Cumhuriyetin hemen başında "devrim kanunlarıyla", monarşiden Cumhuriyete, çok milletli ve kısmi eyalet benzeri yönetimi benimsemiş devletten, milli ve üniter devlete geçiş kararı alınmış, din ve devlet işlerinin ayrılmasına yönelik adımlar atılmış, eğitim kurumları Maarif vekaletine bağlanmıştır.
Kurucu kadro aldığı bu kararlarla tercihini, “muasır medeniyet” merkezi olarak bilinen ve gelişmiş demokrasiyle yönetildiğine inanılan Avrupa’dan yana kullanmış. Avrupa’yla birlikteliği sağlamlaştırma amacıyla, kanuni düzenlemelere, ticaret ve sanayi sermayesiyle iş birliğine başlamış. Oldukça kısıtlı devlet imkanlarına rağmen, sanayileşmeye kaynak ayrılmış ve tarımsal desteklerle kendine yetecek üretimi sağlamayı hedeflemiş. Bunu başaracak insan gücünün ancak eğitim aracılığıyla yetişebileceği gerçeğine uygun faaliyetlere başlamış ve okullar düzeyinde müfredatlar yapılandırmıştır.
Avrupa devlet/yönetim sistemlerinin en önemli özelliği, din kurumunun devlet yönetimiyle herhangi bir ilişkisinin olmaması ve buna uygun düzenlenmiş okul programlarıdır. Bu sistemle uyumu benimsemiş Cumhuriyet Devleti’nin, kâğıt üzerindeki laiklik düzenlemeleriyle; okullar düzeyinde doğrudan laiklikle ilgili karar ve uygulamaya yönelik düzenlemeleri incelenip kıyaslandığında, yer yer tezat durumların olduğu görülmektedir.
Zira “Laiklik, yani devlet yönetiminde, kanun düzenlenmesinde ve yönetimi ve kamu hizmetlerinde dinî bilgi ve “din bilgini”nin esamesinin okunmaması durumu… “Ruhban”dan olmayan laik insanların siyasal-hukuksal düzenlemede belirleyici olması durumu…” (Tayfun Atay, “Parti, Cemaat, Tarikat-2000’ler Türkiye’sinin Dinbaz-Politik Seyir Defteri’ Can Yayınları. İstanbul 2017 s.85) olarak ifade edilir. Devrim kanunlarında ifade edilen bu düşüncenin, eğitim sisteminde nasıl yer bulduğu belgelerden incelenmelidir.
İLKOKULLAR
Türkiye Cumhuriyeti döneminin maarif sisteminin ilk müfredatı, 1924 yılında hazırlanan ilk mektep müfredatıdır. Bu müfredatta “Kur’ân-ı Kerîm ve Din Dersleri’ne” 2., 3., 4. ve 5. sınıflarda haftada iki saat yer verilmiş. Ayrıca “musahabat-ı ahlakiye ve malumat-ı vataniyye” dersine ilkokulun her sınıfında haftada bir saat yer verilmiştir.
1926 yılı ilk mektep müfredatında; “Kur’ân-ı Kerîm ve Din Dersleri” dersi, “DİN DERSİ” ismiyle yer almış, ders süresi 1 saate indirilmiş. Ders; 2. sınıf yerine, 3. sınıftan başlatılmış. 1926 müfredatında dersin amacı, 1924 ilk mektep müfredatındaki gibi “çocuklara İslam dini hakkında bilgiler vermek ve onları İslam dini çerçevesinde eğitmektir.” şeklindedir.
1930 yılı ilk mektep müfredatında din dersinin, beşinci sınıf öğrencilerine velinin arzusuyla program dışında haftada yarım saat konferans tarzında verileceği belirtilmiş, 1931-1932 eğitim ve öğretim yılından itibaren din dersi, şehir ilkokullarının müfredatlarından çıkarılmıştır.
1930 yılı köy ilkokulları müfredatında din dersine 3. sınıfta haftada yarım saat ayrılmış, uygulama 1939 yılına kadar devam etmiş, 1939 yılında köy ilkokullarından da kaldırılmıştır.
Çok partili siyasal hayatın hemen başlarında, 01/02/1949 tarih ve 70/54-26 sayılı MEB Tamimi’yle ilkokulların 4. ve 5. sınıflarına isteğe bağlı din bilgisi dersi konulmuş. Dersin 15/12/ 1949 tarihinden itibaren başlatılacağı belirtilmiş. Derste, Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve Diyanet İşleri Başkanı yönetiminde toplanan komisyonca incelenip, Talim ve Terbiye Heyetince uygun görülen “Din Dersleri” kitabının okullarda ihtiyari olarak okutulacağı kayıtlanmıştır.
Din dersi 04/11/1950 tarih ve 3/12018 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilkokul programına alınmış. Bu karara binaen 07/11/1950 tarih ve 2-2061 sayılı Genelge yayınlanmış. 01/02/1949 tarih ve 70/54-26 sayılı MEB Tamimi; dersi almak isteyen öğrenci velilerinin okul idaresine baş vurusunu öngörürken, söz konusu Genelge, dersi almak istemeyen öğrencilerin velilerinin de durumu okul idaresine yazılı olarak bildirmelerinin gerektiği şeklinde düzenlenmiştir.
5. Milli Eğitim Şurasında (1953) ilkokulda din derslerinin sınıf geçmeye etkili olması kabul edilmiş. 1956 yılı ilkokul programında da din dersi yer almış ve uygulama 1961 Anayasası dönemine kadar devam etmiştir.
ORTAOKULLAR ve MUADİLİ OKULLAR
1924 yılı lise birinci devre (ortaokul) müfredatında din dersi 1. ve 2. sınıfta haftada birer saattir. Her öğrencinin okuduğu dersler 1927 yılına kadar devam etmiştir. Dersin içeriği; namaz, oruç, hac, zekât, kurban, Hz. Muhammed’in hayatı olarak belirlenmiş. 1927’den 1956’ya kadar ortaokullarda din derslerine yer verilmemiştir.
13/08/1965 tarih ve 4/7805 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve MEB’in bu karara istinaden 19/09/1956 tarih ve 4286 sayılı Genelgesi’yle, resmi ortaokul 1. ve 2. sınıflarda haftada 1 saat serbest çalışma şeklinde din dersine ayrılmış. Sınıf geçmeye etkisi olacak bu dersin amacı, “…İslamlığın iman, ibadet ve ahlaka müteallik esaslarının öğretilmesi….” olarak belirlenmiştir.
1924 yılında ilköğretmen okullarının süresi ilkokul sonrası beş yıla çıkarılmış, 1924 yılı müfredatında din dersleri 1. ve 2. sınıflar için haftada 2 saat olarak yer almış. 1931 yılında programdan çıkarılmış.
1927-1928 öğretim yılında açılıp, 1933 yılında kapatılan 3 yıllık köy muallim mekteplerinin 1. sınıfında 1 saat din dersine yer verilmiş.
17/04/1940 tarih ve 3803 sayılı Kanunla kurulup, 1953 yılında ilköğretmen okullarıyla birleştirilerek kapatılan Köy Enstitülerinde başlangıçta din dersi yoktur. Ancak, 25/10/1951 tarih ve 173 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla enstitülerin 3. ve 4. sınıflarına haftada bir saat isteğe bağlı din dersi konulmuş. 1953 yılında ilköğretmen okullarında din dersi zorunlu olmuş, 9. ve 10. sınıflarda haftalık ders programında 1 saat ayrılmış.
LİSELER
1924 Anayasası döneminde liselerde din dersi yoktur.
1924-1948 yılları arasındaki süreçte; din dersi 1927 yılından sonra ortaokullardan, 1931 yılında şehir ilkokullarıyla, öğretmen okullarından ve 1939 yılından sonra da köy ilkokullarından kaldırılmıştır. 1930’lu yıllardan itibaren eğitim sistemi din eğitim öğretiminden soyutlanırken, çok partili siyasal hayata, 1949 yılından itibaren tekrar müfredatlara alınmıştır.
Genel olarak 1924’ten sonra yönetimce düzenlenen tüm eğitim programlarında, Din dersleri, içerik olarak İslam dini etrafında şekillenmiştir.
“Laik devlet” tüm kurumlarıyla laik olmalıdır. Kamu hizmeti olan eğitimin bir dinin öğretilmesini üstlenmesi, laiklik ilkesiyle alenen çelişmektedir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ali Ekber Pekşen
TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (3)
Cumhuriyetin hemen başında "devrim kanunlarıyla", monarşiden Cumhuriyete, çok milletli ve kısmi eyalet benzeri yönetimi benimsemiş devletten, milli ve üniter devlete geçiş kararı alınmış, din ve devlet işlerinin ayrılmasına yönelik adımlar atılmış, eğitim kurumları Maarif vekaletine bağlanmıştır.
Kurucu kadro aldığı bu kararlarla tercihini, “muasır medeniyet” merkezi olarak bilinen ve gelişmiş demokrasiyle yönetildiğine inanılan Avrupa’dan yana kullanmış. Avrupa’yla birlikteliği sağlamlaştırma amacıyla, kanuni düzenlemelere, ticaret ve sanayi sermayesiyle iş birliğine başlamış. Oldukça kısıtlı devlet imkanlarına rağmen, sanayileşmeye kaynak ayrılmış ve tarımsal desteklerle kendine yetecek üretimi sağlamayı hedeflemiş. Bunu başaracak insan gücünün ancak eğitim aracılığıyla yetişebileceği gerçeğine uygun faaliyetlere başlamış ve okullar düzeyinde müfredatlar yapılandırmıştır.
Avrupa devlet/yönetim sistemlerinin en önemli özelliği, din kurumunun devlet yönetimiyle herhangi bir ilişkisinin olmaması ve buna uygun düzenlenmiş okul programlarıdır. Bu sistemle uyumu benimsemiş Cumhuriyet Devleti’nin, kâğıt üzerindeki laiklik düzenlemeleriyle; okullar düzeyinde doğrudan laiklikle ilgili karar ve uygulamaya yönelik düzenlemeleri incelenip kıyaslandığında, yer yer tezat durumların olduğu görülmektedir.
Zira “Laiklik, yani devlet yönetiminde, kanun düzenlenmesinde ve yönetimi ve kamu hizmetlerinde dinî bilgi ve “din bilgini”nin esamesinin okunmaması durumu… “Ruhban”dan olmayan laik insanların siyasal-hukuksal düzenlemede belirleyici olması durumu…” (Tayfun Atay, “Parti, Cemaat, Tarikat-2000’ler Türkiye’sinin Dinbaz-Politik Seyir Defteri’ Can Yayınları. İstanbul 2017 s.85) olarak ifade edilir. Devrim kanunlarında ifade edilen bu düşüncenin, eğitim sisteminde nasıl yer bulduğu belgelerden incelenmelidir.
İLKOKULLAR
Türkiye Cumhuriyeti döneminin maarif sisteminin ilk müfredatı, 1924 yılında hazırlanan ilk mektep müfredatıdır. Bu müfredatta “Kur’ân-ı Kerîm ve Din Dersleri’ne” 2., 3., 4. ve 5. sınıflarda haftada iki saat yer verilmiş. Ayrıca “musahabat-ı ahlakiye ve malumat-ı vataniyye” dersine ilkokulun her sınıfında haftada bir saat yer verilmiştir.
1926 yılı ilk mektep müfredatında; “Kur’ân-ı Kerîm ve Din Dersleri” dersi, “DİN DERSİ” ismiyle yer almış, ders süresi 1 saate indirilmiş. Ders; 2. sınıf yerine, 3. sınıftan başlatılmış. 1926 müfredatında dersin amacı, 1924 ilk mektep müfredatındaki gibi “çocuklara İslam dini hakkında bilgiler vermek ve onları İslam dini çerçevesinde eğitmektir.” şeklindedir.
1930 yılı ilk mektep müfredatında din dersinin, beşinci sınıf öğrencilerine velinin arzusuyla program dışında haftada yarım saat konferans tarzında verileceği belirtilmiş, 1931-1932 eğitim ve öğretim yılından itibaren din dersi, şehir ilkokullarının müfredatlarından çıkarılmıştır.
1930 yılı köy ilkokulları müfredatında din dersine 3. sınıfta haftada yarım saat ayrılmış, uygulama 1939 yılına kadar devam etmiş, 1939 yılında köy ilkokullarından da kaldırılmıştır.
Çok partili siyasal hayatın hemen başlarında, 01/02/1949 tarih ve 70/54-26 sayılı MEB Tamimi’yle ilkokulların 4. ve 5. sınıflarına isteğe bağlı din bilgisi dersi konulmuş. Dersin 15/12/ 1949 tarihinden itibaren başlatılacağı belirtilmiş. Derste, Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve Diyanet İşleri Başkanı yönetiminde toplanan komisyonca incelenip, Talim ve Terbiye Heyetince uygun görülen “Din Dersleri” kitabının okullarda ihtiyari olarak okutulacağı kayıtlanmıştır.
Din dersi 04/11/1950 tarih ve 3/12018 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ilkokul programına alınmış. Bu karara binaen 07/11/1950 tarih ve 2-2061 sayılı Genelge yayınlanmış. 01/02/1949 tarih ve 70/54-26 sayılı MEB Tamimi; dersi almak isteyen öğrenci velilerinin okul idaresine baş vurusunu öngörürken, söz konusu Genelge, dersi almak istemeyen öğrencilerin velilerinin de durumu okul idaresine yazılı olarak bildirmelerinin gerektiği şeklinde düzenlenmiştir.
5. Milli Eğitim Şurasında (1953) ilkokulda din derslerinin sınıf geçmeye etkili olması kabul edilmiş. 1956 yılı ilkokul programında da din dersi yer almış ve uygulama 1961 Anayasası dönemine kadar devam etmiştir.
ORTAOKULLAR ve MUADİLİ OKULLAR
1924 yılı lise birinci devre (ortaokul) müfredatında din dersi 1. ve 2. sınıfta haftada birer saattir. Her öğrencinin okuduğu dersler 1927 yılına kadar devam etmiştir. Dersin içeriği; namaz, oruç, hac, zekât, kurban, Hz. Muhammed’in hayatı olarak belirlenmiş. 1927’den 1956’ya kadar ortaokullarda din derslerine yer verilmemiştir.
13/08/1965 tarih ve 4/7805 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve MEB’in bu karara istinaden 19/09/1956 tarih ve 4286 sayılı Genelgesi’yle, resmi ortaokul 1. ve 2. sınıflarda haftada 1 saat serbest çalışma şeklinde din dersine ayrılmış. Sınıf geçmeye etkisi olacak bu dersin amacı, “…İslamlığın iman, ibadet ve ahlaka müteallik esaslarının öğretilmesi….” olarak belirlenmiştir.
1924 yılında ilköğretmen okullarının süresi ilkokul sonrası beş yıla çıkarılmış, 1924 yılı müfredatında din dersleri 1. ve 2. sınıflar için haftada 2 saat olarak yer almış. 1931 yılında programdan çıkarılmış.
1927-1928 öğretim yılında açılıp, 1933 yılında kapatılan 3 yıllık köy muallim mekteplerinin 1. sınıfında 1 saat din dersine yer verilmiş.
17/04/1940 tarih ve 3803 sayılı Kanunla kurulup, 1953 yılında ilköğretmen okullarıyla birleştirilerek kapatılan Köy Enstitülerinde başlangıçta din dersi yoktur. Ancak, 25/10/1951 tarih ve 173 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla enstitülerin 3. ve 4. sınıflarına haftada bir saat isteğe bağlı din dersi konulmuş. 1953 yılında ilköğretmen okullarında din dersi zorunlu olmuş, 9. ve 10. sınıflarda haftalık ders programında 1 saat ayrılmış.
LİSELER
1924 Anayasası döneminde liselerde din dersi yoktur.
1924-1948 yılları arasındaki süreçte; din dersi 1927 yılından sonra ortaokullardan, 1931 yılında şehir ilkokullarıyla, öğretmen okullarından ve 1939 yılından sonra da köy ilkokullarından kaldırılmıştır. 1930’lu yıllardan itibaren eğitim sistemi din eğitim öğretiminden soyutlanırken, çok partili siyasal hayata, 1949 yılından itibaren tekrar müfredatlara alınmıştır.
Genel olarak 1924’ten sonra yönetimce düzenlenen tüm eğitim programlarında, Din dersleri, içerik olarak İslam dini etrafında şekillenmiştir.
“Laik devlet” tüm kurumlarıyla laik olmalıdır. Kamu hizmeti olan eğitimin bir dinin öğretilmesini üstlenmesi, laiklik ilkesiyle alenen çelişmektedir.