Türkiye Barolar Birliği, CHP'nin 38. Olağan Genel Kurulu'nun iptalinin ardından yaptığı açıklamada "Karar, hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır" dedi. 70 Baor arasında Malatya Barosu da ortak açıklamaya imza attı.
Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 16:41
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 16:52
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.gazetemalatya.com/
Türkiye Barolar Birliği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptali kararını vermesinin ardından yazılı açıklama yayımladı ve "Söz konusu karar, yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilemektedir" ifadelerine yer verdi.
70 Baronun katıldığı ortak açıklamaya Malatya Barosu da imza att. TBB'nin açıklaması şöyle:
"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21/05/2026 tarihli kararıyla; Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile 08/10/2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’nin mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğuna ve bu tarihten sonra gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların iptaline hükmedilmiştir.
Kararın gerekçesinde, devam eden ceza yargılaması sonucu beklenmeksizin bir ceza yargılaması neticesi ulaşılabilecek tespitlere yer verilmesi ve hükmün yerine geçecek tedbir kararı uygulaması ile anılan karar; hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır. Adalet mekanizmasının bu şekilde araçsallaştırılmasına dair toplumsal bir algının oluşması bir hukuk devletinde kabul edilemez. Zira söz konusu karar, yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilemektedir.
Unutulmamalıdır ki; çoğulcu demokratik düzenin yaşatılabilmesi, parti içi demokrasinin varlığı kadar, siyasi partiler arasındaki mücadelenin de dış müdahalelerden uzak, demokratik esaslara ve serbest rekabet ilkelerine uygun biçimde işlemesini zorunlu kılar. Yargısal tasarrufların, bu serbest rekabet alanını şekillendirecek bir işlev görmesi, anayasal sistemimizin özüne zarar verir.
Türkiye Barolar Birliği olarak, hukukun üstünlüğünü ve demokratik anayasal düzeni koruma sorumluluğumuz gereğince yaşanacak tüm gelişmeleri büyük bir hassasiyetle takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Son Haberler
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
70 Baro Mutlak Butlan kararına tepki gösterdi
Türkiye Barolar Birliği, CHP'nin 38. Olağan Genel Kurulu'nun iptalinin ardından yaptığı açıklamada "Karar, hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır" dedi. 70 Baor arasında Malatya Barosu da ortak açıklamaya imza attı.
Türkiye Barolar Birliği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptali kararını vermesinin ardından yazılı açıklama yayımladı ve "Söz konusu karar, yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilemektedir" ifadelerine yer verdi.
70 Baronun katıldığı ortak açıklamaya Malatya Barosu da imza att. TBB'nin açıklaması şöyle:
"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21/05/2026 tarihli kararıyla; Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile 08/10/2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’nin mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğuna ve bu tarihten sonra gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların iptaline hükmedilmiştir.
Kararın gerekçesinde, devam eden ceza yargılaması sonucu beklenmeksizin bir ceza yargılaması neticesi ulaşılabilecek tespitlere yer verilmesi ve hükmün yerine geçecek tedbir kararı uygulaması ile anılan karar; hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır. Adalet mekanizmasının bu şekilde araçsallaştırılmasına dair toplumsal bir algının oluşması bir hukuk devletinde kabul edilemez. Zira söz konusu karar, yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilemektedir.
Unutulmamalıdır ki; çoğulcu demokratik düzenin yaşatılabilmesi, parti içi demokrasinin varlığı kadar, siyasi partiler arasındaki mücadelenin de dış müdahalelerden uzak, demokratik esaslara ve serbest rekabet ilkelerine uygun biçimde işlemesini zorunlu kılar. Yargısal tasarrufların, bu serbest rekabet alanını şekillendirecek bir işlev görmesi, anayasal sistemimizin özüne zarar verir.
Türkiye Barolar Birliği olarak, hukukun üstünlüğünü ve demokratik anayasal düzeni koruma sorumluluğumuz gereğince yaşanacak tüm gelişmeleri büyük bir hassasiyetle takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."