Haber Detayı
15 Ocak 2020 - Çarşamba 21:51 Bu haber 1020 kez okundu
 
Tarım dosyasında karar sizin!
ZMO tarafından 7 yıl önce hazırlanan tarım raporu..
Tarım Haberi
Tarım dosyasında karar sizin!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) 7 Yıl önce gazetemiz için hazırlamış olduğu “Malatya’nın Tarım Raporunu” o günkü hali ile kayısının özel durumu, kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerini bütün olarak ve tarımımızın bugünkü özet durumunu (parantez içinde) ve kamuoyunun bilgisine yorumsuz sunuyoruz. Tek başına iktidar olan ve yerel-genel her seçimde Malatya’da tulum çıkaran hükümetin, Tarım alanında Malatya’ya kazandırdıkları veya kazandıramadıklarını (kaybettirdiklerinin) değerlendirmesini sizleri takdirine bırakıyorum.

 

  1. İlimiz tarım arazilerinin yaklaşık 41 sulanan arazi vasfında olup sulanabilir arazi miktarı da azımsanmayacak düzeydedir. Mevcut su kaynaklarının rantabl kullanılması kayıp ve kaçakların önlenmesi Küresel ısınmayla etkisini artıran ve İlimiz için de önemli risk teşkil eden kuraklığa karşı önemli tedbir olacaktır. Halen müstakil yer altı suları kullanımı nedeni ile tarımsal sulamada kullanılan enerji maliyeti oldukça yüksek olup dağıtım şirketinden kaynaklanan problemlerden dolayı da çiftçi sulama sezonunda ciddi mağduriyet yaşamaktadır. Mevcut tesislerin rehabilitesi ile bu problemler büyük oranda çözüm bulacağı gibi ortak kullanımla üreticilik maliyeti de düşecektir. Bu konuda çalışmalar yapılarak mevcut kanalların sulama sistemlerinin ve su kaynaklarının yeniden elden geçirilmesi için kaynak bulunması gerekmektedir. (Gözle görülür herhangi bir çalışma yapılmadı)
  2. İlimizde inşaatı tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilen TURGUT ÖZAL ve RECAİ KUTAN Barajlarının sulama sahalarının bitki deseni olarak bakir bölge olması nedeni ile geç kalınmadan yayım ve eğitim çalışmaları ile bu bölgelerde ilimiz için elzem olan yem bitkisi yetiştiriciliğin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu gün ilimizde hayvancılık sektöründe yaşanan problemin en önemli nedeni yem bitkisi ekim alanının kısıtlı olması dolayısı ile yeterli kaba yem üretiminin olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu projelerin iyi yönlendirilmesi ile bu açık kapatılacağı gibi ürün deseninde çeşitlilik artacak ve çiftçi geliri artacaktır. Kayısı da yaşanan riskte paylaşılmış olacaktır. ( Bu konuda Yazıhan Belediyesi ev sahipliğinde BOZTEPE (Recai KUTAN) baraj sahasında gerek ürün deseni belirleme gerekse de tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesi amacı ile bir dizi çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların yer aldığı rapor bir kitapçıkta toplanarak yayınlanmıştır. Bu bölgede Ş.pancarı ekim alanını genişletmiş, Malatya Şeker Fabrikasının ihtiyacı olan Pancarın yaklaşık 50 sini karşılar duruma gelmiştir. Ancak KARAKAYA baraj gölü ve sulama sahasına yönelik benzer bir çalışma yapılmamış yine çiftçinin kendi serbest tercihine bırakılmıştır. )
  3. Dünya da yetiştiriciliği yapılan meyvelerden kayısı, kızılcık, dut ve alıç’un gen merkezi olan ilimizde ciddi bir gen bankası görevi yapan ve birçok meyve çeşidinin anaç plantasyon adaptasyon yeni çeşitlerin seçimi v.s konusunda çok önemli bir merkez olan Kayısı Araştırma İstasyonunun rekreasyon amacı ile Belediyeye devri yanlış bir işlemdir. Buranın mevcut özelliklerinden dolayı devamlılığının sağlanması gerekmektedir. Ya da mevcut çeşit ve gen merkezi özelliğini korumak maksadı ile Milli Park olarak ilan edilerek İlimizin ve Enstitünün gen kaynağı özelliğinin devam ettirilmesi gerekmektedir. (Kayısı araştırma Enstitüsü halen mevcut yerinde faaliyetine devam etmektedir. Ancak Bu protokol kapsamında Enstitüye tahsis edilen Akçadağ-Öğretmen Okulu arazisinde meyve plantasyonları kurarak gen merkezini peyder pey taşıma çalışmaları sürdürülmektedir. Ancak bahse konu mevcut yerin akıbeti konusunda belirsizlik devam etmektedir.)
  4. İlimizde her geçen gün yetiştiricilik alanı dolayısı ile yıllık üretilen miktarı artan kayısı ilimiz için oldukça önemli gelir getirici istihdam sağlayıcı bir özelliktedir. Ancak bu yıl yaşanan iklim olayları nedeni ile rekoltenin yüksekliği kalitenin düşüklüğü nedeni ile hem üretim maliyeti artmış buna karşılık Pazar değeri düşmüştür. Çiftçi deposundaki ürününü satamamaktadır. Bu sorunların ileriki yıllarda yaşanmaması için çiftçi eğitimi ile kaliteli ürün üretme kendi ürünü pazarlama konularında ve yeni meyve çeşitleri konusun da eğitim ve yayım çalışmaları yapılmalıdır. Kaliteli kayısı nasıl üretilir konu eğitim ve uygulamalı yayım çalışmaları artırılmalıdır. (Her ne kadar söz konusu faaliyetler yapılmak ise de çiftçi alışkanlıklarını ve tercihlerini etkin bir şekilde değişimi kısa vadede görünmemektedir. Ancak birçok bölgede Badem ve Ceviz bahçeleri kurularak ürün çeşitlendirilmesi konusunda farklı uygulamalar rastlamak mümkün.)
  5. İlimizde faaliyet gösteren TMO ajansının direk alım yapmaması, çiftçi teslim ettiği ürünün ücretini Diyarbakır ilinden tahsil etmek zorunda kalması, ayrıca üretim miktarı olarak kıyaslandığında mevcut TMO silolarının ilimiz ihtiyacını karşılayamaması nedeni ile ilimizde kapasitesinin ve işlevinin bölge çiftçisinin ihtiyacını karşılayacak kapasiteye getirilmelidir. Özellikle yoğun hububat yetiştiriciliği yapılan Yazıhan, Arguvan ve Arapgir ilçelerinde TMO alım tesisleri kurması gerekmektedir. (Herhangi bir faaliyet yapılmamıştır.)
  6. İlimizde İlgili Kurum, Kuruluş ve STK ların ortak çalışmaları ve alt yapı oluşturmaları ile havza bazlı ürün belirlenmesi yetiştiriciliğin artırılması, yaygınlaştırılması konularında iş birliği ve projeler gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Son yıllarda tarımsal üretimin en önemli handikabı olan pazarlama probleminin aşılması için yeterli depolama mekanizasyon ve pazara sunum şekli konularında çiftçilerin alışkanlıklarının değiştirilmesi el becerilerinin artırılması birlikte hareket etme alışkanlıklarının geliştirilmesi için çalışmalar yaygınlaştırılması ve üzerinde durulması gereken konulardır. Bu konuda özellikle ilimizde faaliyet gösteren Kayısı Araştırma İstasyonu Müdürlüğünün yapmış olduğu proje, çalışma ve yeni uygulamalar çiftçilerimize yeterince tanıtımı yapılmalıdır. (Dile getirilmeye çalışılan sorunun çözümüne yönelik birkaç cılız atım atıldı ise de elle tutulur somut bir çalışma yapılmamıştır. Kurumlar arası diyalog kopukluğu ve her kurumun öncelikleri farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle gerek çiftçi düzeyinde gerekse de iktisadi düzeyde somut değişim yapılamamıştır.)
  7. İlimiz yüzölçümünün büyük kısmını teşkil eden (580 Bin Hektar) mera alanlarından özellikle Küçükbaş hayvancılığın kullanımı için hayvancılığı artırılması mera alanlarının ıslah hayvancılığın gelişmesi ve yetiştiricilik maiyetinin düşürülmesi için önem arz etmektedir. İl Mera Komisyonları tarafından kiralanan ihtiyaç fazlası yayla ve mera alanlarının mevsimlik göçerler kiralanmasında il dışından gelen hayvancılara verilmemesi o yörenin hayvan sahiplerinin tercih edilmesi önem arz etmektedir. Vasfı bozulan mera alanlarının ıslah amaçlı kiralanmasında ise öncelikli olarak yöre insanın eski kullanıcısı olan köylü ve belde çiftçilerinin tercih edilmesi gerek mera alanlarının verimliliğin sürdürebilirliği gerekse de bölgede ki sosyal yapı açısından önem arz etmektedir. (Kısmi uygulamalar yapılmak ancak her geçen gün hayvancılık yapan aile sayısı düşmektedir. Gerek Ulusal gerekse de yerel konunun teşviki açısından uygulamalar projeler yapıldı ise de beklenen patlama olmamıştır.)
  8. Son yıllarda İlimiz su ürünleri potansiyelinin değerlendirilmeye başlamasıyla ülke genelinde önemli bir potansiyeli olan il konumuna gelmiştir. Ancak tarımın diğer üretim dalları kadar gündeme getirilmemektedir. Bu sektöründe hak ettiği yerde değerlendirilmesi yaşanan sıkıntıların aşılması gerekmektedir. İşletmelerin üretim amaçlı yer kiralarının yüksek olması, yem fiyatlarının yüksek olması, İşletmelerin kaliteli üretimini sağlayacak olan yeterli sayıda su ürünleri Mühendisi istihdamı yapılmaması ve alt yapısının yetersiz olması gibi birçok problemleri bulunmaktadır. İlimizde faaliyet gösteren alabalık üretici birliğinin de satış yapabilmesi için yasal düzenleme yapılması gerekmektedir. (Bu konuda tamamen unutulmuş, çözüm bulmaktan ziyade sektör her gen gün gerilemiştir. Üretim alanları daralırken üretici sayısı ve kapasitesi de tamamen gerilemiştir. )
  9. MALATYA KAYISI YETİŞTİRİCİLİK VE PAZARLAMA SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
  1. Sağlıklı depolamanın yapılabilmesi için soğuk hava depolarının yaygınlaştırılması. Lisanslı Depoculuk uygulamasına geçilmesi. ( Yönetmeliği yayımlanan uygulamanın müteşebbis oluşumu oluşturulamadığı için uygulamaya geçilememiştir. Müteşebbis heyeti için Kamu ve Kamu Kurumu niteliğindeki STK lar ve Belediyeler öncülük etmelidir. (Lisanslı Depoculuğun başlanması amacı ile Ticaret Borsası ve Büyükşehir Belediyesi tarafından 5 ‘er ton kapasiteli olmak üzere toplamda 10 ton depo inşaatı başlanmıştır. Sistemin doğru kurgulanması, çiftçinin de bu konuya sahip çıkarak destelemesi konunun çözümü konusunda gerekli hamlenin yapıldığını gösterecektir. )
  2. Kayısı yetiştiriciliğinin maliyetini düşürmek, kaliteli ürün yetiştirmek ve dar boğaz yıllarında çiftçinin üretimde sürdürülebilirliğini temin için ALAN BAZLI DESTEK Modeli uygulamaya geçilmelidir. Coğrafi olarak yetiştiriciliğe uygun olmayan bölgelerde kayısı yetiştiriciliğini terk etmek ve tesisi etmemek karşılığı telafi edici destek, uygun olan sertifikalandırılan bölgelerde ise alan bazlı üretim desteği sağlanmalıdır. (Fındık Örneği) (Sadece dillendirilmiştir. Her hangi bir uygulama yapılmamıştır. En büyük problem ise bu konuda uygulamaya esas ne demek istendiği herkes tarafından farklı yorumlanması nedeni ile Bakanlığa anlaşılır şekilde izah dolayısı ile ikna edilememiştir. )
  3. Pazar arzında ve üretimde kalite sınıflamasında çiftçiye destek amaçlı yetiştiriciliğin yoğun yapıldığı bölgelerde Büyükşehir Belediyesi şirketleri tarafından küçük tesisler kurularak ürün sınıflamaları ve standartların uygulanması ve bu kalite sınıflama ve standartlarında pazar arzı gerçekleştirilerek pazar değerinin artırması sağlanmalıdır. (Bu konuda ki önerimizde yanlış algılanmış olup bu tesisler çekirdek kırma şeklinde algılandığı için tarif edilen amaca hizmet eden çalışma gerçekleştirilmemiştir. Çekirdek kırma ve eleme tesisi zaten birileri tarafından yapılmakta idi.)
  4. Kayısı ihracatında tekelleşmeyi önlemek ve ürün taban fiyatını belirleyecek kurumsal eksikliğinin giderilmesi için ULUSLARARASI KURU KAYISI BORSASI kurulmalıdır. (Zaman zaman ifade edilse de bu konuda elle tutulur bir çalışma yapılmamıştır.)
  5. Gelişen teknoloji değişen Pazar ve pazarlama şartlarının güncel takip ederek azami faydanın sağlanması amacı ile koordinasyonun yapılması ve yetkili tüzel kişiliğin oluşturulması için ULUSAL KAYISI KONSEYİ’nin oluşturulması gerekmektedir.(O günden bu güne hiçbir muhabbette adı geçmedi.)
  6. Kuru Kayısı ve diğer ürünlerin doğru, örgütlü ve üretici ihracatçı dengesinin sağlanması için İHRACATÇILAR BİRLİĞİ kurulmalıdır. (Sadece söz kaldı. Muhatabı da belli değil )  
  7. Malatya ili 700 ile 1700 rakım arasında yaklaşık 1000 rakımlık ve topoğrafik olarak oldukça farklılık gösteren bir coğrafyaya sahiptir. Malatya genelinde coğrafi etütler ve ürün deseninin belirlenmesine yönelik AR-GE çalışması yapılarak potansiyel tespit edilip ürün deseni doğru oluşturulmalıdır. Bu çalışma maliyet ve uzmanlık gerektiğinden Ulusal projelerden desteklenmelidir. (Her hangi bir çalışma yapılmadı. İhtiyaçta hissedilmedi)
  8. Büyükşehir yasası ile kapanan İl Özel İdaresi hizmet alanında boşluk yaşanmaktadır. Büyükşehir Kanununda da yer aldığı üzere bu hizmetlerin devamı ve sürdürülmesi için Kırsal Kalkınma ya da Tarımsal Hizmetlerin yürütüldüğü bir birimin ivedilikle oluşturulması. (Bu konuda Ziraat Mühendisleri Odası olarak hazırlamış olunan rapor dönemin Belediye Başkanına verilmiştir. Ancak konu farklı şekilde algılandı sanırım bu raporda hiçbir surette tarif edilmeyen ve bahse konu İl Özel İdaresi muadili olacak bir oluşum yerine Tarımsal Projeler Daire Başkanlığı kurulmuştur. Oysa tavsiyedeki amaç özellikle köyden mahalle olan kırsal alanların başta tarımsal sulama yatırımları olmak üzere kırsal alanların alt yapılarını yapma iyileştirme amaçlı kurulması istenmekteydi. Ancak sadece tarımsal projeler yaparak görev tanımı tam anlaşılmayan bir oluşum meydana gelmiştir. Daha sonraki 2019 yılı yerel seçimlerinden sonra lağvedilerek başka bir birime bağlanmıştır. Bu konuda ihtiyaç, açık ve belirsizlik devam etmektedir.)
  9. Bölgemiz için en önemli ekonomik değere sahip kayısı yetiştiriciliği ve ürünü tanıtım için KAYISI TANITIM FONU kurulması, İhracatçı, tüccar, müstahsilden bu fona bir ödenti payı kesilerek ekonomik olarak güçlü hale getirilmeli Ulusal ve Uluslararası tanıtımlar yaygınlaştırılmalıdır. (Söylendiği yerde kalmıştır)

KISA VADEDE TALEPLERİMİZ; Başta kayısı olmak üzere İlimizde yetiştirilen bütün meyve çeşitlerinde söz konusu don afetine bağlı olarak henüz oran belli olmamakla birlikte önemli oranda zarar meydana gelmiştir. Yaşanan bu afetten dolayı çiftçilerimizin mağduriyetini gidermek amacı ile;

  1. Kayısı üreticilerinin ÇKS kaydı esas alınarak alan bazlı destekleme yapılması,
  2. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankalarına olan zirai kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi,
  3. Faizsiz ya da düşük faizli tarımsal kredi verilmesi,
  4. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik borçlarının faizsiz ertelenmesi,

UZUN VADEDE TALEPLERİMİZ;

  1. Miras Kanunu ve mülkiyet problemlerinden kaynaklanan ÇKS kaydının yapılamaması ile ilgili sorunların çözümü,
  2. Tarımsal üretimde en büyük maliyet olan mazot fiyatlarının düşürülmesi,
  3. Açık tarımsal sulama kanallarının kapalı sisteme dönüştürülmesi için proje ve mali destek sağlanması,
  4. Bütün tarımsal üretim dallarında olduğu gibi kuru kayısı piyasa değeri yıllık rekolteden birinci derecede etkilenmektedir. Rekoltenin yüksek olduğu yıllarda kuru kayısı birim fiyatının düşmesi, Tarım Sigortası primlerinin genel olarak yüksek olması gibi nedenlerle tarım sigortasını tercih eden çiftçi sayısı az olmaktadır. Tarım Sigortası primlerinin düşürülmesi talebi artıracaktır.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Tarım, dosyasında, karar, sizin!,
Yorumlar
Haber Yazılımı }); });