Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğu Guta’daki gelişmeler yenilir yutulur mu, insanlığa sığar mı? BMGK'da karar alınıyor. Batsın sizin kararınız. İşleme konulmayan kararın insanlık için ne anlamı var. Siz insanlığı aldatıyorsunuz, kandırıyorsunuz” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 06.03.2018 15:54
Haber Güncellenme Tarihi: 06.03.2018 15:54
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, harekatın bundan sonraki kısmının çok daha hızlı yürüyeceğini belirten Erdoğan, “Kahraman askerlerimizin teröristlerin boyunduruğundan kurtardıkları her yerde bölge halkı tarafından nasıl sevinçle karşılandıklarını görüyorsunuz. Askerlerimizin kanları pahasına ele geçirdikleri yerlere diktikleri şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yer bir güven ve huzur yuvası haline dönüşüyor. Bu vesileyle silahlı kuvvetlerimizin Genelkurmay Başkanından kuvvet komutanlarına varıncaya kadar, bölgede operasyonu yöneten tüm komutanlarımıza şahsım ve milletim adına şükranlarımızı sunuyorum. Özgür Suriye Ordusu'nu bir yere koymak mümkün değil. Ana Muhalefetin başındakiler veya temsilcileri, ÖSO’ya bir terör örgütü yakıştırmasını, yapıştırmasını yapacak kadar densiz olsalar da bizim için onlar bizim o mücadeledeki en önemli kardeşlerimizdir” diye konuştu.
“Afrin’de attığımız her adımda karşımıza çıkan manzara, yaptığımız operasyonun ne kadar doğru, ne kadar haklı ve zamanlamasının ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Bugüne kadar bizim operasyonlarımızda kasti olarak tek bir sivilin zarar gördüğünü kimse iddia edemez, ispatlayamaz. Başka yerlerde, başka zamanlarda, başka güçler tarafından gerçekleştirilen zulümleri sosyal medyada bize mal etmeye çalışanların maskesi anında düşüyor. Hakikatler ortaya çıktığında, yalanlar güneşe maruz kalmış kardan adam misali eriyip buharlaşmaya mahkumdur. Ülkemize yönelik iftiraların, saldırıların hiçbirini karşılıksız bırakmamalı, gerçekleri ortaya koyarak cevabını vermeliyiz. Dünyanın herhangi bir yerindeki tek bir kişinin bile bu yalanlara inanarak ülkemiz ve milletimizle ilgili yanlış kanaat sahibi olmasına gönlümüz razı gelmez. Biz doğruları söyleyelim, buna rağmen yalanların peşinden gitmek isteyenler varsa kendileri bilir” ifadelerini kullandı.
“ABD’de yaşayan bir kişi devletinin Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Afrika’nın, Güney Amerika’nın nice yerlerinde, Okyanusların derinliklerinde yani binlerce kilometre ötede yaptığı operasyonları kendi güvenliğinin bir gereği olarak görüyor. Benzer bir anlayış Avrupa’da da var. Türkiye sınırlarının sıfır noktasında, hatta çoğu defa sınırlarını aşan terör tehditlerine karşı harekete geçtiğinde ise karşımıza bambaşka bir görüntü çıkıyor. ABD’nin, Afganistan’daki operasyonları 17. yılını geride bıraktı. Irak’taki operasyonları da neredeyse 18 yıla ulaştı. Kimsenin ABD’ye 'bu kadar uzun süre operasyon mu olur, ne işin var burada' diye söyledi mi? Bunlarla hemsınır mı? 10 bin kilometreyi aşkın bir yerden kalkıp buraya geliyorsun. Benim 911 kilometre sınırım sadece Suriye ile var. 350 kilometre sınırım Irak’la var. Oradan biz sürekli taciz edileceğiz, biz kalkıp buna sessiz kalacağız öyle mi? 'Bulunduğunuz yerlerden hemen çekilip gidin' dediklerini duydunuz mu? Her gün Türkiye’ye, ‘Afrin operasyonu uzun sürdü, hemen bitirip çekilin’ çağrısı yapılıyor. Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başındaki bu olaylara rağmen bunu söyleyenler, acaba diğer ülkelerin binlerce öteden htikleri tehditlerden daha mı önemsiz. Türkiye’nin topraklarına düşen bine yakın füze, top ve havan mermisinin etkisi onların topraklarına asla ulaşamayacak. Böyle bir uzaklıkta bu tür mühimmatlar bunlara ulaşmıyor ve böyle bir rahatsızlıkları da söz konusu değil. Terör örgütlerinin saldırılarında hayatlarını kaybeden yaralanan vatandaşlarımızın canı onların insanlarının canından daha mı kıymetsiz? Suriye’de alçakça katledilen bir milyon çocuğun, kadının, sivilin, yaşlının hayatının değeri onlar için ne ifade ediyor. Kapılarını kapattıkları mültecilerin niye evlerini, yurtlarını terk ettiklerini düşünüyorlar mı?”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Son Haberler
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Batsın sizin kararınız'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Doğu Guta’daki gelişmeler yenilir yutulur mu, insanlığa sığar mı? BMGK'da karar alınıyor. Batsın sizin kararınız. İşleme konulmayan kararın insanlık için ne anlamı var. Siz insanlığı aldatıyorsunuz, kandırıyorsunuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, harekatın bundan sonraki kısmının çok daha hızlı yürüyeceğini belirten Erdoğan, “Kahraman askerlerimizin teröristlerin boyunduruğundan kurtardıkları her yerde bölge halkı tarafından nasıl sevinçle karşılandıklarını görüyorsunuz. Askerlerimizin kanları pahasına ele geçirdikleri yerlere diktikleri şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yer bir güven ve huzur yuvası haline dönüşüyor. Bu vesileyle silahlı kuvvetlerimizin Genelkurmay Başkanından kuvvet komutanlarına varıncaya kadar, bölgede operasyonu yöneten tüm komutanlarımıza şahsım ve milletim adına şükranlarımızı sunuyorum. Özgür Suriye Ordusu'nu bir yere koymak mümkün değil. Ana Muhalefetin başındakiler veya temsilcileri, ÖSO’ya bir terör örgütü yakıştırmasını, yapıştırmasını yapacak kadar densiz olsalar da bizim için onlar bizim o mücadeledeki en önemli kardeşlerimizdir” diye konuştu.
“Afrin’de attığımız her adımda karşımıza çıkan manzara, yaptığımız operasyonun ne kadar doğru, ne kadar haklı ve zamanlamasının ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, “Bugüne kadar bizim operasyonlarımızda kasti olarak tek bir sivilin zarar gördüğünü kimse iddia edemez, ispatlayamaz. Başka yerlerde, başka zamanlarda, başka güçler tarafından gerçekleştirilen zulümleri sosyal medyada bize mal etmeye çalışanların maskesi anında düşüyor. Hakikatler ortaya çıktığında, yalanlar güneşe maruz kalmış kardan adam misali eriyip buharlaşmaya mahkumdur. Ülkemize yönelik iftiraların, saldırıların hiçbirini karşılıksız bırakmamalı, gerçekleri ortaya koyarak cevabını vermeliyiz. Dünyanın herhangi bir yerindeki tek bir kişinin bile bu yalanlara inanarak ülkemiz ve milletimizle ilgili yanlış kanaat sahibi olmasına gönlümüz razı gelmez. Biz doğruları söyleyelim, buna rağmen yalanların peşinden gitmek isteyenler varsa kendileri bilir” ifadelerini kullandı.
“ABD’de yaşayan bir kişi devletinin Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Afrika’nın, Güney Amerika’nın nice yerlerinde, Okyanusların derinliklerinde yani binlerce kilometre ötede yaptığı operasyonları kendi güvenliğinin bir gereği olarak görüyor. Benzer bir anlayış Avrupa’da da var. Türkiye sınırlarının sıfır noktasında, hatta çoğu defa sınırlarını aşan terör tehditlerine karşı harekete geçtiğinde ise karşımıza bambaşka bir görüntü çıkıyor. ABD’nin, Afganistan’daki operasyonları 17. yılını geride bıraktı. Irak’taki operasyonları da neredeyse 18 yıla ulaştı. Kimsenin ABD’ye 'bu kadar uzun süre operasyon mu olur, ne işin var burada' diye söyledi mi? Bunlarla hemsınır mı? 10 bin kilometreyi aşkın bir yerden kalkıp buraya geliyorsun. Benim 911 kilometre sınırım sadece Suriye ile var. 350 kilometre sınırım Irak’la var. Oradan biz sürekli taciz edileceğiz, biz kalkıp buna sessiz kalacağız öyle mi? 'Bulunduğunuz yerlerden hemen çekilip gidin' dediklerini duydunuz mu? Her gün Türkiye’ye, ‘Afrin operasyonu uzun sürdü, hemen bitirip çekilin’ çağrısı yapılıyor. Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başındaki bu olaylara rağmen bunu söyleyenler, acaba diğer ülkelerin binlerce öteden htikleri tehditlerden daha mı önemsiz. Türkiye’nin topraklarına düşen bine yakın füze, top ve havan mermisinin etkisi onların topraklarına asla ulaşamayacak. Böyle bir uzaklıkta bu tür mühimmatlar bunlara ulaşmıyor ve böyle bir rahatsızlıkları da söz konusu değil. Terör örgütlerinin saldırılarında hayatlarını kaybeden yaralanan vatandaşlarımızın canı onların insanlarının canından daha mı kıymetsiz? Suriye’de alçakça katledilen bir milyon çocuğun, kadının, sivilin, yaşlının hayatının değeri onlar için ne ifade ediyor. Kapılarını kapattıkları mültecilerin niye evlerini, yurtlarını terk ettiklerini düşünüyorlar mı?”