmuştu. Baskına uğramıştı. Meğer kaçak tütün içmeye devam ediyormuş, dışarıdan sesimi duyunca başucundaki tütün tabağını bacaklarının arasına sıkıştırdığı yorganın altına gizlemişmiş. Yol yok iz yok, Doktor çağıran olmadı, adam keyifli keyifli sigarasını içerken manyak mı yok ortalıkta? Çoook..,
DOKTORUN DA MANYAĞI OLUR, DELİSİ OLUR, BÖYLE HABERSİZ GELİP BASKIN YAPANI DA OLUR. Neyse ki o anda yanan sigara yokmuş, onu da yorgan altı yapar yangın çıkartırdı. İlaçlarını tekrar düzenledim.
Gözümün önünde havaya fırlayan tütün tabağı, etrafa saçılan tütün ve uçuşan sigara kâğıdı manzarası gülmekten ağrıyan karnımı tuta tuta ayrıldım…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr.Hüseyin Aydıncak
DOKTORUN DA DELİSİ OLUR, MANYAĞI OLUR
Sinop'un Ayancık'ın Tarakçı köyündeki muayene için gittiğim hastamın muayene ve tedavisi bittikten sonra,15 gün kadar önce Sinop ilinin Erfelek ilçesi Şerefiye köyünde muayene ettiğim Kalp yetmezliği olan bir hastam aklıma geldi...
YOL YOOOK, İZ YOOOK. O HASTAYA BAKIP GİTTİM. AMA AKLIM ONDA KALDI.
Onların beni tekrar kontrole götürebilmesi için MUAYENE PARASI, CİP PARASI vermeleri gerekirdi, o olanakları yok. Hazır yakınlara gelmişken ÜCRET ALMADAN bir kontrol etmek istedim. Benimle birlikte gelen Sıhhiyeye durumu anlattım. 8-10 km lik bir mesafe varmış. Cip şoförüne de rica ettik, kırmadı, götürdü bizi.
Hastam kalp yetmezliği olduğu için, nefes darlığından dolayı başını yastığa koyup yatamıyor, oturur vaziyette ancak nefes alabiliyordu. Bacakları hatta testisleri bile şişmişti. Esasında bir hastane tedavisi gerekiyordu, ama imkanları yok, sosyal güvenceleri yoktu. İlaçlarını yazdıktan sonra bir de tuzsuz beslenmesini sigarayı, içtiği sarma tütünü bırakmasını tavsiye etmiştim.
Cip hasta evine yakın bir yerde durdu ben çantamı kaptım, heyecanla eve doğru yürürken ev halkı haberdar olup toplansın diye bahçe kapısında seslendim. Beni ev hanımı karşıladı, hasta odasına götürdü. Hastam iyi görünüyordu, nefes darlığı azalmıştı, artık 2 yastıkta yatıp uyuyabiliyordu. Tansiyonuna baktım normaldi. Bir de bacaklarındaki şişkinliği kontrol edeyim diye hastanın üstündeki yorganı yan tarafa açmaya çalışıştım. Yok... Yorgan inat ediyor açılmıyordu. Biraz sertçe çekip sıkıştığı yerden kurtardığım yorganı yan taraftaki duvara doğru savurdum, YORGANIN ALTINDAN, HAVAYA DOĞRU BİR BAKIR SAHAN FIRLADI, İÇİNDEKİ KAÇAK TÜTÜN, KAÇAK SİGARA KAĞITLARI ETRAFA UÇUŞTU.
Hastam suçüstü olmuştu. Baskına uğramıştı. Meğer kaçak tütün içmeye devam ediyormuş, dışarıdan sesimi duyunca başucundaki tütün tabağını bacaklarının arasına sıkıştırdığı yorganın altına gizlemişmiş. Yol yok iz yok, Doktor çağıran olmadı, adam keyifli keyifli sigarasını içerken manyak mı yok ortalıkta? Çoook..,
DOKTORUN DA MANYAĞI OLUR, DELİSİ OLUR, BÖYLE HABERSİZ GELİP BASKIN YAPANI DA OLUR. Neyse ki o anda yanan sigara yokmuş, onu da yorgan altı yapar yangın çıkartırdı. İlaçlarını tekrar düzenledim.
Gözümün önünde havaya fırlayan tütün tabağı, etrafa saçılan tütün ve uçuşan sigara kâğıdı manzarası gülmekten ağrıyan karnımı tuta tuta ayrıldım…