Bilgehan: İsmet Paşa en çok halka güvenmiştir

2'nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün 52. ölüm yıl dönümü dolayısıyla Malatya'da anılıyor. İsmet Paşa'nın torunu Zeynep Bilgehan, CHP Malatya İl Binası'nda düzenlenen toplantıda Dedesini anlattı. Bilgehan, "1950'den sonra Türkiye'nin siyasi hayatı hep dalgalı oluyor; zor dönemler yaşanıyor, iyi günler oluyor, kötü günler oluyor. Ama bütün bu süreçlerde İsmet Paşa hiçbir zaman demokrasiden vazgeçmiyor. En zor, en baskılı zamanlarda bile bu inancı sarsılmıyor" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 24.12.2025 23:25
Haber Güncellenme Tarihi: 24.12.2025 23:25
https://www.gazetemalatya.com/

"Demokrasi İsmet Paşa için bir idealdi"

İnönü'nün torunu Zeynep Bilgehan konuşmasında İsmet İnönü'nün asker, diplomat ve devlet adamı kimliklerine dikkat çekerek, Mustafa Kemal Atatürk'le birlikte Cumhuriyet'i kuran kuşağın önemli bir temsilcisi olduğunu dikkat çekti. Bilgehan, şunları söyledi:

"İsmet Paşa için demokrasi bir taktik değil, bir idealdir. Cumhuriyet kurulurken de, Atatürk'le birlikte kafalarındaki temel hedef sadece çağdaş bir devlet kurmak değil, demokratik bir düzen inşa etmektir. Atatürk'ün göremediği bir dönemde bu sorumluluk büyük ölçüde İsmet Paşa'nın omuzlarına kalıyor ve o da bunun için özel bir çaba gösteriyor.

1950'den sonra Türkiye'nin siyasi hayatı hep dalgalı oluyor; zor dönemler yaşanıyor, iyi günler oluyor, kötü günler oluyor. Ama bütün bu süreçlerde İsmet Paşa hiçbir zaman demokrasiden vazgeçmiyor. En zor, en baskılı zamanlarda bile bu inancı sarsılmıyor.

Ben hep şunu merak ederim: Bunca fırtınaya rağmen bu inancı nasıl kaybetmedi? Cevabı kendi anılarında var. Halkına inanıyor. Türk halkının demokrasiyi benimsediğine, bu milletin demokrasi dışında bir yönetim biçimini kabul etmeyeceğine inanıyor. Bu yüzden demokrasinin yerleşmesi için gücünü başka yapılardan değil, en çok halktan alıyor."

İsmet Paşa’nın ebediyete intikalinin 52’inci yıldönümü olduğunu anımsatan Bilgehan, “İsmet İnönü’yü anlatırken ‘Asker İnönü’, ‘Diplomat İnönü’, ‘Cumhuriyet’i kuran İnönü’, Atatürk ile birlikte Kurtuluş Savaşı’nı yürütüyorlar. Cumhurbaşkanı İnönü, 2.Dünya Savaşı’nda Türkiye’yi savaşın dışında tutuyor. 1950 seçimlerinde "En büyük hezimetim en büyük zaferimdir" diyecek kadar demokrasiye bağlı. Demokrasiyi en büyük ideali olarak düşünüyor. Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte daha cumhuriyet kurulurken kafalarında hep ‘demokrasi’ var. Sadece çağdaş bir cumhuriyet ya da devlet kurmak değil; demokratik bir düzen olmasını istiyorlar ve ona göre çalışıyorlar. Atatürk maalesef göremiyor ama İsmet Paşa bunun için özel bir çaba sarf ediyor. 1950 seçimlerini kaybettikten ölümüne kadar Türkiye’nin siyasi hayatı çalkantılı oluyor ama İsmet Paşa bütün zorluklara rağmen demokrasiye olan inancından vazgeçmiyor. En zor ve kasvetli günlerde dahi ümidini kaybetmemiş. Anılarında “Ben halka inandım” sözleriyle anlatıyor. Türk halkının ve Türkiye’nin demokrasiyi içselleştirdiğini ve Türk insanının demokrasi dışında başka bir yönetim biçimini kabul etmeyecek vaziyette olduğuna inanıyor. Her zaman halka inanıyor. Demokrasinin yerleşmesi ve kurumsallaşması için başka kurumlara değil en çok halka güveniyor. Bu çok ilham verici. Bugünlerde de insana kendini iyi ve güvenli hissettiriyor. İsmet Paşa 20 yıllık Çok Partili demokratik sistemde halkın demokrasiyi içselleştirdiğine inanıyor. Biz ülkemizi seviyoruz, burası için çalışmaya devam edeceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız” sözlerine yer verdi.