BEKAR ODALARINDAN ZİRVEYE.. Ömer Aybak'ın çiğköfte başarı öyküsü
BEKAR ODALARINDAN ZİRVEYE.. Ömer Aybak'ın çiğköfte başarı öyküsü
FERHAT CANBEY
Haber Giriş Tarihi: 08.08.2026 12:56
Haber Güncellenme Tarihi: 08.08.2026 13:09
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Adıyaman’ın Sincik ilçesinde dünyaya gelen Ömer Aybak’ın hayatı, çocuk yaşta İstanbul’a gelmesiyle değişti. Henüz 11 yaşındayken ailesine destek olmak ve çalışmak için İstanbul’un yolunu tutan Aybak, yıllarca bekar odalarında zor şartlar altında yaşadı.
Konfeksiyon ve lokantalarda çalışan Aybak, dayısının yanında seyyar olarak çiğköfte satmaya başladı. Bir süre sonra kendi el arabasını alarak bu işe devam etti. Ancak seyyar satışın zorlukları nedeniyle daha büyük bir adım atmaya karar verdi.
ARABASINI SATTI, İLK DÜKKÂNINI AÇTI
Aybak, seyyar satıştan kazandığı parayla aldığı otomobilini satarak 2002 yılında İstanbul Gültepe’de ilk çiğköfte dükkânını açtı.
İlk günlerde İstanbul’da çiğköftenin yeterince tanınmaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadı. Dükkânı kapatmayı düşündüğü günlerde ise işler bir anda değişti. Özellikle bir yılbaşı gecesi yaşanan yoğunluk, Aybak’ın hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.
O gece yaklaşık 750 kilogram çiğköfte satıldı ve dükkânın önünde metrelerce kuyruk oluştu.
KÜÇÜK DÜKKÂNDAN BÜYÜK MARKAYA
Bu başarının ardından yeni şubeler açan Aybak, kısa sürede bayilik sistemine geçti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen taleplerle marka hızla büyüdü.
Aybak, bugün binlerce noktaya ulaşan bir çiğköfte ağı oluşturduğunu ve günlük üretim kapasitesinin tonlarca seviyesine ulaştığını belirtiyor.
Başarısının sırrını ise kalite, çalışmak, dürüstlük ve ürün standardından taviz vermemek olarak açıklıyor.
“HER ŞEYİMİ KAYBETSEM YİNE BAŞLARIM”
Çocukluğunda tek hayalinin kendisine ait küçük bir oda, mutfak ve banyoya sahip olmak olduğunu anlatan Aybak, bugün geldiği noktayı geçmişiyle kıyaslıyor.
Bir zamanlar bekar odalarında yaşayan, seyyar arabayla çiğköfte satan Aybak; bugün lüks araçlara, tekneye ve villaya sahip bir iş insanı olarak hayatını sürdürüyor.
Ancak başarısının kendisini değiştirmediğini belirten Aybak, sahip olduğu her şeyi kaybetse bile yeniden çalışmaya başlayacağını söylüyor:
“Her şeyimi kaybetsem yine kollarımı sıvar, el arabamı alır ve bu işi yaparım.”
GENÇLERE MESAJ: ÇALIŞIN VE KENDİ İŞİNİZİ KURUN
Yurt dışında da yatırım deneyimi yaşayan ve Almanya’da milyonlarca dolarlık kayıp yaşadığını anlatan Aybak, buna rağmen hedeflerinden vazgeçmediğini belirtiyor.
Gençlere ise kolay para kazanma hayallerinden uzak durmaları, çalışmaları ve kendi işlerini kurmaları çağrısında bulunuyor.
Ömer Aybak’ın hikâyesi, yokluk içinden başlayıp azim, emek ve girişimcilikle zirveye ulaşmanın dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
ÖZEL HABER: FERHAT CANBEY
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Son Haberler
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BEKAR ODALARINDAN ZİRVEYE.. Ömer Aybak'ın çiğköfte başarı öyküsü
FERHAT CANBEY
Adıyaman’ın Sincik ilçesinde dünyaya gelen Ömer Aybak’ın hayatı, çocuk yaşta İstanbul’a gelmesiyle değişti. Henüz 11 yaşındayken ailesine destek olmak ve çalışmak için İstanbul’un yolunu tutan Aybak, yıllarca bekar odalarında zor şartlar altında yaşadı.
Konfeksiyon ve lokantalarda çalışan Aybak, dayısının yanında seyyar olarak çiğköfte satmaya başladı. Bir süre sonra kendi el arabasını alarak bu işe devam etti. Ancak seyyar satışın zorlukları nedeniyle daha büyük bir adım atmaya karar verdi.
ARABASINI SATTI, İLK DÜKKÂNINI AÇTI
Aybak, seyyar satıştan kazandığı parayla aldığı otomobilini satarak 2002 yılında İstanbul Gültepe’de ilk çiğköfte dükkânını açtı.
İlk günlerde İstanbul’da çiğköftenin yeterince tanınmaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadı. Dükkânı kapatmayı düşündüğü günlerde ise işler bir anda değişti. Özellikle bir yılbaşı gecesi yaşanan yoğunluk, Aybak’ın hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.
O gece yaklaşık 750 kilogram çiğköfte satıldı ve dükkânın önünde metrelerce kuyruk oluştu.
KÜÇÜK DÜKKÂNDAN BÜYÜK MARKAYA
Bu başarının ardından yeni şubeler açan Aybak, kısa sürede bayilik sistemine geçti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen taleplerle marka hızla büyüdü.
Aybak, bugün binlerce noktaya ulaşan bir çiğköfte ağı oluşturduğunu ve günlük üretim kapasitesinin tonlarca seviyesine ulaştığını belirtiyor.
Başarısının sırrını ise kalite, çalışmak, dürüstlük ve ürün standardından taviz vermemek olarak açıklıyor.
“HER ŞEYİMİ KAYBETSEM YİNE BAŞLARIM”
Çocukluğunda tek hayalinin kendisine ait küçük bir oda, mutfak ve banyoya sahip olmak olduğunu anlatan Aybak, bugün geldiği noktayı geçmişiyle kıyaslıyor.
Bir zamanlar bekar odalarında yaşayan, seyyar arabayla çiğköfte satan Aybak; bugün lüks araçlara, tekneye ve villaya sahip bir iş insanı olarak hayatını sürdürüyor.
Ancak başarısının kendisini değiştirmediğini belirten Aybak, sahip olduğu her şeyi kaybetse bile yeniden çalışmaya başlayacağını söylüyor:
“Her şeyimi kaybetsem yine kollarımı sıvar, el arabamı alır ve bu işi yaparım.”
GENÇLERE MESAJ: ÇALIŞIN VE KENDİ İŞİNİZİ KURUN
Yurt dışında da yatırım deneyimi yaşayan ve Almanya’da milyonlarca dolarlık kayıp yaşadığını anlatan Aybak, buna rağmen hedeflerinden vazgeçmediğini belirtiyor.
Gençlere ise kolay para kazanma hayallerinden uzak durmaları, çalışmaları ve kendi işlerini kurmaları çağrısında bulunuyor.
Ömer Aybak’ın hikâyesi, yokluk içinden başlayıp azim, emek ve girişimcilikle zirveye ulaşmanın dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
ÖZEL HABER: FERHAT CANBEY