MAGİNDER, 'Malatya 2030 Çalıştayı'nın sonuç bildirgesini açıkladı

Malatya 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Yolunda Ortak Akıl Çalıştayı raporunun sonuç bildirgesinde şehrin geleceğine yön verecek fikir ve öneriler yer aldı. Kentin yeniden cazibe merkezi olması için eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında niteliğin artırılması gerektiği vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 12.05.2026 13:25
Haber Güncellenme Tarihi: 12.05.2026 13:25
https://www.gazetemalatya.com/

MAGİNDER tarafından hazırlanan Malatya 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Yolunda Ortak Akıl Çalıştayı'nın koordinatörü Mesut Özdemir çalıştay sonuç bildirgesini , basın mensuplarına düzenlenen kahvaltı programında açıkladı.

Mesut Özdemir, “ 6 Şubat depremleri sonrası büyük bir yıkım yaşayan Malatya; bugün yeniden ayağa kalkma iradesi, güçlü devlet desteği, yerel dinamiklerin gayreti ve toplumun ortak dayanışmasıyla geleceğini yeniden inşa etmektedir. Yükselen binalar, açılan iş yerleri, yeniden canlanan sokaklar ve umutlarını diri tutan insanlar; bu şehrin yeniden doğuşunun en somut göstergesidir. Ancak şehirlerin yeniden inşası yalnızca betonla değil; akıl, vizyon, planlama, koordinasyon ve toplumsal birliktelikle mümkündür. Malatya’nın geleceği; günü kurtaran geçici çözümlerle değil, uzun vadeli stratejik hedeflerle şekillenmelidir. Bu anlayışla düzenlenen ‘Malatya 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Yolunda Ortak Akıl Çalıştayı’, şehrin tüm dinamiklerini aynı masa etrafında buluşturarak; Malatya’nın sosyal, ekonomik, kültürel, eğitimsel, tarımsal, sanayi, sağlık, iletişim ve şehircilik alanlarındaki yol haritasını ortak akılla oluşturmayı hedeflemiştir.” dedi.

Çalıştay sürecinde gerçekleştirilen tematik masa görüşmeleri, akademik değerlendirmeler, sektör analizleri ve saha gözlemleri sonucunda öne çıkan temel tespitler ve ortak hedefler de Mesut Özdemir tarafından sıralandı.

Özdemir’in açıklamasına göre;

Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.Kalıcı konut ve iş yerlerine geçiş süreci yalnızca fiziksel değil; ekonomik, psikolojik ve sosyal desteklerle birlikte yürütülmelidir.Şehir hafızasının korunması, nitelikli göçün engellenmesi ve genç nüfusun şehirde tutulması stratejik öncelik olmalıdır.Eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanlarında niteliğin artırılması; Malatya’nın yeniden cazibe merkezi olmasının temel şartlarından biridir.Sanayi koridorları, üretim alanları, yatırım teşvikleri ve finansal destek mekanizmaları daha sürdürülebilir hale getirilmelidir. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecindeki Malatya’nın ihtiyaçları doğrultusunda; mevcut teşviklerin ötesine geçilerek şehre özel yeni yatırım, üretim, istihdam ve ihracat teşvik modellerinin geliştirilmesi ve kazandırılması büyük önem taşımaktadır.Tarım ve kayısı üretiminde yalnızca miktar odaklı değil; işlenmiş ürün, markalaşma, ihracat, teknoloji ve sanayi entegrasyonuyla katma değer oluşturan yeni bir ekonomik dönüşüm modeli hedeflenmelidir. Malatya’nın gücü sadece üretmekte değil; ürettiğini markaya, değere ve sürdürülebilir kalkınmaya dönüştürebilmesinde yatmaktadır.Gastronomi, turizm ve kültürel miras alanlarında Malatya’nın ulusal ve uluslararası marka değerini artıracak projeler desteklenmelidir. Depreme dirençli şehir modeli yalnızca yapı güvenliğiyle sınırlı kalmamalı; ulaşım, çevre, sosyal yaşam ve afet hazırlık süreçleriyle bütüncül şekilde ele alınmalıdır.Yerel yönetimler, üniversiteler, STK’lar, iş dünyası, medya ve kamu kurumları arasında sürdürülebilir iş birliği mekanizmaları kurulmalıdır.SWOT analizi temelli şehir planlaması yaklaşımıyla; Malatya’nın mevcut potansiyelleri, riskleri, fırsatları ve tehditleri bilimsel veriler ışığında değerlendirilmeli, şehrin tüm dinamiklerini kapsayan sürdürülebilir bir stratejik şehir planı oluşturulmalıdır. Şehrin geleceği günübirlik reflekslerle değil; veriye dayalı, ölçülebilir ve uzun vadeli hedeflerle yönetilmelidir.İletişim dili; umudu büyüten, çözüm odaklı, yapıcı ve birleştirici bir anlayışla sürdürülmelidir.

Malatya’nın yalnızca eski günlerine dönmesini değil, daha güçlü, daha planlı, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir haline gelmesini hedeflediklerini belirten Özdemir konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bu kapsamda hazırlanacak detaylı raporlar, SWOT analizleri ve stratejik öneriler; ilgili kurumlar, yerel yönetimler, akademik çevreler ve karar alıcılarla paylaşılacak, ortaya çıkan fikirlerin uygulanabilir projelere dönüşmesi için takip mekanizmaları oluşturulacaktır. Malatya 2030 Çalıştayı, yalnızca fikirlerin konuşulduğu bir organizasyon değil; şehrin stratejik hafızasını oluşturmaya yönelik ortak akıl hareketidir. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a; deprem sonrası Malatya’nın yeniden ayağa kalkması adına ortaya koydukları güçlü irade, destek ve koordinasyon için şükranlarımızı sunuyoruz. Ayrıca Malatya Valimiz Sayın Seddar Yavuz’a, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’e, Battalgazi Belediye Başkanımız Sayın Bayram Taşkın’a, Yeşilyurt Belediye Başkanımız Sayın Prof. Dr. İlhan Geçit’e; İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’a, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli’ye, akademisyenlerimize, kamu kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve iş dünyamıza teşekkür ediyoruz”

Mesut Özdemir, çalıştayın hazırlanmasında emeği geçen MAGİNDER ailesine, yönetimine, üyelerine, gönüllülerine ve tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ederek, süreçte katkı sunan masa moderatörleri ve akademik kurul üyeleri başta olmak üzere fikir üreten, eleştiren ve çözüm önerisi geliştiren herkese minnettar olduklarını ifade etti.

Özdemir, gerçek başarının yalnızca şehri yeniden inşa etmek değil, insanları yeniden bu şehrin hayaline inandırabilmek olduğunu vurgulayarak, Malatya’da kalanların mutlu, gidenlerin ise geri dönmek için heyecan duyacağı bir şehir hedeflediklerini söyledi.