Kemal Abi beni hatırladın mı? Nasıl hatırlamazsın Kemal Abi? Hani sana bir iki kere açık mektup yazmıştım. O mektuplarımın eline geçmeyeceğini biliyordum ama ben yine de o koşullarda öyle uygun görerek yazmıştım.
“CHP, yüz yıllık geleneğe sahip ve bu ülkenin temel taşı olan bir siyasi partidir” diyordun. “Demokrasiyi kuran bir partinin demokratik talepleri görmezden gelmesi düşünülemez” diyordun. “Demokratik yollardan demokrasiyi yeniden inşa etmek zorundayız” diyordun. Bu sözlerini takdirle karşıladığımı yazmıştım mektubumda.
Kemal Abi, adalet yürüyüşünü yürekten desteklemiştik. Demokratik kuralların işletilmesi adına altılı masa bileşeni diğer beş partiyle gerekli dayanışmayı sağladığında senin yanında olmuştuk. Belki senin de içine sindiremediğin bir oluşumu salt demokrasi adına kabullenmek amacıyla çok az yüzdelik oranlara sahip partilerin adaylarına listelerinde yer verdin; onları meclise taşımamızı istediğinde de ufaktan ufaktan homurdansak da yine senin yanında olduk ve istemeyerek de olsa oylarımızı verdik. Sonuçta seçilemedin. Sen de üzüldün biz de üzüldük. “Bizim kitabımızda umutsuzluğa yer yoktur” dedin, senden güç alarak umudumuzu diri tutmaya çalıştık.
Karizmatik bir lider olmadığını hepimiz biliyoruz. Geleneksel bir lider de değilsin. Rasyonel bir lider olabilirsin. Akılcı ve normlara uyan biri olduğun için varlık nedenin başarı ya da başarısızlığınla ölçülüyor Kemal Abi.
Seçimler bitti partini kongreye taşıdın. Daha düne kadar senin en yakınındaki adamlarından biri karşına çıktı ve seçimi kazanarak genel başkanlık koltuğuna oturdu. Sen onlardan sana biat etmelerini istedin.
Kemal Abi, bu partinin temelleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 106 yıl önce, 4 Eylül 1919’da gerçekleştirdiği Sivas Kongresi’yle atıldı, 09 Eylül 1923’te de resmen kuruluş dilekçesi verildi. Bu partinin seçmeni ve üyeleri, kurucusunun imparatorluğa bile biat etmediği bir gelenekten geliyorlar. Bu partide kimsenin kimseye biat etmeyeceğini senin de çok iyi bilmen gerekirdi.
Kemal Abi, “Beni sırtımdan hançerlediler” dediğin kişiler yıllarca yan yana, omuz omuza çalıştığın arkadaşlarındı.“Bana biat etmediler” deyip küseceğine, daha politik davransaydın. “Yaptığımız kurultayda delegelerimiz genç arkadaşlarımızı tercih ettiler, onlara başarılar diliyorum. Her koşulda yanlarında olacağım” deseydin daha iyi olmaz mıydı? Bunu söylemek çok mu zordu Kemal Abi? Bizim gözümüzde bir kat daha yücelmez miydin?
Sana akıl verecek yetkinlikte değilim ama siyasi partiler, demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla işletmek için mücadele ederler ama demokrasiyle yönetilmezler Kemal Abi…
Uzun bir zamandan beri hakkında söylenenler sana değer katmıyor, seni yıpratıyor. Bu partiye oy verenler kitle ya da kamuoyu sözcüğünü çok sevmiyor. Yetmişli yıllardan alıştığı “Halk” kavramını çok seviyor. Halka rağmen yanlışlıklarını sürdürme Kemal Abi. Bu halk yanlışı affetmiyor Kemal Abi.
Kemal Abi, içine doğduğun kültürün kurallarını sana anlatmak elbette ki haddim değil. O kültür de bu yaptıklarını kaldıramaz. Seni “Düşkün” ilan ederler Kemal Abi.
Hani o mutfakta sekiz on dakikalık videolar çekip yayınlıyordun ya, hatırladın mı Kemal Abi? Gel yine bir video çek, arkanda tava tencere, yanında da Selvi Ablam olsun. Halka seslen, “Sevgili Halkım, partimiz üzerinde oynanan oyunlara hiçbir surette alet olmayacağım. Benim butlanla mutlanla ilgim olamaz, her türlü desteğimi partimin yöneticileri ve haksız yere hapse atılan partili arkadaşlarımdan yana kullanacağım. Onların yanında olacağım” de.
Sadece üç dakikanı alır, bu kadarcık bir sözü söylemek çok mu zor Kemal Abi? Yaşın kemale ermiş, kâmil ol Kemal Abi…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fatih DULKADİROĞLU
KÂMİL OL KEMAL ABİ
Kemal Abi beni hatırladın mı? Nasıl hatırlamazsın Kemal Abi? Hani sana bir iki kere açık mektup yazmıştım. O mektuplarımın eline geçmeyeceğini biliyordum ama ben yine de o koşullarda öyle uygun görerek yazmıştım.
“CHP, yüz yıllık geleneğe sahip ve bu ülkenin temel taşı olan bir siyasi partidir” diyordun. “Demokrasiyi kuran bir partinin demokratik talepleri görmezden gelmesi düşünülemez” diyordun. “Demokratik yollardan demokrasiyi yeniden inşa etmek zorundayız” diyordun. Bu sözlerini takdirle karşıladığımı yazmıştım mektubumda.
Kemal Abi, adalet yürüyüşünü yürekten desteklemiştik. Demokratik kuralların işletilmesi adına altılı masa bileşeni diğer beş partiyle gerekli dayanışmayı sağladığında senin yanında olmuştuk. Belki senin de içine sindiremediğin bir oluşumu salt demokrasi adına kabullenmek amacıyla çok az yüzdelik oranlara sahip partilerin adaylarına listelerinde yer verdin; onları meclise taşımamızı istediğinde de ufaktan ufaktan homurdansak da yine senin yanında olduk ve istemeyerek de olsa oylarımızı verdik. Sonuçta seçilemedin. Sen de üzüldün biz de üzüldük. “Bizim kitabımızda umutsuzluğa yer yoktur” dedin, senden güç alarak umudumuzu diri tutmaya çalıştık.
Karizmatik bir lider olmadığını hepimiz biliyoruz. Geleneksel bir lider de değilsin. Rasyonel bir lider olabilirsin. Akılcı ve normlara uyan biri olduğun için varlık nedenin başarı ya da başarısızlığınla ölçülüyor Kemal Abi.
Seçimler bitti partini kongreye taşıdın. Daha düne kadar senin en yakınındaki adamlarından biri karşına çıktı ve seçimi kazanarak genel başkanlık koltuğuna oturdu. Sen onlardan sana biat etmelerini istedin.
Kemal Abi, bu partinin temelleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 106 yıl önce, 4 Eylül 1919’da gerçekleştirdiği Sivas Kongresi’yle atıldı, 09 Eylül 1923’te de resmen kuruluş dilekçesi verildi. Bu partinin seçmeni ve üyeleri, kurucusunun imparatorluğa bile biat etmediği bir gelenekten geliyorlar. Bu partide kimsenin kimseye biat etmeyeceğini senin de çok iyi bilmen gerekirdi.
Kemal Abi, “Beni sırtımdan hançerlediler” dediğin kişiler yıllarca yan yana, omuz omuza çalıştığın arkadaşlarındı.“Bana biat etmediler” deyip küseceğine, daha politik davransaydın. “Yaptığımız kurultayda delegelerimiz genç arkadaşlarımızı tercih ettiler, onlara başarılar diliyorum. Her koşulda yanlarında olacağım” deseydin daha iyi olmaz mıydı? Bunu söylemek çok mu zordu Kemal Abi? Bizim gözümüzde bir kat daha yücelmez miydin?
Sana akıl verecek yetkinlikte değilim ama siyasi partiler, demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla işletmek için mücadele ederler ama demokrasiyle yönetilmezler Kemal Abi…
Uzun bir zamandan beri hakkında söylenenler sana değer katmıyor, seni yıpratıyor. Bu partiye oy verenler kitle ya da kamuoyu sözcüğünü çok sevmiyor. Yetmişli yıllardan alıştığı “Halk” kavramını çok seviyor. Halka rağmen yanlışlıklarını sürdürme Kemal Abi. Bu halk yanlışı affetmiyor Kemal Abi.
Kemal Abi, içine doğduğun kültürün kurallarını sana anlatmak elbette ki haddim değil. O kültür de bu yaptıklarını kaldıramaz. Seni “Düşkün” ilan ederler Kemal Abi.
Hani o mutfakta sekiz on dakikalık videolar çekip yayınlıyordun ya, hatırladın mı Kemal Abi? Gel yine bir video çek, arkanda tava tencere, yanında da Selvi Ablam olsun. Halka seslen, “Sevgili Halkım, partimiz üzerinde oynanan oyunlara hiçbir surette alet olmayacağım. Benim butlanla mutlanla ilgim olamaz, her türlü desteğimi partimin yöneticileri ve haksız yere hapse atılan partili arkadaşlarımdan yana kullanacağım. Onların yanında olacağım” de.
Sadece üç dakikanı alır, bu kadarcık bir sözü söylemek çok mu zor Kemal Abi? Yaşın kemale ermiş, kâmil ol Kemal Abi…