Ali Haydar Bozkurt Malatya içinde bir hayal kurmaz mı?
Ali Haydar Bozkurt Malatya içinde bir hayal kurmaz mı?
Vahap GÜNER Yazdı
Haber Giriş Tarihi: 27.03.2026 09:02
Haber Güncellenme Tarihi: 27.03.2026 09:31
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Malatya bembeyaz bir örtüye bürünmüş.
Yapraklar dökülmeden çiçek açan kayısı ağaçları, adeta bir görsel şölen sunuyor.
Muhteşem fotoğraflar ve videolar sosyal medyada paylaşılıyor.
Kayısı ağaçları Nisan ayı yaklaşırken çiçek açmaya başladı.
Kale ilçesinden başlayarak Karakaya Barajı kıyılarına kadar uzanan ağaçlar, beyaz görüntüleriyle dalga dalga yayılıyor.
Bu durum, kayısının geleceği adına umut verici bir işaret.
Çiçekler don tehlikesinden korunursa Malatya ekonomisi kayısıyla yeniden canlanacak.
Yılda en az 500 milyon dolar döviz geliri sağlıyor.
Şehirde ticaret canlanıyor, hasat sonrası düğünlere tarihler veriliyor, yeni evler ve arabalar hayal ediliyor.
Ancak kayısılar çiçek açtığında endişeler de artıyor.
Ya don vurursa...
Ya geçen yıl yaşanan gibi bir afet tekrar ederse...
Ya bir felaket daha yaşanırsa...
Korku, endişe ve karamsarlık içinde kayısı ağaçları ilaçlanıyor, gerekli bakımlar yapılıyor.
Kayısıdaki endişe bir kenara dursun, afetlerle sarsılan Malatya'da yeni binalar, işyerleri, okullar, yollar ve resmi kurumlar inşa ediliyor.
Malatya yeniden ayağa kalkıyor, ancak ticari hareketlilik henüz istenilen seviyede değil. İnşaat sektöründeki canlanmanın ardından Malatya'nın ticari hayatının da yeniden hareketlenemsi gerekiyor.
1973 yılında Kayısı Şenlikleri ilk kez düzenlendi. Şehrin imkanlarıyla başlayan şenlikler, ilerleyen yıllarda festivallere ve hatta fuarlara dönüştü, Orduzu'da fuar alanları bile yapıldı.
53 yıl önce Kayısı Festivali yapan Malatya, toplamda 25 adet festival veya şenlik düzenleyebildi.
Yani bir festivali bile tam anlamıyla başaramamış bir şehir Malatya.
Şenlikler, festivaller, fuarlar o şehrin tanıtımına ve ticari hayatına katkı sunar, esnafa can suyu olur, ticareti canlandırır.
Malatya ne yazık ki festival yapmayı dahi başaramamıştır.
Oysa Malatya'da doğan, Adana'da okuyan Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt'un, Japonya'da ilk olarak gördüğü Kiraz Çiçeği Festivalini, Adana'da Portakal Çiçeği Karnavalı olarak hayata geçirmesiyle, bu yıl 1-5 Nisan tarihleri arasında yapılacak Karnavala katılacak insan sayısının 2 milyon kişi olacağı basında yer alıyor.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda seçim vaatlerinden biri de Malatya'da Kayısı Çiçeği Karnavalını düzenlemekti. Bu işi organize etmek üzere Malatyalı Ali Haydar Bozkurt'u Malatya'ya getireceğini meydanlarda anlatıyordu.
Malatya Nisan başından itibaren baştan başa çiçeklerle dolacak.
Şimdi bir festivali, bir fuarı bile yapamamış Malatya'dan Kayısı Çiçeği Festivali veya Karnavalı yapmasını beklemek iyimserlik olur.
Ama bu işler hayallerle başlar.
Adana'da eğitim alarak Toyota'nın başına geçen değerli bir hemşerimizin hayali 2013 yılından bu yana Adana'yı dünya çapında tanıtıyor.
Adana'daki otellerde şimdiden yer bulunmuyor.
Karavan veya araçla gelip sokaklarda sabahlamaya hazırlananların sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor.
Adana'da yer bulamayan yerli ve yabancı turistler Mersin, Gaziantep, Osmaniye, Kahramanmaraş'daki otellere yerleşip sabah kalkıp Adana'ya gidip, gece dönmek üzere turlarla bağlantı kurmuşlar.
Kültür ve Turizm Bakanlığı da Kültür Yolu Etkinliklerini Karnaval içerisine almışlar.
Karnaval'da kültür, sanat, spor, yarışmalar, paneller yer alıyor.
Sanatçılar sahne alacak, yurt dışından gelecek topluluklar gösteriler yapacak.
4 Nisan günü ise yoğun bir katılımla Dostluk Yürüyüşü yapılacak.
Malatyalı Ali Haydar Bozkurt'un Kiraz Çiçeği festivaliyle başlayan hayali Adana Portakal Çiçeği Karnavalı bugün Türkiye'nin marka olmuş tek karnavalıdır.
Dileğimiz değerli hemşerimizin Malatya Kayısı Çiçeği Karnavalı için de bir hayal kurmasıdır.
Malatya'da şartlar Adana kadar olmasa da yine de yeterli denebilir.
Yılda 500 milyon dolar döviz getiren kayısımıza Çiçek Karnavalı da çok yakışır.
Ancak Ali Haydar Bozkurt gibi hayal kuracak ve hayalini gerçekleştirecek insanlara ihtiyacımız var.
Adana başarmış ve zirveye oynamış.
Malatya neden yapmasın?
Bence Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın kadim dostu olan Ali Haydar Bozkurt'un Malatya için de bir hayal kurmasını isteyebiliriz.
Hemşerimiz Bozkurt, Malatya içinde bir hayal kuramaz mı?
Vallahi de kurar, koşa koşa da gelir.
Yeterki isteyelim, gerisi gelir...
***
Şİmdi Adana Portakal Çiçeği Karnavalının Fikir babası Ali Haydar Bozkurt'un HELLO'adı yayın kuruluşundan Kemal Atılgan ile yaptığı söyleşiyi dikkatle okuyalım:
Bozkurt: “Bu karnaval, yerelden küresele uzanan bir başarı hikayesi”
Ali Haydar Bozkurt, bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın dününü, bugününü, yarınını ve baharın enerjisini sokaklara taşıyan etkinliğin şehre kattığı kültürel, sosyal ve ekonomik değeri HELLO! için anlattı.
Röportaj: Kemal Atılgan
Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt ile bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek olan, yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılması beklenen Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’na dair konuştuk.
HELLO!: Nisan’da Adana’da Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı artık her yıl tekrarlanan bir buluşma noktası gibi oldu. Bu yıl hangi tarihler arasında Adana’da olacağız?
Ali Haydar Bozkurt: Karnaval bu yıl 1-5 Nisan tarihleri arasında, her yıl olduğu gibi yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılımıyla 14’üncü kez düzenlenecek. Her yıl büyük ilgi çeken kortej geçişimizi de 4 Nisan Cumartesi günü şehir merkezinde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Yine birbirinden ilginç kostümler, rengarenk boyalı yüzler, portakal rengi ile hazırlanmış aksesuarlar ile binlerce kişinin bu dostluk yürüyüşüne katılmasını bekliyoruz. Tüm konuklarımızı ve Adanalıları bu renkli korteji tüm hat boyunca yerinde izlemeye davet ediyoruz.
HELLO!: Bu yıl karnaval ziyaretçilerini neler bekliyor? Etkinlikler geçmiş yıllardaki gibi yine dolu dolu mu?
A. H. Bozkurt: Karnavalı en başından beri sadece bir eğlence etkinliği olarak görmedik. Kültürel, sanatsal etkinlikler de portakal çiçeklerinin benzersiz kokusuyla baharın coşkusunu bir kez daha yaşatacak. Her yıl olduğu gibi yine zengin bir içeriğe sahip olacak. Sanatçılarımız, yurtiçinden ve yurtdışından gelen etkinlik grupları, yerel ve ulusal topluluklar, spordan sanata, sanattan eğlenceye kadar birçok etkinlik beş gün boyunca doyasıya yaşanacak. Ünlü sanatçılarımızın açılış ve kapanış konserleri, dans gösterileri, üniversite müzik gruplarının konserleri, halk oyunları gösterileri, bando gösterileri, sergiler, söyleşiler, sinema ve tiyatro oyunları, spor müsabakaları ile sokak gösterileri de unutulmaz anlar yaşatacak ve katılımcılara hayatları boyunca hatırlayacakları benzersiz bir deneyim sunacak. Tarih, kültür, doğa, gastronomi, sağlık, eğitim ve spor turizminde eşsiz imkanları bulunan bir kent olan Adana, hem imaj hem de ekonomik anlamda farklı bir yere ulaşmış bir şehir olarak bir kez daha öne çıkacak.
HELLO!: Karnaval süresince Adana sokaklarında mutluluk ve eğlence hakim olacak? Siz neler hissediyorsunuz?
A. H. Bozkurt: Evet, bu beş gün boyunca herkesin birlikte eğlendiği, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir etkinlik olmasını hep arzu ettik. Karnaval döneminde Adana sokaklarında gülümseyerek eğlenen insanları görünce çok mutlu oluyorum. Bugün artık yerli yabancı yüz binlerce insanın Adana’da buluştuğu dev bir etkinliğe sahne olan karnavalımızın, dün küçücük bir filizken bugün nasıl büyük bir çınara dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Benim için bir gençlik hayalimin gerçekleşmesi, bugün bu kadar büyümesi, herkes tarafından sahiplenilmesi ise tarif edilemez bir duygu… Gelecek 10 yıl değil, 100 yıl sonra da bizler olmayacağız ama portakal çiçekleri açmaya devam edecek ve bu gelenek belki de binlerce yıl yaşayacak. Hatta bunu ilk kim akıl etti, onu bile anımsamayacaklar.
HELLO!: Temalar, karnavala farklı bir değer katıyor. Bu yıl özel bir temanız var mı?
A. H. Bozkurt: ‘Dünya Çocukları’ temasını birkaç yıl önce, sürekli bir tema olarak seçmiştik. Bundan sonra hep olacak. İstiyoruz ki Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden çocuklar da gelsinler. Çocuğun olduğu her yerde masumiyet ve güzellik vardır. Karnavala her yıl çok ciddi çocuk katılımı oluyor. Bu yıl da öyle olmasını bekliyoruz. Aileler de çocuklara özel etkinliklerden çok mutlu oluyor... Karnaval boyunca çocuklara özel yarışmalar, atölyeler, pony club etkinlikleri, resim yarışmaları, resim atölyeleri gibi birbirinden farklı birçok etkinlik olacak.
HELLO! Geçmiş yıllarda katılımcı sayıları nasıl bir seyir izliyordu? Bu yıl öngörünüz nedir?
A. H. Bozkurt: Her yıl artarak süren çok ciddi bir katılım var. Bunu yerinde ve rakamlarla gözlemliyoruz. Türkiye’nin her yerinden insanlar geliyor, dünyanın her yerinden geliyorlar. Geçtiğimiz yıl Koreliler gördüm, Tayvanlılar gördüm. Japon, Kanadalı, Brezilyalı, Afrika’dan gelenler gördük. Rusya’dan, Avrupa’nın birçok ülkesinden çok gelen oluyor. Karnavalımız Türkiye’nin de önemli bir değeri olmayı başardı. Siyasetten uzak, kimsenin ötekileştirilmediği, birlikte eğlenilebilen, çiftetelli oynarken tango da yapılabilen ve daha da
önemlisi çok geniş kitlelere ulaşan karnaval hayalimiz gerçeğe dönüşmüş durumda. Aslında yola çıkarken hedefimiz ilk beş yıl içinde ulusal anlamda tanınmak, ikincisi uluslararası bilinirliği sağlamaktı. 10 yıla yayılmasını hedeflediğimiz süreci ilk üç yılda tamamladık. Bu, olağanüstü bir durumdur. Şu anda karnavalımız birçok yabancı turizm acentesinin destinasyon listesinde yer alıyor. Dünyanın dört bir köşesinden turistler her nisan ayında Adana’da buluşuyor. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağladı. Yalnızca Adana’nın değil bütün bölgenin tanıtımına yöneldik.
HELLO!: Büyük bir turizm hareketliliği oluyor diyebilir miyiz?
A. H. Bozkurt: Evet ama yalnızca Adana için değil. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağlıyor. Böylelikle ciddi bir ekonomik hacim oluşuyor. Karnaval, şu anda Adana’nın değil, bütün bölgenin tanıtımına yönelmiş ve bu da ekonomik anlamda hareketlilik yaratmıştır. Dünyanın her yerinden Adana’ya gelenler otomobille iki saat sonra Kapadokya’ya, yarım saat sonra Tarsus’a, 45 dakikada Mersin’e, bir saatte İskenderun’a ve dört saatte Göbeklitepe ile Nemrut’a gidebiliyorlar. Karnaval süresince sadece Adana’da değil; Gaziantep, Tarsus, Mersin ve Adana’nın ilçelerindeki otellerde de doluluk artıyor. Uçaklarda, otobüslerde yer bulmak zorlaşıyor. Havayolu ve otobüs şirketleri çok sayıda ek sefer koyuyorlar, talebe yetişemiyorlar. Yoğunluk nedeniyle şehirde binlerce kişinin konakladığı kamp alanı bile kuruldu. Bunun yanında esnafımızın morali yükseldi, ticareti arttı. Bu ekonomik canlanma küçük esnaftan başladı ve tüm Adana’ya yayıldı. El işleri satan kadınlarımız, yeme içme sektöründeki insanlarımız yani kısacası ekonomiyi oluşturan her unsurda büyük bir ekonomik hareketlilik sağlandı.
HELLO!. Karnaval Adana’nın kimliğine ne tür katkılar sunuyor?
A. H. Bozkurt: “Özgür ruhun başkenti” olarak nitelenen Adana, bir sanat ve sanatçı kentidir. Bu değerlerimiz kentimizin ne denli önemli bir pozisyona sahip olduğunu gösteriyor. Çünkü Çukurova’nın verimli toprakları, insan değerini ve kaynağını da ortaya koyuyor. Karnavalın hayata geçirilmesinin arkasında her sene ciddi bir emek harcanıyor. Benim ismim ön planda ama isimsiz kahramanlarımız gece gündüz çalışıyor bu organizasyon için. Bir de ilk günden bir hayalimiz daha vardı; bu işin imece usulü, herkesin katkısıyla oluştuğu bir organizasyon olmasıydı. Evet, bir karnaval komitesi var ve tüm organizasyonu koordine ediyoruz. Dünyanın her yerinden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden aktiviteleri ile yer almak isteyen birçok sanatçı, bilim insanı, sporcu ve kurumlar var. Herkese hitap eden bir program sunuyoruz. Karnavalın sürdürülebilirlik çalışmaları da önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda ‘Adana, Doğa ve Tarih’ teması doğrultusunda, sürdürülebilirlik pilot uygulamaları devreye alındı. Bunun yanında 2026 yılı için yapılacak ‘Genç Girişimcilik ve İnovasyon’ hazırlıkları da şimdiden başlatıldı. Karnaval vasıtasıyla genç ve yaratıcı zihinlerin yeşerdiği bir ortam oluşturma yolunda ilerleme kararlılığındayız.
HELLO! Adanalı olmak ne demek? Adana’yı nasıl tanımlıyorsunuz?
A. H. Bozkurt: Adana’nın farklı bir enerjisi var. Mevsimine göre, günün saatine göre değişse de temelde hep ‘Adana enerjisi’ dediğim bir şey var, tarifi zor. İnsan çocukluk ve gençlik anılarının yaşandığı yeri ‘ev’ gibi görüyor sanırım. Mesela nisan ayında limonata gibi ne terleten ne üşüten bir havada, bir akşamüzeri turunç ağaçlarının altında durun, dinleyin, koklayın ve hissedin... O enerjiyi dünyanın başka hiçbir yerinde bulamadım ben. Karnaval için Adana’ya gelen herkesin büyük şaşkınlıkla ayrıldığını gözlemledim. Adana’ya götürdüğüm arkadaşlarım, “Ben böyle medeni bir yer görmedim, İstanbul bu kadar medeni değil” dediler. Adana öyledir aslında. Hoşgörü çok yüksektir Adana’da. Ramazan ayında bu masadakiler yemek yerken yan masadakiler iftarı bekleyebilir. Kimse kimseye karışmaz. Irk olarak, orijin olarak, mezhep olarak bir sürü insan vardır Adana’da. Kimse kimseye yan gözle bakmaz.
HELLO!: Portakal Çiçeği Karnavalı’nın geleceği hakkında planlarınız nelerdir?
A. H. Bozkurt: 2013 yılından bu yana hep daha iyi ne yapabiliriz görüşünü taşıyarak bu yönde adımlar attık. Gördüğüm kadarıyla sürdürülebilir olması çok önemli bir konu. Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nesiller boyu sürdürülebilir, insana ve doğaya saygılı, dünya çapında bir karnaval için tüm paydaşlar olarak hep birlikte çaba göstermeliyiz. Çevresel hedeflerin yanında sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel hedeflerimiz de olmalı. Bu bağlamda; karnavaldaki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğinin artması ile getirilerinin geniş kitlelere yayılması yine öncelikli olunması gereken konuların başında yer alıyor. Rasyonel bir plan çerçevesinde; ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir karnaval için doğru hedefler oluşturmalı, bu hedefler için görev alacak paydaşlarla ilişkilerimizi sürekli geliştirmeliyiz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Son Haberler
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ali Haydar Bozkurt Malatya içinde bir hayal kurmaz mı?
Vahap GÜNER Yazdı
Malatya bembeyaz bir örtüye bürünmüş.
Yapraklar dökülmeden çiçek açan kayısı ağaçları, adeta bir görsel şölen sunuyor.
Muhteşem fotoğraflar ve videolar sosyal medyada paylaşılıyor.
Kayısı ağaçları Nisan ayı yaklaşırken çiçek açmaya başladı.
Kale ilçesinden başlayarak Karakaya Barajı kıyılarına kadar uzanan ağaçlar, beyaz görüntüleriyle dalga dalga yayılıyor.
Bu durum, kayısının geleceği adına umut verici bir işaret.
Çiçekler don tehlikesinden korunursa Malatya ekonomisi kayısıyla yeniden canlanacak.
Yılda en az 500 milyon dolar döviz geliri sağlıyor.
Şehirde ticaret canlanıyor, hasat sonrası düğünlere tarihler veriliyor, yeni evler ve arabalar hayal ediliyor.
Ancak kayısılar çiçek açtığında endişeler de artıyor.
Ya don vurursa...
Ya geçen yıl yaşanan gibi bir afet tekrar ederse...
Ya bir felaket daha yaşanırsa...
Korku, endişe ve karamsarlık içinde kayısı ağaçları ilaçlanıyor, gerekli bakımlar yapılıyor.
Kayısıdaki endişe bir kenara dursun, afetlerle sarsılan Malatya'da yeni binalar, işyerleri, okullar, yollar ve resmi kurumlar inşa ediliyor.
Malatya yeniden ayağa kalkıyor, ancak ticari hareketlilik henüz istenilen seviyede değil. İnşaat sektöründeki canlanmanın ardından Malatya'nın ticari hayatının da yeniden hareketlenemsi gerekiyor.
1973 yılında Kayısı Şenlikleri ilk kez düzenlendi. Şehrin imkanlarıyla başlayan şenlikler, ilerleyen yıllarda festivallere ve hatta fuarlara dönüştü, Orduzu'da fuar alanları bile yapıldı.
53 yıl önce Kayısı Festivali yapan Malatya, toplamda 25 adet festival veya şenlik düzenleyebildi.
Yani bir festivali bile tam anlamıyla başaramamış bir şehir Malatya.
Şenlikler, festivaller, fuarlar o şehrin tanıtımına ve ticari hayatına katkı sunar, esnafa can suyu olur, ticareti canlandırır.
Malatya ne yazık ki festival yapmayı dahi başaramamıştır.
Oysa Malatya'da doğan, Adana'da okuyan Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt'un, Japonya'da ilk olarak gördüğü Kiraz Çiçeği Festivalini, Adana'da Portakal Çiçeği Karnavalı olarak hayata geçirmesiyle, bu yıl 1-5 Nisan tarihleri arasında yapılacak Karnavala katılacak insan sayısının 2 milyon kişi olacağı basında yer alıyor.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda seçim vaatlerinden biri de Malatya'da Kayısı Çiçeği Karnavalını düzenlemekti. Bu işi organize etmek üzere Malatyalı Ali Haydar Bozkurt'u Malatya'ya getireceğini meydanlarda anlatıyordu.
Malatya Nisan başından itibaren baştan başa çiçeklerle dolacak.
Şimdi bir festivali, bir fuarı bile yapamamış Malatya'dan Kayısı Çiçeği Festivali veya Karnavalı yapmasını beklemek iyimserlik olur.
Ama bu işler hayallerle başlar.
Adana'da eğitim alarak Toyota'nın başına geçen değerli bir hemşerimizin hayali 2013 yılından bu yana Adana'yı dünya çapında tanıtıyor.
Adana'daki otellerde şimdiden yer bulunmuyor.
Karavan veya araçla gelip sokaklarda sabahlamaya hazırlananların sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor.
Adana'da yer bulamayan yerli ve yabancı turistler Mersin, Gaziantep, Osmaniye, Kahramanmaraş'daki otellere yerleşip sabah kalkıp Adana'ya gidip, gece dönmek üzere turlarla bağlantı kurmuşlar.
Kültür ve Turizm Bakanlığı da Kültür Yolu Etkinliklerini Karnaval içerisine almışlar.
Karnaval'da kültür, sanat, spor, yarışmalar, paneller yer alıyor.
Sanatçılar sahne alacak, yurt dışından gelecek topluluklar gösteriler yapacak.
4 Nisan günü ise yoğun bir katılımla Dostluk Yürüyüşü yapılacak.
Malatyalı Ali Haydar Bozkurt'un Kiraz Çiçeği festivaliyle başlayan hayali Adana Portakal Çiçeği Karnavalı bugün Türkiye'nin marka olmuş tek karnavalıdır.
Dileğimiz değerli hemşerimizin Malatya Kayısı Çiçeği Karnavalı için de bir hayal kurmasıdır.
Malatya'da şartlar Adana kadar olmasa da yine de yeterli denebilir.
Yılda 500 milyon dolar döviz getiren kayısımıza Çiçek Karnavalı da çok yakışır.
Ancak Ali Haydar Bozkurt gibi hayal kuracak ve hayalini gerçekleştirecek insanlara ihtiyacımız var.
Adana başarmış ve zirveye oynamış.
Malatya neden yapmasın?
Bence Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın kadim dostu olan Ali Haydar Bozkurt'un Malatya için de bir hayal kurmasını isteyebiliriz.
Hemşerimiz Bozkurt, Malatya içinde bir hayal kuramaz mı?
Vallahi de kurar, koşa koşa da gelir.
Yeterki isteyelim, gerisi gelir...
***
Şİmdi Adana Portakal Çiçeği Karnavalının Fikir babası Ali Haydar Bozkurt'un HELLO'adı yayın kuruluşundan Kemal Atılgan ile yaptığı söyleşiyi dikkatle okuyalım:
Bozkurt: “Bu karnaval, yerelden küresele uzanan bir başarı hikayesi”
Ali Haydar Bozkurt, bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın dününü, bugününü, yarınını ve baharın enerjisini sokaklara taşıyan etkinliğin şehre kattığı kültürel, sosyal ve ekonomik değeri HELLO! için anlattı.
Röportaj: Kemal Atılgan
Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt ile bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek olan, yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılması beklenen Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’na dair konuştuk.
HELLO!: Nisan’da Adana’da Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı artık her yıl tekrarlanan bir buluşma noktası gibi oldu. Bu yıl hangi tarihler arasında Adana’da olacağız?
Ali Haydar Bozkurt: Karnaval bu yıl 1-5 Nisan tarihleri arasında, her yıl olduğu gibi yurtiçinden ve yurtdışından yüz binlerce yerli ve yabancı turistin katılımıyla 14’üncü kez düzenlenecek. Her yıl büyük ilgi çeken kortej geçişimizi de 4 Nisan Cumartesi günü şehir merkezinde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştireceğiz. Yine birbirinden ilginç kostümler, rengarenk boyalı yüzler, portakal rengi ile hazırlanmış aksesuarlar ile binlerce kişinin bu dostluk yürüyüşüne katılmasını bekliyoruz. Tüm konuklarımızı ve Adanalıları bu renkli korteji tüm hat boyunca yerinde izlemeye davet ediyoruz.
HELLO!: Bu yıl karnaval ziyaretçilerini neler bekliyor? Etkinlikler geçmiş yıllardaki gibi yine dolu dolu mu?
A. H. Bozkurt: Karnavalı en başından beri sadece bir eğlence etkinliği olarak görmedik. Kültürel, sanatsal etkinlikler de portakal çiçeklerinin benzersiz kokusuyla baharın coşkusunu bir kez daha yaşatacak. Her yıl olduğu gibi yine zengin bir içeriğe sahip olacak. Sanatçılarımız, yurtiçinden ve yurtdışından gelen etkinlik grupları, yerel ve ulusal topluluklar, spordan sanata, sanattan eğlenceye kadar birçok etkinlik beş gün boyunca doyasıya yaşanacak. Ünlü sanatçılarımızın açılış ve kapanış konserleri, dans gösterileri, üniversite müzik gruplarının konserleri, halk oyunları gösterileri, bando gösterileri, sergiler, söyleşiler, sinema ve tiyatro oyunları, spor müsabakaları ile sokak gösterileri de unutulmaz anlar yaşatacak ve katılımcılara hayatları boyunca hatırlayacakları benzersiz bir deneyim sunacak. Tarih, kültür, doğa, gastronomi, sağlık, eğitim ve spor turizminde eşsiz imkanları bulunan bir kent olan Adana, hem imaj hem de ekonomik anlamda farklı bir yere ulaşmış bir şehir olarak bir kez daha öne çıkacak.
HELLO!: Karnaval süresince Adana sokaklarında mutluluk ve eğlence hakim olacak? Siz neler hissediyorsunuz?
A. H. Bozkurt: Evet, bu beş gün boyunca herkesin birlikte eğlendiği, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir etkinlik olmasını hep arzu ettik. Karnaval döneminde Adana sokaklarında gülümseyerek eğlenen insanları görünce çok mutlu oluyorum. Bugün artık yerli yabancı yüz binlerce insanın Adana’da buluştuğu dev bir etkinliğe sahne olan karnavalımızın, dün küçücük bir filizken bugün nasıl büyük bir çınara dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Benim için bir gençlik hayalimin gerçekleşmesi, bugün bu kadar büyümesi, herkes tarafından sahiplenilmesi ise tarif edilemez bir duygu… Gelecek 10 yıl değil, 100 yıl sonra da bizler olmayacağız ama portakal çiçekleri açmaya devam edecek ve bu gelenek belki de binlerce yıl yaşayacak. Hatta bunu ilk kim akıl etti, onu bile anımsamayacaklar.
HELLO!: Temalar, karnavala farklı bir değer katıyor. Bu yıl özel bir temanız var mı?
A. H. Bozkurt: ‘Dünya Çocukları’ temasını birkaç yıl önce, sürekli bir tema olarak seçmiştik. Bundan sonra hep olacak. İstiyoruz ki Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden çocuklar da gelsinler. Çocuğun olduğu her yerde masumiyet ve güzellik vardır. Karnavala her yıl çok ciddi çocuk katılımı oluyor. Bu yıl da öyle olmasını bekliyoruz. Aileler de çocuklara özel etkinliklerden çok mutlu oluyor... Karnaval boyunca çocuklara özel yarışmalar, atölyeler, pony club etkinlikleri, resim yarışmaları, resim atölyeleri gibi birbirinden farklı birçok etkinlik olacak.
HELLO! Geçmiş yıllarda katılımcı sayıları nasıl bir seyir izliyordu? Bu yıl öngörünüz nedir?
A. H. Bozkurt: Her yıl artarak süren çok ciddi bir katılım var. Bunu yerinde ve rakamlarla gözlemliyoruz. Türkiye’nin her yerinden insanlar geliyor, dünyanın her yerinden geliyorlar. Geçtiğimiz yıl Koreliler gördüm, Tayvanlılar gördüm. Japon, Kanadalı, Brezilyalı, Afrika’dan gelenler gördük. Rusya’dan, Avrupa’nın birçok ülkesinden çok gelen oluyor. Karnavalımız Türkiye’nin de önemli bir değeri olmayı başardı. Siyasetten uzak, kimsenin ötekileştirilmediği, birlikte eğlenilebilen, çiftetelli oynarken tango da yapılabilen ve daha da
önemlisi çok geniş kitlelere ulaşan karnaval hayalimiz gerçeğe dönüşmüş durumda. Aslında yola çıkarken hedefimiz ilk beş yıl içinde ulusal anlamda tanınmak, ikincisi uluslararası bilinirliği sağlamaktı. 10 yıla yayılmasını hedeflediğimiz süreci ilk üç yılda tamamladık. Bu, olağanüstü bir durumdur. Şu anda karnavalımız birçok yabancı turizm acentesinin destinasyon listesinde yer alıyor. Dünyanın dört bir köşesinden turistler her nisan ayında Adana’da buluşuyor. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağladı. Yalnızca Adana’nın değil bütün bölgenin tanıtımına yöneldik.
HELLO!: Büyük bir turizm hareketliliği oluyor diyebilir miyiz?
A. H. Bozkurt: Evet ama yalnızca Adana için değil. Karnavalın yerel olmaktan çıkıp ulusal ve uluslararası boyuta taşınması büyük bir turizm hareketliliği sağlıyor. Böylelikle ciddi bir ekonomik hacim oluşuyor. Karnaval, şu anda Adana’nın değil, bütün bölgenin tanıtımına yönelmiş ve bu da ekonomik anlamda hareketlilik yaratmıştır. Dünyanın her yerinden Adana’ya gelenler otomobille iki saat sonra Kapadokya’ya, yarım saat sonra Tarsus’a, 45 dakikada Mersin’e, bir saatte İskenderun’a ve dört saatte Göbeklitepe ile Nemrut’a gidebiliyorlar. Karnaval süresince sadece Adana’da değil; Gaziantep, Tarsus, Mersin ve Adana’nın ilçelerindeki otellerde de doluluk artıyor. Uçaklarda, otobüslerde yer bulmak zorlaşıyor. Havayolu ve otobüs şirketleri çok sayıda ek sefer koyuyorlar, talebe yetişemiyorlar. Yoğunluk nedeniyle şehirde binlerce kişinin konakladığı kamp alanı bile kuruldu. Bunun yanında esnafımızın morali yükseldi, ticareti arttı. Bu ekonomik canlanma küçük esnaftan başladı ve tüm Adana’ya yayıldı. El işleri satan kadınlarımız, yeme içme sektöründeki insanlarımız yani kısacası ekonomiyi oluşturan her unsurda büyük bir ekonomik hareketlilik sağlandı.
HELLO!. Karnaval Adana’nın kimliğine ne tür katkılar sunuyor?
A. H. Bozkurt: “Özgür ruhun başkenti” olarak nitelenen Adana, bir sanat ve sanatçı kentidir. Bu değerlerimiz kentimizin ne denli önemli bir pozisyona sahip olduğunu gösteriyor. Çünkü Çukurova’nın verimli toprakları, insan değerini ve kaynağını da ortaya koyuyor. Karnavalın hayata geçirilmesinin arkasında her sene ciddi bir emek harcanıyor. Benim ismim ön planda ama isimsiz kahramanlarımız gece gündüz çalışıyor bu organizasyon için. Bir de ilk günden bir hayalimiz daha vardı; bu işin imece usulü, herkesin katkısıyla oluştuğu bir organizasyon olmasıydı. Evet, bir karnaval komitesi var ve tüm organizasyonu koordine ediyoruz. Dünyanın her yerinden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden aktiviteleri ile yer almak isteyen birçok sanatçı, bilim insanı, sporcu ve kurumlar var. Herkese hitap eden bir program sunuyoruz. Karnavalın sürdürülebilirlik çalışmaları da önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda ‘Adana, Doğa ve Tarih’ teması doğrultusunda, sürdürülebilirlik pilot uygulamaları devreye alındı. Bunun yanında 2026 yılı için yapılacak ‘Genç Girişimcilik ve İnovasyon’ hazırlıkları da şimdiden başlatıldı. Karnaval vasıtasıyla genç ve yaratıcı zihinlerin yeşerdiği bir ortam oluşturma yolunda ilerleme kararlılığındayız.
HELLO! Adanalı olmak ne demek? Adana’yı nasıl tanımlıyorsunuz?
A. H. Bozkurt: Adana’nın farklı bir enerjisi var. Mevsimine göre, günün saatine göre değişse de temelde hep ‘Adana enerjisi’ dediğim bir şey var, tarifi zor. İnsan çocukluk ve gençlik anılarının yaşandığı yeri ‘ev’ gibi görüyor sanırım. Mesela nisan ayında limonata gibi ne terleten ne üşüten bir havada, bir akşamüzeri turunç ağaçlarının altında durun, dinleyin, koklayın ve hissedin... O enerjiyi dünyanın başka hiçbir yerinde bulamadım ben. Karnaval için Adana’ya gelen herkesin büyük şaşkınlıkla ayrıldığını gözlemledim. Adana’ya götürdüğüm arkadaşlarım, “Ben böyle medeni bir yer görmedim, İstanbul bu kadar medeni değil” dediler. Adana öyledir aslında. Hoşgörü çok yüksektir Adana’da. Ramazan ayında bu masadakiler yemek yerken yan masadakiler iftarı bekleyebilir. Kimse kimseye karışmaz. Irk olarak, orijin olarak, mezhep olarak bir sürü insan vardır Adana’da. Kimse kimseye yan gözle bakmaz.
HELLO!: Portakal Çiçeği Karnavalı’nın geleceği hakkında planlarınız nelerdir?
A. H. Bozkurt: 2013 yılından bu yana hep daha iyi ne yapabiliriz görüşünü taşıyarak bu yönde adımlar attık. Gördüğüm kadarıyla sürdürülebilir olması çok önemli bir konu. Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla nesiller boyu sürdürülebilir, insana ve doğaya saygılı, dünya çapında bir karnaval için tüm paydaşlar olarak hep birlikte çaba göstermeliyiz. Çevresel hedeflerin yanında sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel hedeflerimiz de olmalı. Bu bağlamda; karnavaldaki ekonomik faaliyetlerin çeşitliliğinin artması ile getirilerinin geniş kitlelere yayılması yine öncelikli olunması gereken konuların başında yer alıyor. Rasyonel bir plan çerçevesinde; ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir karnaval için doğru hedefler oluşturmalı, bu hedefler için görev alacak paydaşlarla ilişkilerimizi sürekli geliştirmeliyiz.