
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde Gazze de yaşanan katliamları gündemine alan AK PArti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan "Gazze ne yazık ki neredeyse iki buçuk yıldır süren bir trajediyle boğuşmaya devam ediyor. 13 Ekim'de imzalanan barış anlaşmasının bağlayıcı hükümleri, İsrail Devleti tarafından sistematik olarak ihlal edilmeye devam ediyor. Otuz devletin katılımıyla onaylanan bu anlaşmanın bağlayıcı niteliğine rağmen İsrail temel noktalarda anlaşmaya uymuyor ve bunu dünyayı manipüle ederek sürdürüyor" diye konuştu.
Babacan konuşmasında Gazze deüÜzerinde durulması gereken bazı noktaları şöyle sıraladı:
1- Sivillerin doğrudan hedef alınarak öldürülmesi.
Anlaşmanın kapsadığı bu dönemde ölü sayısı 483'e ulaştı ve bunların %92'si siviller. Bu sivil ölümlerinin %45'i ise çocuk ve kadınlardan oluşuyor.
Ölümlerin %97'si, ateşkes anlaşmasına göre koruma altında olması gereken "Sarı Hat" bölgesinde gerçekleşti.
Bu, bu suçların bireysel olayların veya saha hatalarının sonucu olmadığını; aksine, sivilleri doğrudan hedef alan sistematik ve kasıtlı bir politikanın ürünü olduğunu göstermektedir.
2- Yaralanmalar ve sivillerin hedef alınmasının devam etmesi.
Yaralı sayısı toplam 1294'e ulaşmış olup, günde ortalama 13 kişi yaralanmaktadır; bunların %60'ı çocuk ve kadındır.
3- Sağlık sektörünün çökertilmesi.
Gazze Şeridi'ndeki sağlık sektörünü felç etmek için İsrail, sağlık tesislerinin operasyonel kapasitesini neredeyse tamamen felç eden bir kuşatma uygulamaktadır.
4- İsrail'in anlaşmada belirtilen yardım giriş koşullarını engellemesi.
Anlaşmada günlük 600 yardım kamyonunun girişi açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, İsrail bu maddeyi yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren ihlal ederek sınır geçişlerinde doğrudan uluslararası kontrolü engellemiştir.
Saha belgeleri, günlük ortalama girişin kararlaştırılan miktarın yalnızca %43'ü olduğunu göstermektedir.
Bu durum, özellikle hastaneler, fırınlar, ulaşım ve enerji sektörü olmak üzere temel hizmetlerde yaygın bir felce yol açmış ve normale dönüşü engellemiştir.
5. Altyapının çökertilmesi ve insani krizin derinleşmesi.
İsrail, Gazze Şeridi'ndeki tek elektrik santralinin çalışmasını engelleyerek, güneş panellerinin, fırın ekipmanlarının, kurtarma ve ambulans ekipmanlarının girişini yasaklayarak ve prefabrik yapıların, geçici evler ve yeterli çadırların girişine izin vermeyerek sivil yaşamı felç etmeyi ve insani iyileşmeyi engellemeyi amaçlayan sistematik bir politika izlemektedir.
6. Refah Sınır Kapısı’nın kapatılması ve insani hareketin kısıtlanması.
Anlaşma yürürlüğe girdiğinden bu yana İsrail, Refah sınır kapısını her iki yönde de tamamen kapalı tutarak anlaşmanın şartlarını ve ruhunu doğrudan ihlal etmektedir.
Sonuç olarak; geldiğimiz nokta itibariyle, uluslararası toplumun bu hayati, yaşamsal noktalarda İsrail'e sistematik baskı uygulaması kaçınılmaz bir zorunluluktur."