Haber Detayı
27 Ocak 2020 - Pazartesi 22:33
 
Uyarılar ve öneriler
Uyarılar, öneriler ve yaşanan aksaklıklar. Teknik adamların ilk..
GÜNDEM Haberi
Uyarılar ve öneriler

Uyarılar, öneriler ve ilk anlarda yaşanan aksaklıklar. Teknik adamların ilk izlenimleri arasında yer aldı. Merkez üssü Elazığ Sivrice'de ki 6.8 şiddetinde meydana gelen depremden sonra Doğanyol ve Pütürge'de inceleme sonuçlarının açıklandığı  TMMOB İKK toplantısında; Acilen yapı stoku envanteri çıkarılması, kırsal kesimlerde yapılaşma ruhsatı almanın ve kaliteli yapı (hazır beton gibi)malzemelerine ulaşmanın zorluğu uyarısı, Depremle yaşamayı öğrenme, ulusal afet bilinci oluşturma gibi öneriler dile getirildi.  Mimar-Mühendisler, deprem bölgesinde yaptığı ilk tespitleri (Cumartesi ve Pazar Günleri) kamuoyu ile paylaştı. İnşaat Mühendisleri Odasında yapılan ve İnşaat, Makine, Ziraat, Harita ve Kadastro Mühendisleri ile Şehir Plancıları Odası başkan ve temsilcilerinin katıldığı, Mimarlar Odası Yönetim Kurulunun deprem bölgesindeki incelemeleri devam etmesi nedeniyle katılamadığı toplantıda uyarılar, öneriler ve görülen aksaklıklar kamuoyuyla paylaşıldı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Malatya İl Koordinasyon Kurulu (İKK)  adına açıklamayı İnşaat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Bedri Özten yaptı.  

Hepimize geçmiş olsun

“Öncelikle bu afette hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Hepimize geçmiş olsun.” İfadeleriyle sözlerine başlayan İl Temsilcisi Özten;

“Bölgemizin korku ile yaşadığı; 24/01/2020 tarihinde saat20.55 de merkez üssü Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde Elazığ-Sivrice olan aletsel büyüklüğü (BDTİM e göre) MI:6.8 olan ve odak derinliği yaklaşık 7 km olan sığ, çok şiddetli bir deprem meydana gelmiştir.

Yaşadığımız coğrafyanın gerçekliğiyle yaşamayı öğrenmeliyiz

Yıkım etkisi fay üstü ve kenarında çok şiddetli olmuş adeta fay haritasını çatlak ve yarıklarla yer üstüne çizmiştir. Daha öncede çeşitli yollarla kamuoyuna ve ilgili kuruluşlara yapmış olduğumuz açıklamalarda belirttiğimiz gibi; yaşadığımız coğrafyanın gerçekleriyle yaşamayı öğrenmeliyiz. Gerçeklerden biri de doğal afetler (deprem, sel, çığ, heyelan, hortum, kuraklık gibi) dir.

Ulusal afet bilinci oluşturmalıyız

Yaşadığımız coğrafyada bilinen tarihimiz de en çok can ve mal kaybı veren doğal afet depremler olmuştur. Güncel bilim ve teknolojiyi maksimum derecede kullanarak; ulusal afet bilinci oluşturmalıyız. Can ve mal kayıplarını minimize etmeliyiz. Mevcut bilim ve teknoloji ile depremi engelleyemediğimize göre, onunla birlikte yaşamaya riskleri azaltmaya çalışmalıyız.

Yapı stoku envanteri çıkarılmalı

Bunun içinde öncelikle yapmamız gereken; potansiyel enkaz ve mezarlıkları ortadan kaldırmak için ilgili bakanlık, yerel yönetimler ve odaların çalışması ile yapı stoku envanteri çıkarılıp afet riski altındaki yapı ve alanları dönüştürmektir. Ülke kaynakları öncelikle ülkede yaşayanların 100 nün sorunu olan bu işe ayrılmalıdır.

Yapılaşmanın (yerleşimin)dağınık olduğu kırsal kesimlerde.

Genellikle binalarını arazilerinin içine ve kendilerince tarım ve hayvancılık yapmalarına uygun şekilde inşa ediyorlar. Bu alanlarda yapı ruhsatı almaları yasalara göre imkansız veya maliyetli olduğundan kaçak yapıyorlar. Fiili olarak yapılan bu yapıların yapı ruhsatı alımını ilgili kuruluşlar kolaylaştırmalı (imar planı, zemin etüdü, proje) ve sübvanse etmelidir. Özellikle kırsal kesimde; yapı malzemelerinden en önemlisi olan betona yapı sahibinin ulaşımını sağlamak için ilgili kurum ve kuruluşlar çalışma yapmalı. Sağlıklı bina imalatı için; yapı malzemeleri, kalifiye eleman ve yetkin mühendislik, denetim ve sigorta standartlarımızı geliştirmeliyiz.

Organizasyon yetersizliği

Bölgede daha önce yaşadığımız; Bingöl, Van, Okluca depremlerinde olduğu gibi, son yaşadığımız bu afette de halkımız çok duyarlı gerekli olan yardımın çok daha fazlasını yapıyor fakat dağıtımı yapan kuruluşların eğitim ve organizasyon yetersizliğinden dolayı yardımlar ihtiyaç sahiplerine ya ulaşmıyor ya da geç ulaşıyor. Bizim hinterlandımız da olan Doğanyol ve Pütürge (şiro bölgesi) de incelemelerde bulunduk, biz her zamanki gibi kırsalı inceledik ilk yapılan (Cumartesi-Pazar)incelemede; yardımlar ulaşmamıştı. Bütün yardım araçları ve basın Doğanyol ve Pütürge merkezde idi.

Ne yapacağımızı bilemedik

Kurum, kuruluş ve bireyler olarak; Afet öncesi, sırası ve sonrası yine ne yapacağımızı bilemedik. Kamu kurum ve kuruluşları Daha önce yaşadığımız afetlerden yeterince ders çıkarıp özeleştiri yapıp eksik ve yanlışlarını gidermedi. Afetlerle ilgili ulusal politikamız; örtbas edip biran önce kamuoyuna unutturmak oldu, kurum ve kuruluşlar bu politikadan bir an önce vazgeçmeli. Afet öncesi, sırası ve sonrası eğitimlerinin ve planlamaların neresindeyiz sorusunun en azından yaşadığımız bu son deprem sırasında ne durumdayız sınamasını kamu ve kamu kuruluşları olarak ne kadar yaptık. Tatbikat ve senaryoya ihtiyaç duymadan afet sırasının gerçeğini yaşadık. Kamuoyunun 100 nü ilgilendiren; afet öncesi, sırası ve sonrası yapılması gerekenlerle ilgili örgün eğitim müfredatına anaokulundan lise bitimine kadar en önemli ders olarak konmalı.” İfadeleriyle ört-bas etme anlayışından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Uyarılar, ve, öneriler, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı }); });