Eğitim-Sen: Okullarda bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir
Eğitim-Sen: Okullarda bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir
Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları okulların ders zili ile değil çözümsüz kalan sorunlarla açıldığını belirterek "Okullarda öğrencilere bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 13.09.2026 20:22
Haber Güncellenme Tarihi: 13.09.2026 20:44
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Malatya'da okulların ders ziliyle değil çözümsüzlükle açıdığını kaydeden Eğitim-Sen Şube Başkanı Nevzat Millioğulları "2026-2027 eğitim-öğretim yılı, eğitimin yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlarının ve giderek ağırlaşan ekonomik krizin gölgesinde başladı. Milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisi yeniden okullarına dönerken, veliler daha eğitim yılı başlamadan ağır eğitim harcamalarıyla karşı karşıya kaldı. Malatya'da da öğrenciler, veliler ve eğitim emekçileri yeni eğitim-öğretim yılına benzer sorunlarla başladı. Kentimizin deprem sonrası yeniden yapılanma süreci eğitim alanını da etkilemeye devam ederken, bugün asıl gündemimiz okullarımızın ihtiyaçları, artan eğitim giderleri, öğrencilerimizin beslenme ve ulaşım sorunları ile eğitim emekçilerinin çalışma koşullarıdır. Bugün bir çocuğun eğitim hakkına erişimi giderek ailesinin ekonomik durumuna bağlı hale gelmektedir" diye konuştu.
"EĞİTİM GİDERLERİ AİLE BÜTÇELERİNİ ZORLUYOR
"Kırtasiye, çanta, kıyafet, ayakkabı, servis, ulaşım, beslenme ve yardımcı kaynak giderlerindeki artış aile bütçelerini ciddi biçimde zorlamaktadır" diyen Millioğulları "Birden fazla çocuğu okula giden aileler açısından bu yük çok daha ağırdır. Oysa eğitim anayasal bir haktır ve kamusal bir hizmettir. Çocuklarımızın hangi ailede dünyaya geldiği, nasıl bir eğitim alacağını belirlememelidir. Okulların temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye ve diğer temel ihtiyaçlarının merkezi bütçeden yeterince karşılanmaması, okul yönetimlerini ve velileri karşı karşıya bırakmaktadır. Okullar kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kaynak aramak zorunda bırakılmamalı, eğitimin finansmanı velilerin omuzlarına yüklenmemelidir. Çocuklarımızın beslenmesi artık ertelenemeyecek kadar ciddi bir eğitim ve yaşam hakkı sorunudur." ifadelerini kullandı.
Eğitim-Sen Şube Başkanı Nevzat Millioğulları şunları söyledi:
"Ekonomik krizin derinleştiği koşullarda hiçbir çocuk açlıkla ders arasında bırakılmamalıdır. Devlet, bütün öğrenciler için okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyunu güvence altına almalıdır. Bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu bir yardım ya da lütuf değil, her çocuğun eşit biçimde yararlanması gereken temel bir haktır. Eğitimin sorunları yalnızca öğrenciler ve veliler açısından değil, eğitim emekçileri açısından da giderek ağırlaşmaktadır.
Eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışırken; sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz çalışma biçimleri devam etmekte, aynı işi yapan eğitim emekçileri farklı ücret ve özlük haklarıyla çalıştırılmaktadır. Norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında görevlendirilmesi ve alan değişikliğine yönlendirilmesi kabul edilemez. Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusu öğretmenler değildir. Eğitim emekçilerinin çalışma güvencesini, branşını ve mesleki birikimini yok sayan uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Bütün bu sorunlar ortadayken Millî Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlerin önlük giymesini ya da nasıl giyineceğini gündem haline getirmesi, eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmektedir. Öğretmenin saygınlığı giydiği önlükle değil; yaptığı işin toplumsal değeri,mesleki özerkliği, güvenceli çalışma koşulları ve insanca yaşayabileceği bir ücretle sağlanır. Eğitim emekçilerinin ihtiyacı kılık-kıyafet talimatları değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli istihdam, demokratik çalışma ortamı ve mesleki özerkliktir. Aynı şekilde, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında uygulanan müfredatın bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşmasına yönelik itirazımızı sürdürüyoruz.
Eğitim; belirli ideolojik kalıpların değil, bilimsel bilginin, eleştirel düşüncenin, çocukların üstün yararının ve özgür gelişimin esas alındığı bir alan olmalıdır. Buradan Millî Eğitim Bakanlığı'na ve Malatya'daki eğitim yöneticilerine bir kez daha sesleniyoruz:
OKULLARA İHTİYAÇLARI ORANINDA BÜTÇE AYRILMALDIR
Okullarımıza ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmalıdır. Temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için gerekli personel kadrolu olarak istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilerimize okullarda en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır. Çocukların sağlıklı beslenmesi ailelerin ekonomik gücüne bırakılamaz; bu sorumluluk kamusal olarak üstlenilmelidir. Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri kamusal olarak karşılanmalı; servis ve ulaşım giderleri ailelerin sırtında ağır bir yük olmaktan çıkarılmalıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına son verilmeli; eğitim emekçileri kadrolu ve güvenceli çalıştırılmalıdır. Eğitim emekçilerinin ücretleri insanca yaşam koşullarına uygun hale getirilmeli; norm kadro, resen görevlendirme, irade dışı alan değişikliği ve kılık-kıyafet üzerinden kurulan baskılara son verilmelidir. 2026-2027 eğitim-öğretim yılına başlarken Malatya'daki öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin gerçek sorunlarının üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
Bizler biliyoruz ki başka bir eğitim sistemi mümkündür. Çocukların ailesinin gelirine göre ayrışmadığı, velilerin çocuklarını okutabilmek için borçlanmadığı, öğretmenlerin geçinebilmek için ek iş aramak zorunda kalmadığı, okulların ihtiyaçlarının velilerin cebinden değil kamu bütçesinden karşılandığı bir eğitim sistemi mümkündür.
Eğitim Sen Malatya Şubesi olarak öğrencilerimizin eğitim hakkı, velilerin üzerindeki ekonomik yükün kaldırılması ve eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz!"
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Son Haberler
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eğitim-Sen: Okullarda bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir
Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları okulların ders zili ile değil çözümsüz kalan sorunlarla açıldığını belirterek "Okullarda öğrencilere bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir" dedi.
Malatya'da okulların ders ziliyle değil çözümsüzlükle açıdığını kaydeden Eğitim-Sen Şube Başkanı Nevzat Millioğulları "2026-2027 eğitim-öğretim yılı, eğitimin yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlarının ve giderek ağırlaşan ekonomik krizin gölgesinde başladı. Milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisi yeniden okullarına dönerken, veliler daha eğitim yılı başlamadan ağır eğitim harcamalarıyla karşı karşıya kaldı. Malatya'da da öğrenciler, veliler ve eğitim emekçileri yeni eğitim-öğretim yılına benzer sorunlarla başladı. Kentimizin deprem sonrası yeniden yapılanma süreci eğitim alanını da etkilemeye devam ederken, bugün asıl gündemimiz okullarımızın ihtiyaçları, artan eğitim giderleri, öğrencilerimizin beslenme ve ulaşım sorunları ile eğitim emekçilerinin çalışma koşullarıdır. Bugün bir çocuğun eğitim hakkına erişimi giderek ailesinin ekonomik durumuna bağlı hale gelmektedir" diye konuştu.
"EĞİTİM GİDERLERİ AİLE BÜTÇELERİNİ ZORLUYOR
"Kırtasiye, çanta, kıyafet, ayakkabı, servis, ulaşım, beslenme ve yardımcı kaynak giderlerindeki artış aile bütçelerini ciddi biçimde zorlamaktadır" diyen Millioğulları "Birden fazla çocuğu okula giden aileler açısından bu yük çok daha ağırdır. Oysa eğitim anayasal bir haktır ve kamusal bir hizmettir. Çocuklarımızın hangi ailede dünyaya geldiği, nasıl bir eğitim alacağını belirlememelidir. Okulların temizlik, güvenlik, bakım-onarım, kırtasiye ve diğer temel ihtiyaçlarının merkezi bütçeden yeterince karşılanmaması, okul yönetimlerini ve velileri karşı karşıya bırakmaktadır. Okullar kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kaynak aramak zorunda bırakılmamalı, eğitimin finansmanı velilerin omuzlarına yüklenmemelidir. Çocuklarımızın beslenmesi artık ertelenemeyecek kadar ciddi bir eğitim ve yaşam hakkı sorunudur." ifadelerini kullandı.
Eğitim-Sen Şube Başkanı Nevzat Millioğulları şunları söyledi:
"Ekonomik krizin derinleştiği koşullarda hiçbir çocuk açlıkla ders arasında bırakılmamalıdır. Devlet, bütün öğrenciler için okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyunu güvence altına almalıdır. Bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu bir yardım ya da lütuf değil, her çocuğun eşit biçimde yararlanması gereken temel bir haktır. Eğitimin sorunları yalnızca öğrenciler ve veliler açısından değil, eğitim emekçileri açısından da giderek ağırlaşmaktadır.
"EĞİTİM EMEKÇİLERİ AÇLIK SINIRI ALTINDA ÜCRET ALIYOR"
Eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışırken; sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz çalışma biçimleri devam etmekte, aynı işi yapan eğitim emekçileri farklı ücret ve özlük haklarıyla çalıştırılmaktadır. Norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında görevlendirilmesi ve alan değişikliğine yönlendirilmesi kabul edilemez. Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusu öğretmenler değildir. Eğitim emekçilerinin çalışma güvencesini, branşını ve mesleki birikimini yok sayan uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Bütün bu sorunlar ortadayken Millî Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlerin önlük giymesini ya da nasıl giyineceğini gündem haline getirmesi, eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmektedir. Öğretmenin saygınlığı giydiği önlükle değil; yaptığı işin toplumsal değeri,mesleki özerkliği, güvenceli çalışma koşulları ve insanca yaşayabileceği bir ücretle sağlanır. Eğitim emekçilerinin ihtiyacı kılık-kıyafet talimatları değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli istihdam, demokratik çalışma ortamı ve mesleki özerkliktir. Aynı şekilde, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında uygulanan müfredatın bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaşmasına yönelik itirazımızı sürdürüyoruz.
Eğitim; belirli ideolojik kalıpların değil, bilimsel bilginin, eleştirel düşüncenin, çocukların üstün yararının ve özgür gelişimin esas alındığı bir alan olmalıdır. Buradan Millî Eğitim Bakanlığı'na ve Malatya'daki eğitim yöneticilerine bir kez daha sesleniyoruz:
OKULLARA İHTİYAÇLARI ORANINDA BÜTÇE AYRILMALDIR
Okullarımıza ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılmalıdır. Temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için gerekli personel kadrolu olarak istihdam edilmelidir. Tüm öğrencilerimize okullarda en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır. Çocukların sağlıklı beslenmesi ailelerin ekonomik gücüne bırakılamaz; bu sorumluluk kamusal olarak üstlenilmelidir. Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri kamusal olarak karşılanmalı; servis ve ulaşım giderleri ailelerin sırtında ağır bir yük olmaktan çıkarılmalıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik başta olmak üzere güvencesiz istihdam uygulamalarına son verilmeli; eğitim emekçileri kadrolu ve güvenceli çalıştırılmalıdır. Eğitim emekçilerinin ücretleri insanca yaşam koşullarına uygun hale getirilmeli; norm kadro, resen görevlendirme, irade dışı alan değişikliği ve kılık-kıyafet üzerinden kurulan baskılara son verilmelidir. 2026-2027 eğitim-öğretim yılına başlarken Malatya'daki öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin gerçek sorunlarının üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
Bizler biliyoruz ki başka bir eğitim sistemi mümkündür. Çocukların ailesinin gelirine göre ayrışmadığı, velilerin çocuklarını okutabilmek için borçlanmadığı, öğretmenlerin geçinebilmek için ek iş aramak zorunda kalmadığı, okulların ihtiyaçlarının velilerin cebinden değil kamu bütçesinden karşılandığı bir eğitim sistemi mümkündür.
Eğitim Sen Malatya Şubesi olarak öğrencilerimizin eğitim hakkı, velilerin üzerindeki ekonomik yükün kaldırılması ve eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz!"