Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Suya zammı yaptınız, bari Malatya’ya temiz su verin...

Vahap GÜNER Yazdı

Haber Giriş Tarihi: 03.09.2026 12:03
Haber Güncellenme Tarihi: 03.09.2026 12:41
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Suya zammı yaptınız, bari Malatya’ya temiz su verin...

Su faturaları artık yalnızca kullanılan suyun bedelini göstermiyor. Vatandaşın cebinden çıkan paranın hangi kalemlerle büyüdüğünü de açık açık anlatıyor.

Elimize ulaşan son fatura bunun çarpıcı bir örneği.

27 Temmuz ile 24 Ağustos arasındaki 28 günlük dönemde 26 metreküp su tüketilmiş. Bunun karşılığında ortaya çıkan toplam fatura ise 1.195 lira.

Rakamı görünce insan ister istemez faturanın ayrıntılarına bakıyor.

İlk 19 metreküp suyun birim fiyatı 24,33 liradan, kalan 7 metreküp ise 36,49 liradan hesaplanmış. Sadece su tüketim bedeli 717,65 liraya ulaşıyor.

Ama mesele su bedeliyle bitmiyor.

Faturaya 322,95 lira atık su bedeli, 10,25 lira hat bakımı ve 104 lira Çevre Temizlik Vergisi ekleniyor. Ardından farklı oranlardaki KDV kalemleri geliyor.

Sonuç?

26 metreküp su, 1.195 liralık fatura.

Vatandaş da doğal olarak soruyor:

“Bu kadar para ödüyorsak karşılığında ne alıyoruz?”

Asıl tartışılması gereken nokta tam da burasıdır.

Zam var, peki hizmet?

Su fiyatlarının yükselmesine vatandaşın tepki göstermesi son derece anlaşılır. Hele ki aynı vatandaş, musluğundan akan suyun kalitesinden de şikâyet ediyorsa mesele yalnızca birkaç liralık artış olmaktan çıkar.

Vatandaş faturayı muhtarına götürüyor, derdini anlatıyor. Muhtarın yapabileceği ne var?

O da vatandaşın sesini duyurmaya çalışıyor.

Peki su tarifeleri belirlenirken bu insanların sesi ne kadar duyuluyor?

Kararlar masada alınırken mahalle muhtarlarının, abonelerin, dar gelirlinin, emeklinin ne düşündüğü gerçekten soruluyor mu?

Yoksa vatandaşın fikri ancak fatura kapısına geldikten sonra mı hatırlanıyor?

Kademeli tarifenin gerekçeleri olabilir. MASKİ de fiyatların çevre illerle kıyaslandığında yüksek olmadığını savunabilir.

Ancak vatandaş açısından ölçü çok daha basit:

Musluktan akan su ile ay sonunda gelen faturaya bakıyor.

Bir tarafta yükselen bedel, diğer tarafta suyun kalitesine yönelik bitmeyen şikâyetler varsa orada ciddi bir güven sorunu oluşur.

Malatyalı bir de içme suyuna para ödüyor

Malatya'nın su konusunda yıllardır konuştuğu temel meselelerden biri de bu.

Gündüzbey'deki Kaptaj'ın suyuyla övünüyoruz.

Haklıyız da...

Peki o su evlerimize ulaştığında neden aynı güvenle bardağa doldurulamıyor?

Bugün birçok evde musluk suyu içme suyu olarak kullanılmıyor. İnsanlar damacana alıyor, hazır su taşıyor veya evlerine arıtma cihazı kurduruyor.

Yani vatandaşın su masrafı faturayla sona ermiyor.

Önce MASKİ'nin faturasını ödüyor.

Sonra içmek için ayrıca su satın alıyor.

İşte asıl sorgulanması gereken tablo budur.

Bir şehir, kaliteli bir su kaynağına bu kadar yakınken vatandaş neden içme suyunu marketten almak zorunda kalıyor?

Boru döşemek tek başına altyapı değildir

Malatya'da yıllardır “altyapı yenileniyor” sözünü duyuyoruz.

Kazılan yollar...

Döşenen kilometrelerce boru...

Yenilenen şebekeler...

Bunların hepsi elbette gerekli.

Ama vatandaş açısından altyapının başarısı, toprağın altına kaç kilometre boru gömüldüğüyle ölçülmez.

Musluğu açtığında ne aktığıyla ölçülür.

Yeni ana hatları yapıp abone bağlantılarında eski sistem devam ediyorsa yapılan yatırımın vatandaşın bardağına ne kadar yansıdığı da sorgulanmalıdır.

Çünkü altyapının amacı boru döşemek değil, vatandaşa sağlıklı ve kesintisiz su ulaştırmaktır.

MASKİ temiz diyorsa vatandaş neden içmiyor?

MASKİ yetkililerine sorulduğunda şebeke suyunun temiz ve içilebilir olduğu belirtiliyor.

O halde başka bir soruya cevap vermek gerekiyor:

Vatandaş neden ikna olmuyor?

Neden binlerce evde arıtma cihazı var?

Neden damacana su tüketimi bu kadar yaygın?

Neden vatandaş zaman zaman musluğundan bulanık veya çamurlu su aktığını söyleyerek şikâyette bulunuyor?

Hatta bugün dahi bizi arayan vatandaşların, “Su çamurlu akıyor, yüzümüzü bile yıkayamadık” şeklinde şikâyetleri oldu.

Bunları görmezden gelerek sorunu çözemeyiz.

MASKİ'nin analiz sonuçlarıyla vatandaşın musluğundan akan suya duyduğu güven arasında bir mesafe oluşmuşsa, belediyenin görevi yalnızca “Suyumuz temiz” demek değildir.

O güveni yeniden sağlamaktır.

Önce güven verin

Su sıradan bir belediye hizmeti değildir.

İnsan hayatının en temel ihtiyacıdır.

Bu nedenle suya zam yapmak yalnızca mali bir karar olarak görülemez. Vatandaş ödediği bedelin karşılığında temiz, sağlıklı, kesintisiz ve gönül rahatlığıyla içebileceği su istemekte sonuna kadar haklıdır.

Fiyatı artırıyorsanız hizmet kalitesini de aynı ölçüde artırmak zorundasınız.

Vatandaşın cebinden daha fazla para çıkarken musluğundan daha kaliteli su akmıyorsa, orada anlatılması gereken başarı hikâyesi değil, cevaplanması gereken sorular vardır.

Malatyalının beklentisi çok açık:

Kimse bedava su istemiyor.

Kimse kullanılan suyun parasını ödemeyelim demiyor.

Ama vatandaş 1.195 liralık faturayı ödüyorsa, musluğunu açtığında karşısında çamurlu su görmek istemiyor.

Damacana taşımak istemiyor.

Arıtma cihazına ayrıca para vermek istemiyor.

Kaptajından çıkan suyuyla övündüğümüz Malatya'da insanların musluk suyuna kuşkuyla bakmasını artık normalleştirmeyelim.

Suya zammı yaptınız...

Bari Malatya'ya temiz, güvenilir ve gönül rahatlığıyla içilebilecek su verin.

Çünkü Malatya'nın ihtiyacı daha pahalı su değil;

temiz sudur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.