
Türkiye'nin savunma sanayisindeki küresel konumunun güçlendiğini dile getiren Babacan, ihracat rakamlarındaki artışa dikkat çekerek şöyle devam etti:
"Bazı veriler verelim. Yani Türkiye savunmada, savunma sanayinde nereden gelmiş? Bugün nereye gelmiş? Şimdi 2002'de savunma sanayinde savunma ihracatımız 248 milyon dolarmış. 2021 itibariyle bu 12 kat büyüyerek 3.2 milyar dolara ve 2025 sonu itibariyle de 10.56 milyar dolara gelmiş. Dolayısıyla aslına bakarsanız son 2-3 yılda da inanılmaz bir ivmelenme var. Kaldı ki 2026'nın ilk oldukça çok çok daha yüksek bir ivmeye işaret ediyor. Dolayısıyla bu aslında yani bu şu demek. Biz 2021'den 2025'e 3.2 milyar dolardan 10.56 milyar dolara geldiysek bu birkaç sene içerisinde aynı ivme dışsal ya da içsel herhangi bir bozulmaya maruz kalmadan devam ettiğimiz takdirde inanılmaz bir güç anlamına gelecek. Beraberinde savunma sanayi ürünü ihraç edilen ülke sayımız ülke sayısı toplam 185 oldu, şu an itibariyle. Bu 2021'de bundan 4 sene evvel 170'ti. Dolayısıyla burada da çok ciddi bir şey ve dünyanın en büyük 11. Savunma Sanayi Ürün İhracatçısı ülke konumuna geldi Türkiye. Savunma Sanayi projeleri 2002'de 66 bu projeyle ve beraberinde yaklaşık %80 dışa bağımlılıkla bugün gelinen nokta itibariyle %83 itibariyle bir yerlileşme ve millileşme var. Savunma sanayi bütçesi inanılmaz bir rakam. 2025'teki Savunma Sanayi bütçesi 1 trilyon 600 milyar TL."
"Tersine Beyin Göçü Başlıyor"
Sektördeki teknolojik dönüşümün diğer sanayi kollarına ilham verdiğini ve eğitimli nüfusun Türkiye'de kalması için imkan yarattığını söyleyen Babacan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Gerçekten de bir beyin göçünün tersine işlemesi olgusunu da bize orta ve uzun vadede getirecek bu. Nitelikli eğitimli insanların buralarda kalmasını kendi ülke üniversitenin önemli alanlarında, kendi önemli fakültelerinde, önemli üniversitelerinde, eğitim görmelerini, hatta yurt dışına gidenlerin tekrar ülkesine muhakkak dönüş eğiliminin artmasını tetikleyecek ve ivmelendirecek. Zira istihdam var, inovasyona teşvik var, ARGE'ye destek var. Savunma sanayinin açtığı yol ve gösterdiği perspektif, ufuk öyle bir şeydir ki eğitimin içeriğini de eğitimin farklı kanallar üzerinden ve farklı katmanlar üzerinden niteliğini de çok dönüştürecek ve şekillendirecek bir şeydir. Lisans üstü birimlerdeki kaliteyi, patente, teknoloji transfer ofislerine, üniversitelerde keza meslek yüksekokullarına, yine daha alta indiğinizde mesleki eğitime ve meslek liselerine, bunların totaline yansıyacak komple bir eğitim formasyonunun dönüşümünü niteliksel anlamda da gelişimini tetikleyecek ve önünü açacak bir şeydir. Muhalefetin de, Sayın Özel'in de CHP'nin bütün kadrolarının ve diğer partilerinin bütün diğer partilerin bütün kadrolarının istisnasız bir şekilde bu sürecin pozitif anlamda ivmelendiricisi, katkıda bulunucusu olma vasıflarını umuyorum devam ettirirler."
Milletvekili Babacan, savunma sanayisinin sadece silah sistemlerinden ibaret olmadığını, tıp ve batarya teknolojileri gibi sivil alanlarda da yüksek katma değerli üretimin katalizörü olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.