Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK” 

Yazının Giriş Tarihi: 17.09.2026 21:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.09.2026 21:53

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî adlı eserinin birinci cildinde yer alan Tuti (Papağan) Hikâyesi, ruhun beden kafestisinden kurtuluşunu ve ölmeden önce ölmek (nefsi terbiye etmek) sırrını anlatan derin sembolik bir öyküdür.
Zengin bir tüccarın evinde kafese kapatılmış çok güzel bir tuti kuşu (papağan) varmış. Bu tüccar bir gün ticaret amacıyla Hindistan’a gitmeye karar vermiş. Yola çıkmadan önce evdeki kölelerine, cariyelerine ve hizmetçilerine Hindistan’dan ne istediklerini tek tek sormuş ve hepsine hediyeler getireceğine söz vermiş. Son olarak kafesteki tuti kuşuna dönüp "Sana Hindistan’dan ne getireyim?" diye sormuş. Kafeste tutsak olan kuş, özgürlüğe duyduğu hasretle tüccara şöyle demiş: "Hindistan’daki serbest tuti kuşlarını görünce benim halimi onlara anlat. De ki: 'Filan yerdeki tuti kuşu sizin hasretinizden mahpus kalmıştır. Size selam eder, sizden kurtuluş yolu ve bir çare diler. Ormanlarda serbestçe gezerken benim bu kafeste hapis olmam reva mıdır? Tüccar Hindistan’a varmış, işlerini bitirmiş. Ormandan geçerken serbestçe uçuşan tuti kuşlarını görmüş. Evindeki kafeste tutuklu olan papağanın selamını ve mesajını onlara iletmiş. Mesajı alan özgür kuşlardan biri, tüccarın sözlerini duyar duymaz titremiş, dalın üzerine düşmüş ve oracıkta ölüvermiş. Tüccar, kendi kuşu yüzünden masum bir hayvanın ölümüne sebep olduğu için çok üzülmüş, vicdan azabı çekmiş. Tüccar memleketine dönmüş, diğer hizmetçilere hediyelerini vermiş. Sonra tuti kuşuna Hindistan'daki durumu anlatmış: "Ben senin selamını götürdüm ama o kuşlardan biri haberi alır almaz düşüp öldü. Tüccar bu sözleri bitirir bitirmez, kafesteki tuti kuşu da titremiş ve tahtanın üzerine ölü gibi düşmüş. Tüccar buna daha çok üzülmüş, kuşun ölüsünü kafesten dışarı, yere çıkarmış. O anda kuş birden havalanıp pencerenin önüne konmuş. Şaşkına dönen tüccar sormuş: "Ey dudu kuşum, bu ne haldir?" Kuş cevap vermiş: "O Hindistan’daki kuş bana hareketiyle öğüt verdi. Dedi ki: 'Ben güzel sesim ve neşem yüzünden kafesteyim. Sen de öl ki bu kafesten, bu esaretten kurtulasın.'
O bana ölme (nefsi öldürme, dünyevi tutkulardan sıyrılma) sırrını gösterdi; ben de o yolla özgürlüğü buldum.

Çoğu insanın içindeki benlik, kişilik ve özgürlük tutkusu ile dışarıya karşı sergilediği kişilik aynı değildir ve sürekli bir çelişki yaşamaktadır ki bu çelişki de mütemadiyen bir mutsuzluğa sebep olmakta, bu çelişkiden kurtulmak için de insan bir çıkış yolu aramaktadır.
İşte mevlana mesnevi adlı eserinde geçen Tuti Hikayesinde, bunun çözümünü ölmeden önce ölmek olarak tarif etmiş,
İnsanın ruhunu, beden denen kafesten kurtarmadan özgürlüğüne kavuşamayacağını ifade etmiştir.
Bir başka ifadeyle; nasıl ki yüzme bilmeyen bir insan, denize girdiğinde çırpına çırpına son nefesini verip, denizin dibini boyluyor ve en sonunda deniz onu baş tacı edip, suyun yüzüne kaldırıyorsa, ölmeden denizin üstünde kalmanın, baş tacı olmanın bir yolunu bulmalı, yüzmeyi öğrenmeli, Mevlana’nın tabiriyle “ölmeden önce ölmeyi”denemelidir.
Kalın Sağlıcakla…
17.09.2026
Celal TÜRKER

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.