
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO) basın mensupları için düzenlediği programda, Gazeteci Nihal Ağca, “Malatya’yla ilgili yapmayı hedeflediğiniz işleri birçok alanda sürekli dile getirdiniz. Biz de gazeteci olarak bunları yazdık. Ancak neticede somut bir adım atılmadı. Siz Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak milletvekillerimize gittiniz mi? Şahsen ben bir vatandaş olarak da, bir gazeteci olarak da milletvekillerimizin performansından hiç memnun değilim. Sizin gibi talepler iletildi mi? Birlikler ne yaptı, iş birliği içinde olan yapılar gerçekten talepte bulundu mu? Çünkü Malatya’da ciddi bir kopukluk var. Kimse kimseyle iş birliği yapmıyor. Açık söylemek gerekirse herkes birbirini izliyor ama kimse sorumluluk almıyor. Bu hoş bir durum değil. Birlik lazım. Başka şehirlerde bu birlikteliği görüyoruz ama Malatya’da görmüyoruz. Malatya maalesef artık bir şehir refleksi gösteremiyor.” diye sordu.
Bu soruyu cevaplandıran MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu “Şimdi düşündüğünüz gibi, bazı makamlarda birilerinin menfaatini koruduğunuz zaman ‘iyi çocuk’ oluyorsunuz. Bizim çocuk oluyorsunuz. O zaman hem siyasi hem ticari anlamda önünüz açılıyor. Ama şehir adına duruş sergilediğinizde, aynı yaklaşımı karşı taraftan beklemek doğru olmuyor. Biz organize sanayiyle ilgili sürece geldiğimiz günden itibaren çok ciddi yatırımlar yaptık. Bugün Ticaret ve Sanayi Odamız 12 bin üyesi olan bir yapı. Gazeteciler olarak aslında şunu sormanız lazım: Bu oda nasıl yönetilmeli, şehir için kim ne yapıyor? Biz şahsımız adına hiçbir menfaatin içinde olmadık. Olmamız da şart değil. Orada olmamamız şahsımız adına bir kayıp değildir ama şehir adına bir kayıptır" diyerek şunları söyledi:
"BAKANLARIN ODAMIZI ZİYARET ETMESİNİ ENGELLEDİLER"
"Bugün şunu açıkça söylememiz lazım: Siyasiler de bizler de oyla gelen insanlarız. Eğer bu şehrin menfaati için bürokraside bir yanlış varsa, siyasetçinin bunu savunması değil, karşı durması gerekir. Çünkü milletin menfaati her şeyin önünde olmalıdır. Bir yerde arsa fiyatı 300 bin lirayken, burada 2,5 milyon liraya çıkıyorsa yatırımcının gelmemesi normaldir. Biz bunları söyledik. Bu yüzden zaman zaman sıkıntılar yaşadık. ‘Şununla kavga etti, bununla kavga etti’ dediler. Ama ben burada şahsım adına değil; üyelerimizin, yatırımcının ve Malatya’nın menfaati adına konuşuyorum. Eğer doğruyu söylediğim için adım kavgacıya çıkıyorsa, bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Benim kimseyle şahsi bir meselem yok. Ne tarla davam var ne kan davam. Şahsıma her türlü fedakârlığı yaparım. Ama söz konusu Malatya’nın menfaatiyse, kim olursa olsun doğruyu söylemeye devam ederim. Ne yazık ki bugün bazı çevrelerin çabasıyla, deprem sonrası bütün bakanlara ulaşabildiğimiz bazı yapılardan dışlandık. Bunun kimler tarafından yapıldığını sizler de biliyorsunuz.
"MALATYA DA ÖRÜMCEK KAFALI ADAMLAR VAR"
Eskiden Malatya’ya gelen bakanlar odamıza gelir, üyelerimizle bir araya gelirdi. Bugün buna bile engel olmaya çalışan, Malatya’da kendi menfaati için hareket eden örümcek kafalı adamlar var. Biz bu zihniyeti değiştiremeyebiliriz ama doğruları basın yoluyla, sizler aracılığıyla kamuoyuna taşımaya devam edeceğiz. Bizim kişisel bir meselemiz yok. Siyaset ya da bürokrasi Malatya adına doğru bir adım attığında sonuna kadar yanındayız. Ama yanlış varsa, birilerine hoş görünmek adına susacak da değiliz. Doğruyu söylemeye devam edeceğiz. Sizlerin de bu noktada sorgulayıcı olmanızı istiyoruz.”