Yazı Detayı
08 Kasım 2019 - Cuma 21:13
 
Öfke Kontrolü
Güldeniz Çolak
mailto:clkguldeniz@gmail.com
 
 

Toplumsal düzeyde baktığımız zaman öfkeli bir toplum olduğumuzu söyleyebiliriz. Gün geçtikçe artan hayat temposu, birçok işe yetişme telaşı bizi öfkeli olmaya sürüklemekte. Özel yaşantılar, iş, eğitim, bulunduğumuz sosyal çevre, günlük rutin içinde yaşadığımız sorunlar öfke duygusunu tetiklemekte.
Peki, öfke nedir?
Öfkeyi bir kalıba sokmak zordur. Çünkü kişilerin öfkelendikleri durumların sebepleri çeşitlilik gösterebilir. Kimine göre sinirlenmek, bağırmak öfkenin göstergesi olsa da Doğan Cüceloğlu tembelliğin de öfkenin bir göstergesi olduğunu söylüyor. Bir işi ertelemek, yapmak için isteksizlik duymakta aslında o işe ya da kişiye karşı öfkenizin dışa vurumu olabilir. Cüceloğlu insan için altı önemli kategoriden bahsetmektedir.  Bunlar; ait olma, önemsenme, sevilme, kabul edilme, değerli hme, yetkinlik duygusu yani kendine güvenebilme. Bu alanlar insanların ihtiyaçlarından doğmuştur. Basitçe düşünecek olursak hayatımız kutuplardan oluşmaktadır. Buradaki noktalar ihtiyaçlar ve onların giderilmesi veya giderilmemesidir. Kişi ihtiyacını karşıladığı veya ihtiyacı karşılandığı zaman doyum sağlar ve bir sonraki aşamaya sağlıklı olarak geçebilir. Ama ortaya çıkan ihtiyacını karşılayamaz ya da ihtiyacı beklenti duyulan tarafından karşılanmazsa o aşamada eksiklik yaşar, olumsuz duygular ortaya çıkar ve bir sonraki ihtiyacına/ aşamaya sağlıklı olarak geçiş yapamaz. Bahsettiğimiz bu olumsuz düşüncelerden bir tanesi de öfkedir. Yine kişisel sınırlarımızın ihlal edilmesi öfkelenmemize sebep olabilir. Ait olduğunuz alanda çizdiğiniz sınırlara saygı duyulmaması, kendi içinizde koyduğunuz kuralların çiğnenmesi sizi öfkeye götürecektir. Dediğim gibi öfke için birçok sebep sayılabilir. Buradaki ince nokta öfkelendiğiniz zaman tepkinizi gösterme şeklinizi seçmektir. Bağırmayı, tartışmayı seçebileceğiniz gibi sakin kalıp konuşmayı seçerek de öfkenizi ifade edebilirsiniz. 
Öfkelendiğim zaman mantıklı düşünemiyorum yaptığım şeyler bir fayda sağlamasa da sakin kalamıyorum diyorsanız gelin o anlarda neler yapabileceğinize bir bakalım.
Öncelikle öfke duyduğunuz ortamdan uzaklaşıp yalnız kalabileceğiniz bir ortama geçin. Gözlerinizi kapatıp öfke duygunuzu ortaya çıkaran durumu tüm ayrıntılarıyla düşünün. Öfkenizin arkasında ki duygunun farkına varın. Yetersizlik, aşağılanmış ya da değersizlik hissi mi sizi öfkelendirdi detaylıca düşünün. Bu durumun bedeninizde hangi noktaları nasıl etkilediğinin farkına varın. Başınız mı ağrıyor, karnınıza kramp mı giriyor ya da nefes alışverişiniz normal seyrinden mi çıkıyor tüm bunları fark edin. Derin bir nefes alın ve her nefeste ağrılarınızın ve öfkenizin bedeninizden çıktığını hissedin.
Unutmamak gerekir ki tüm diğer duygularımız gibi öfke de normal bir tepkidir. Fakat kontrolünü elimizde tutmamız gereken bir duygudur. Öfkelendiğiniz zaman bunun yaşadığınız olayla mı yoksa olayın sizde yarattığı hislerle mi ilgili olduğunun farkındalığını kazanmanız gerekmektedir. Bu farkındalığa ulaştığınız zaman vereceğiniz tepkinin sizin için kazancını, sorunun ortadan kalkması için sağlayacağı faydayı düşünüp tepkilerinizi bu çerçevede düzenlemeniz gerekir. Öfkeyi bir termometreye benzetirsek sıcaklığın arttığını htiğiniz an daha da yükselmeden faaliyete geçmelisiniz. Bu noktada nefes egzersizleri, ortam değişikliği, tepki verilmeden önce durumun düşünülüp sonra tepki verilmesi hem sorunun çözümü açısından hem de kişisel sağlığınız açısından çok daha faydalı olacaktır. 

 

 
Etiketler: Öfke, Kontrolü,
Yorumlar
Haber Yazılımı }); });