Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“RAN – SEVERMİŞİM MEĞER” oyunu Malatya'da ilgi gördü

Karadayı, Hâkim, Yargı, Yabani gibi dizilerin usta oyuncusu Yurdaer Okur’un, Nazım Hikmet’in şiir ve mektuplarından uyarladığı “RAN – SEVERMİŞİM MEĞER” oyunu Malatya'da büyük ilgi gördü.

Haber Giriş Tarihi: 08.11.2026 21:05
Haber Güncellenme Tarihi: 08.11.2026 21:52
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
“RAN – SEVERMİŞİM MEĞER” oyunu Malatya'da ilgi gördü

Türk edebiyatının unutulmaz şairi Nazım Hikmet’in insan ruhuna dokunan dizeleri, Yurdaer Okur’un etkileyici yorumuyla seyirciyle buluşurken, Malatyalılar oyuna yoğun ilgi gösterdi. Malatya Kongre ve Kültür Merkezinde sergilenen “Ran – Severmişim Meğer” adlı oyun Yurdaer Okur'un anlatımıyla, şiirin gücünü tiyatronun büyüsüyle birleştirerek izleyicisini aşk, hasret, özgürlük ve yaşam üzerine duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor.

Kimi zaman bir özlemin, kimi zaman büyük bir sevdanın, kimi zaman da hayata duyulan sonsuz bağlılığın sesi olan bu özel sahne performansı, edebiyat ve tiyatro tutkunlarına unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bir şairin dizeleri, bir oyuncunun sesi, binlerce duygunun hikâyesi…

Oyun Malatya'da ilgi gördü ve alkış aldı. Nazım Hikmet'de şiirleriyle anıldı.

Yurdaer Okur: Nazım tek bir fraksiyona ait bir şair değil.

Yurdaer Okur, ODA TV'de Deniz Gezginci ile yaptığı biğr söyleşide oyun ve Nazım Hikmet halkkında şunları söylüyor:

Yurdaer Okur: Nazım tek bir fraksiyona ait bir şair değil. Dünyanın en önemli üç şairinden biri. Bu bir yazgı. 1960’lı yıllarda yazdığı şiirler günümüzü hatta yarınımızı anlatıyor. Beni bu oyunu yapmaya iten duygu tam da bu. Bazı klasikleşmiş şeyler her zaman güncelliğini koruyor. 1960’ta yazılan bir şiir nasıl ölümsüz kalıyor? Bu oyun belki otuz sene sonra da oynandığında yine aynı etkiyi yaratacaktır. Klasikleşmiş bir eser. Bizim de Nazım Hikmet Ran’a sahip çıkmamız gerekiyor. O tek bir fraksiyonun temsilcisi değil herkese hitap eden, herkese kalp veren büyük bir şair. Herkes için düşünmüş, herkes için yazmış bir insan. Onun yedi metre karelik bir hücrede hiçbir şey yaşamadan, görmeden sanki ordaymış gibi yazması muhteşem bir olay.

Deniz Gezginci: Peki sizce biz Türk toplumu olarak Nazım Hikmet’i yeteri kadar anlayabildik mi?

Yurdaer Okur: Anlayanlarımız var. Farkında olmayıp da anlayanlarımız var. Hiç anlamayanlarımız da var. Kalben birlikte olduklarımız var. Nazım’ı anlamak için biraz okumak, biraz hissetmek gerekiyor. Okudukça Nazım’ı daha iyi anlıyorsunuz. Zaman zaman Nazım’ı hiç okumayan, hiç Nazım Hikmet’i bilmeyen seyircilerle de karşı karşıya geliyoruz. Onlar da birçok şeyi buradan anlayarak gidiyorlar. Bunu yapmak lazım. Nazım çünkü bütün evrenin şairi, herkese hitap edebiliyor. Her kim olursa olsun Nazım’ın dizelerinden kendinde birçok şey bulacak birçok insan var. O insanlarla da Nazım’ı buluşturmak gerekiyor.

Deniz Gezginci: Politik bir oyun sahneye koyuyorsunuz. Bu oyun ile ilgili hiç tepki aldığınız oldu mu?

Yurdaer Okur: Bu oyunu Türkiye’nin birçok ilinde Kars, Diyarbakır, Tokat, Amasya, Trabzon’da oynadım. Neredeyse yurt içinde ve yurt dışında gitmediğim yer kalmadı ama bugüne kadar hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmadım. Sanatın politikanın çok üstünde bir olgu olduğunu düşünüyorum. Sanat politik olmaz demiyorum mutlaka politiktir. Hayatımız politik zaten. Her şey politik. Ama çok şeye rağmen bu oyunla alakalı hiçbir şekilde sansüre ya da herhangi bir baskıya ya da eleştiriye maruz bırakılmadım.

Söyleşi:Deniz Gezginci-ODA TV

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.