Destici: Emekliye 10 Bin Lira İkramiye Verildin

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, emekli maaşlarına yapılan zammın yetersiz olduğunu belirterek "Bugün çarşıda, pazarda, camide gezdiğimiz her yerde emeklilerimizin haklı serzenişleri ve şikâyetleriyle karşılaştık. Emeklilere Bayramda 10 bin lira ikramiye verilsin" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 11.03.2026 23:57
Haber Güncellenme Tarihi: 11.03.2026 23:57
https://www.gazetemalatya.com/

BBP Malatya İl Başkanlığı tarafındn verilen iftar yemeğinde konuşan Genel Başkan Mustafa Destici, gündeme ilişkin konuları değerlendirerrek ""Kıymetli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler; davetimize icabet eden kıymetli misafirlerimiz ve yüreği vatan, millet, din, devlet, ezan, bayrak sevgisiyle yanıp tutuşan kıymetli dava arkadaşlarım, değerli Malatyalılar; öncelikle cümlenizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Hayırlı Ramazanlar, hayırlı iftarlar diliyorum. Kıymetli kardeşlerim, değerli vatandaşlarım, değerli, çok değerli misafirlerimiz; Malatya’dayız. Geçtiğimiz ay da ilk kongremiz için Malatya’daydık. Tarihî bir ilk kongresi gerçekleştirdik ve bugün aramızda olan misafirlerimizin neredeyse tamamına yakını fazlasıyla yine kongremizi şereflendirmişlerdir. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.Aynı şekilde siz kıymetli dava arkadaşlarım, yine fazlasıyla, yine ziyadesiyle kongre salonunu tıklım tıklım doldurmuştunuz. Bunun için sizlere bir kere daha teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. İl başkanımıza, yeni yönetimine ve ilçe başkanlarımıza da hayırlı olsun diyorum. Başarılar diliyorum" dedi.

Destici şunları söyledi:

12 MART VE DARBELERE TAVIR

Kıymetli misafirler, değerli dava arkadaşlarım; bugün 11 Mart. Yarın 12 Mart. 12 Mart Muhtırası’nın, 71 Muhtırası’nın yıl dönümü. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak siyasi geleneğimiz gereği ilkesel olarak darbelerin tamamına karşıyız; kim tarafından yapılırsa yapılsın ve kime karşı yapılırsa yapılsın.

12 Mart Muhtırası da bir darbe girişimiydi, sivil siyasete bir müdahaleydi. Millî iradeye bir müdahaleydi. Bu sebeple; tıpkı 60 darbesini kınadığımız gibi, tıpkı 80 darbesini kınadığımız gibi, tıpkı 28 Şubat darbesini kınadığımız gibi, tıpkı 27 Nisan günü muhtırasını kınadığımız gibi, tıpkı 15 Temmuz darbesini kınadığımız gibi; 12 Mart Muhtırası’nı da bir kez daha kınıyoruz.

Ve bundan sonra Türkiye’de demokrasi dışı yollara hiç kimsenin tevessül etmemesini; herkesin sandıktan çıkacak sonuca rıza göstererek millî iradeye ram olmasını bir kez de Malatya’dan, Turgut Özal’ın memleketinden haykırıyorum.

6 ŞUBAT DEPREMİ VE ÇALIŞMALAR

Kıymetli kardeşlerim, kıymetli dava arkadaşlarım, değerli misafirlerimiz; 2023, 6 Şubat’ında ilimiz, diğer bölge illerimizle birlikte büyük bir deprem felaketi yaşadı. “Yüzyılın afeti” diye adlandırıldı. Kahramanmaraş, Pazarcık ve Elbistan merkezli bu depremler; Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve Malatya başta olmak üzere 11 ilimizi, 101 ilçemizi, bine yakın da köyümüzü adeta yıktı ve yerle bir etti.

Öncelikle depremde hayatını kaybeden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şâd olsun, mekânları cennet olsun. Yaralı, engellilik alan kardeşlerimize de hem Cenab-ı Hak’tan acil şifalar niyaz ediyorum hem de hayatta kolaylıklar diliyorum. Yakınlarını kaybedenlere de başsağlığı ve sabır niyaz ediyorum.

Değerli vatandaşlarım, değerli kardeşlerim; bu zaman zarfı içerisinde üç yıldan biraz fazla bir zaman geçti. Elhamdülillah devletimiz; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarımız da adeta gecesini gündüzüne katarak, yerel yönetimlerimizle birlikte el ele vererek hummalı bir çalışma sonucunda; üç yıl tamamlanmadan 455 bin konut elhamdülillah teslim edildi. Emeği geçenlere, katkısı olanlara bir kez de sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar diyorum.

İŞ YERLERİ TALEPLERİ

İş yerleriyle ilgili, bugün kontrollerimizde, iş yeri ziyaretimizde, vatandaşlarımızla çeşitli ortamlarda buluştuğumuzda; iş yerleriyle ilgili bize birtakım serzenişlerde bulundular, birtakım şikâyetlerini ya da taleplerini dile getirdiler. Onların da hakkını teslim etmek gerekir.

Elbette ki depremden önce hangi noktada, kaç metrekare dükkâna sahiplerse; yine o noktada ya da oraya en yakın noktada ve depremden öncekinden bir santim dahi eksik olmadan dükkânlarını talep etmeleri analarının ak sütü gibi helâldir ve eksiksiz bir şekilde verilmelidir. Bizim de önerimiz budur.

Bu hadisenin de, bu meselenin de; sadece bunun değil, Malatya’dan tarafımıza iletilen deprem ve deprem sonrasıyla ilgili ya da şu an yaşanan birtakım hadiselerle ilgili ulaşan bütün taleplerin takipçisi olduğumuzu ve sonlandırana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğimizi buradan ifade ediyor; Malatyalı tüm kardeşlerimize sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

NÜFUS KAYBI, TARIM VE SANAYİ

Kıymetli hanımefendiler, değerli Malatyalılar; tabii depremle birlikte Malatya ciddi anlamda bir insan kaybı da yaşadı. Ölenlerle birlikte yüz binin üzerinde insanın Malatya’dan ayrıldığını biliyoruz. Hatta kaydı hâlâ Malatya’da bulunmasına rağmen Malatya dışında yaşayan on binlerce insanın varlığından da haberdarız.

Bunların geri dönüşünü sağlamak, Malatya’yı daha da büyütmek; daha da güvenli, huzurlu ve insanların refah içinde yaşadığı bir şehre dönüştürmenin yolu; şehrin önde gelen isimleriyle istişare etmek, sivil toplum kuruluşlarıyla istişare etmek, onların fikir ve düşüncelerini almak; sanayicisini desteklemek, üreticisini desteklemek, çiftçisini desteklemek, eğitime ağırlık vermek, eksik sağlık sistemlerini tamamlayıp sağlığa ağırlık vermek... Velhasılı Malatya’yı tekrar daha güçlü bir şekilde ayağa kaldırıp bu coğrafyanın yıldızı yapmak gerekir diye düşünüyorum.

Tabii üretim demişken; burada Malatya deyince Türkiye’de, hatta dünyanın pek çok noktasında ne akla gelir? Kayısı akla gelir. Maalesef geçtiğimiz yıl kayısı olmadı; çünkü don oldu, ağaçlarımız yandı. Aynı zamanda çiftçilik, kısmen de olsa meyvecilik de yapan kardeşiniz olarak bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Öncelikle inşallah bu yıl bereketli olsun. Ve Cenab-ı Hak bu ağaçlarımızı dondan, yanmadan koruyarak bereketli bir şekilde bol ürün verip çiftçilerimizi ve üreticilerimizin yüzünü güldürsün.

Ama burada bir şey daha yapmak gerekir. Bence Malatya’nın tek üründe sabit kalması her zaman risktir. Onun için bence kayısının yanına yeni ürünler eklemek gerekir diye düşünüyorum. Bu coğrafyanın şartlarına, iklimine uygun olarak; soğuk vurmayacak, daha geç çiçek açacak ya da hangisi uygunsa artık... Buna mesela hünnap olabilir, başka bir şey olabilir. Bu; Tarım Bakanlığımızın, Tarım İl Müdürlüğümüzün, ziraat mühendislerimizin vereceği bir karardır. Tabii ki şehrin ileri gelenleri, yöneticileri ve dediğim gibi çiftçisiyle, sanayicisiyle, tüccarıyla, erkeğiyle, kadınıyla birlikte vereceği bir karardır. Ama mutlaka alternatif ekime de artık Malatya’nın; kayısıyı terk etmeden, kayısıyı muhafaza ederek, oraya da yönelmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ama daha önemlisi; Malatya’da sanayiyi kalkındırmak lazım. Yeni organize sanayi bölgeleri inşa etmek lazım. Var olanları desteklemek lazım. Özellikle üç yılın sonunda, biliyorsunuz depremden dolayı sağlanan birtakım kolaylıklar kaldırıldı. Bence depremin etkileri hâlâ sürüyor. Hâlâ tam olarak deprem etkilerinden Malatya, Adıyaman, Hatay, Maraş kurtulabilmiş değil. Onun için bizim Büyük Birlik Partisi olarak teklifimiz; depremin etkisi sıfıra inene kadar bu desteklerin bu bölgeye devam etmesi, sağlanan kolaylıkların kaldırılmak yerine sürelerinin uzatılmasının daha doğru olacağını ifade ediyorum.

Cenab-ı Hak bir daha ne Malatya’mıza, ne Hatay’ımıza, ne Maraş’ımıza, ne Adıyaman’ımıza; ülkemizin hiçbir iline, ilçesine, köyüne depremdir, seldir, yangındır, hiçbir doğal afet yaşatmasın. Cenab-ı Hak ülkemizi, milletimizi her türlü şerden ve beladan korusun ve muhafaza eylesin.

UYGUNLUK VE UYARI

Ama tabii bir uyarımız da var: İran, Amerika’ya, İsrail’e her türlü karşılığı verebilir; bu nefsi müdafaadır. Komşu ülkelere, özellikle de Amerika ve İsrail saldırılarından dolayı bunu kınayan, bunu doğru bulmayan ve bölgesinde barış isteyen, huzur isteyen, bu konuda her türlü çabayı gösteren Türkiye’ye atılacak füzelerin hesabı da sorulur.

Bir görmezden gelinir, iki affedilir; ama üçüncüsü gerçekleşirse bunun da mutlaka bir karşılığı olur ve olmalıdır. Aynı şey Azerbaycan’a atılan drone saldırıları gibi. Bir drone olur, dersin hata olabilir. İki olur, hadi bu da olabilir; ama üç olmuşsa, dört olmuşsa elbette ki Azerbaycan da haklı olarak “Ne oluyor kardeşim? Haddini bil; yoksa cevabını veririm.” der. Bundan da kimsenin rahatsız olmaması gerekir.

Cenab-ı Hak ülkemizi, milletimizi, kardeş ve soydaş coğrafyamızı ve dünya mazlumlarını her türlü şerden, şerlerin de şerrinden muhafaza eylesin, inşallah diyorum.

EMEKLİLER BAYRAM İKRAMİYESİ 10 BİN LİRA OLMALIYDI

Kıymetli kardeşlerim; son olarak şunu ifade etmek istiyorum. Bugün çarşıda, pazarda, camide gezdiğimiz her yerde emeklilerimizin haklı serzenişleri ve şikâyetleriyle karşılaştık. Ben ve partim, başından beri; yani 2023 Temmuz’undan beri emeklilere haksızlık yapıldı, emeklilerin hak mağduriyeti yaşadığını ve bunun ivedilikle düzeltilmesi gerektiğini söylüyorum.

Bunu bir popülist politika olarak söylemiyorum; rakamları ortaya koyarak söylüyorum. 2023 Ocak ayında en düşük emekli maaşı yedi bin beş yüz, en düşük kamu işçisi ve kamu memuru maaşı; biri on bir bin, biri on iki bin. Yani üçte ikisini alıyordu emekli; çalışanın üçte ikisini.

Temmuz’da yüzde yirmi beş zam yapıldı. Nisan’da kamu işçilerine yüzde yüz zam verildi. Temmuz’da kamu memurlarına yirmi beşin üstüne artı sekiz bin seyyanen zam verildi ve bir anda çalışan kamu işçisi ve kamu memuru maaşı yirmi iki bin liraya çıkarken; en düşük emekli maaşı, yüzde yirmi beşlik zam kök maaşa yapıldığı için yedi bin beş yüzde kaldı. Bir anda üçte iki olan oran üçte bire düştü. Ve bugün ne? Altmış bin, yirmi bin; üçte bir olarak devam ediyor.

Biz de diyoruz ki adalet her yerde adalet. Adalet sadece mahkemede aranmaz ya da sadece mahkemede verilmez; işte maaşta da adalet, ücrette de adalet. Bunun takipçisiyiz ve diyoruz ki mutlaka 2023 Ocak ayı oranları yakalanmalı ve en düşük emekli aylığı; en düşük çalışan devlet memuru ya da kamu işçisi maaşının üçte ikisi seviyesine getirilmelidir. Adalet bunu gerektirir, hak bunu gerektirir.

Şimdi bir de bayram ikramiyesi meselesi var. Dört bin lira. Beş bin lira olsun mu, olmasın mı? İşte bütçe buna uygun, uygun değil. Bir kere zaten yıllık enflasyona göre hesaplarsan; yüzde otuz diyelim, TÜİK’in açıkladığı; zaten beş bin iki yüz olması lazım. Ama bu yeterli mi? Yetersiz. Onun için bizim teklifimiz; Büyük Birlik Partisi olarak... Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız da açıklama yapmış. Ne demiş? “Bayram ikramiyeleri ve aylık ödemeleri 14-19 Mart tarihleri arasında yatırılacak.” demiş. Dolayısıyla yatırılacak da kaç lira yatırılacak? İkramiye artıyor mu, artmıyor mu? Şimdi bununla ilgili bir şey söylememiş.

Zaten beş bin iki yüz lirayı enflasyon farkı olarak vermeleri gerekir. Ama bizce hak olan, adalet olan ya da devletimize yakışan nedir? On bin lira vererek emeklinin yüzünü bir nebze de olsun bayramda güldürmektir.

Evet, ne yapar? On altı milyon emekliye on bin lira verse yüz altmış milyar yapar. Yüz altmış milyar ne? Üç buçuk milyar dolar. Dolayısıyla bu, rahatlıkla Türkiye bütçesinin altından kalkabileceği bir rakamdır.

Hepinize şükranlarımı sunuyorum. Yaklaşan Kadir Gecenizi şimdiden tebrik ediyorum ve mübarek Ramazan Bayramı’nızı kutluyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Allah yar ve yardımcımız olsun."